Gönderen Konu: Aşk Kapılarına Uyanış  (Okunma sayısı 5715 defa)

Çevrimdışı cnizamoglu

  • ...
  • *
  • İleti: 70
Aşk Kapılarına Uyanış
« : 27 Aralık 2006, 04:14 »
UYANIŞ

Neden ve nereden uyanış

Bitki gibi olmamalı yaşam, insan gibi yaşamak ve bitkilerin üzerine basmadan yaşamak.

İnsan yaşadığının ve nasıl farkına varır?

Her şey ihtiyaçlara göre değiştiğine göre, ihtiyaçlarımız kadar büyüyoruz ve büyütüyoruz tüm bu olayları. Reflekslerimiz kaşınıyor ve kaşıyoruz.

Nedir yaşamdan isteklerimiz?
Yemek, içmek, sevgi, seks. Tüm bunlar yaşamın bir varlığını sağlayan göstergeler olduğuna göre biz bunlara bakarak yaşıyoruz veya öyle hissediyoruz. Tüm bunları isteyen yaşamcalar.

Geriye ne kaldı ki?
Üstat bu konuda, birazda bildiğinden, bildiğimden dediği anda buluşuyor işte. İnsanlar tüm bu koşuşturmaların arasına bir dinlenme zamanı ayırtıyor. Birbirimizi tüm bu zamanların içinden zamanları durdurup, açıp düşünüyor muyuz? Bu anlamda bananecilikten kurtulmuş yeni bir uyanışa geçmiş oluyoruz. Çünkü her şey refleks ve bu bir rüya gibi, yani tüm bu yaşamın gerekliliği içinden ara sıra, bazı bazı uyanışlar.

Uyanan insanın uyaran insandan farkı nedir?

Uyanan insanın tüm bu reflekslerden kurtulmuş olduğunu düşünmekse bana bitkileşme gibi geliyor. Yaşamın gerekliliğinin nefes almanın ötesinde ara ara buluşuyor ve insanlığın aynı nefesi paylaşması özgürlüğünde bir kıvam alıyor. Yani bir anlamda her zaman sonu şiddetle biten dogmalardan rafine olmuş üst insan yaratımı. Bu anlamda uyaran insan refleksi sürdüren, uyanan insanda rafine olmuş, yani sözüyle özü bir olmak, nötr olmak.


Uyanış yine bu anlamda, yani nötr olmanın verdiği durgunluk, olgunluk, duruluk, ak sakallı dede hikayesi gibi olur olmadık zamanlardan çıkması değil, yaşamdaki oyunun bitişi, çöz artık gözlerini oyun bitmiştir. Yerine kazanan ve kaybeden senliliğin ve benliğinin ötesine soyunuş, geçidin adı: AŞK kapıları. Doğma sistemlerden arınmışlık. Hani o Anadolu türkülerinin anlatmak isteği…

Birde uyurgezerlik hali vardır ki, tüm bu saflardan kendine bakıp zıt kutuplu taraftarlık düşüncelerin hafifliğindeki derinlikler, derinlik, derinlik…. Derinlerde yaşadığını hissetmek. Her an kedini uyanmış gören ve karşısındaki insanı uykuda gören bir türlü türlü takıntılar, hep bencillik vardır bunun altında, nereyi kazarsan kaz…
Köstebeğin öyküsü…
Hislerin çok güçlü, anlıyorum(!)



Rüya gibi geçmesin seneler, tüm bu koşuşturmaların içinde, bir anlamı olmalı her şeyin, her şeyin
Ara ara
İlhanca aşk…
 
Çağdaş Nizamoğlu
---------------------------------------------------
Gah çıkarım gökyüzüne seyrederim alemi
Gah inerim yeryüzüne seyreder alem beni

 

Benzer konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
5 Yanıt
7896 Gösterim
Son İleti 25 Ekim 2006, 06:43
Gönderen: raynah
0 Yanıt
7145 Gösterim
Son İleti 28 Ekim 2006, 17:34
Gönderen: keops
1 Yanıt
6317 Gösterim
Son İleti 05 Eylül 2008, 06:39
Gönderen: disciple_of
0 Yanıt
6796 Gösterim
Son İleti 02 Eylül 2008, 19:00
Gönderen: Melek Tozları
3 Yanıt
16054 Gösterim
Son İleti 01 Kasım 2008, 02:26
Gönderen: disciple_of
8 Yanıt
39810 Gösterim
Son İleti 29 Eylül 2012, 13:15
Gönderen: Shalamar
0 Yanıt
52958 Gösterim
Son İleti 16 Eylül 2013, 13:02
Gönderen: ISIK YOLCUSU

usa online pharmacy