Gönderen Konu: Blues For Molla  (Okunma sayısı 9992 defa)

Çevrimdışı a ozlem

  • 1.nesil
  • *
  • İleti: 6
Blues For Molla
« : 23 Aralık 2006, 00:22 »
Üstadımızın yasaklı kaseti hakkında neler biliyoruz

Çevrimdışı Shalamar

  • Melek Tozları
  • *
  • İleti: 705
Ynt: Blues For Molla
« Yanıtla #1 : 23 Aralık 2006, 02:21 »
Sevgili a ozlem,
İlhan İrem'in yasaklanmış bir albümü bulunmamaktadır.

Kastettiğiniz "Blues for Molla" isimli parça olabilir;
'Uçun Kuşlar Uçun'da yer alması planlanan parçanın, Kültür Bakanlığı'nca albümden çıkartılması istemişti.

Hürriyet Gazetesi - 07 Haziran 2006 tarihli Mevlüt Tezel'in yaptığı röportajdan bir alıntı:

Alıntı
Bu tasavvuf anlayışı, 1989 yılında çalınması yasaklanıp "Uçun Kuşlar Uçun" albümünden çıkartılan "Blues For Molla" şarkısını içine alıyor mu?

Engizisyon hücrelerinde çığlıklar hálá çarmıha gerili.

Tüm dogmalardan azade hissedebiliyor musunuz?

Ve ne yazık ki hálá Dünya öküzün boynuzunda dönüyor.

Çevrimdışı donjuan

  • 1.nesil
  • *
  • İleti: 3
Ynt: Blues For Molla
« Yanıtla #2 : 23 Aralık 2006, 22:14 »
BLUES FOR MOLLA

İki üç arkadaş yürüyoruz.
Karşıdan karşıya geçiyoruz.
Dopdolu caddeler,
üstümüzde gözler
sanki düşman gibi yürüyoruz.

Birimizin elinde bir makine,
sağı solu resmedip yürüyoruz.
Tövbe tövbe diyor
cübbeli bir molla...
Sanki ayrı hava soluyoruz.

Birimizin elinde bir radyo var.
Günün haberlerini dinliyoruz.
Geriye yürüyüşler,
genç örümcekler,
daha neler neler kızıyoruz.

Ve herkes suskun soruyoruz
Hiç bir yanıt yok arıyoruz.

2000'e az kala iflas etmiş doğa.
Sanki pişman gibi yaşıyoruz.

Birisi kitap yazmış
Öteki fetva vermiş
Şeriat öyle dermiş
Öldürür kesermiş
Ağır ol molla diye gülüyoruz.

A alu ala ula da ambrleyli ab ub
Ba balu bala bula da bambrleyli bab bub
Ca calu cala cula da cambrleyli cab cub
Da dalu dala dula da dambrleyli daaaaaa

Bizler çığ gibi büyüyoruz.
Karşıdan karşıya geçiyoruz.

Çağların içinde bulutlu bir dünya
Yağmur sıkıntısı çekiyoruz.

Çağların içinde çağdışı bir dünya
Işık sıkıntısı çekiyoruz.

İlhan İrem
 
 
"bu bir tasavvuf anlayisi mi simdi?

Çevrimdışı efsun_i

  • Melek Tozları
  • *
  • İleti: 352
    • Kanat Sesleri
Ynt: Blues For Molla
« Yanıtla #3 : 24 Aralık 2006, 01:33 »
Tasavvufun özü insandır... İnsanın kendinden geçip kendini bulmasıdır. Tüm inançlarda ulaşılmak istenen kendini bilmek, bütünle bir olmaktır. Saçına, küpesine bakıp insanların tövbe çekmek tasavvufun yanından bile geçmez. İnsanı sevmeyen, kendini de sevemez. Yobazlıkta Tasavvuf aramayınız.

Ne diyor Mevlana Celaleddin Rumi
"Ne olursan ol gel"

Ne diyor Yunus Emre
"Sen sana ne sanırsan ayrugada onu san
Dört kitabın manası budur eğer var ise"

Ne diyor İlhan İrem
"Hepimiz aynı bütünün parçalarıyız"

Işık ve sevgiyle
Işık ve sevgiyle...

Çevrimdışı ramalas

  • ...
  • *
  • İleti: 85
Ynt: Blues For Molla
« Yanıtla #4 : 24 Aralık 2006, 09:30 »
"1976’da, ‘Bir varmış bir yokmuş/Kuklacı Amca’ adını taşıyan 45’lik plağınız yayımcı şirketçe toplatılmıştı. Metafizik anlamda tanrı olgusunu sorgulamanız çeşitli tepkiler almıştı. 2006 Ağustosu’nda metafizik/dinsel bakış nerede sizce Türkiye’de?

İnsanlık huzurunun en zararlı kemirgeni, dinlerin yarattığı ayrılıktır.
“Kuklacı Amca”yı yazdım. Sonra “Blues For Molla”yı.
Tahammül edemediğim olgu, insanın saf el açışlarıyla tanrı arasına giren komisyoncular.
İnancın kendisinde ve ötesinde hiçbir kural yoktur.
Tanrı, adına işgüzarlık eden çok bilmişlere gülüyor.
Cennet İlahileri, her şeyden azade, her şeyi aşan bir buluşma.
Öncesinden kopuk olmayan dizgin vurulmamış sonralar… "

"İlhan İrem’in bulunduğu bir tek yer yok..”

Nevi şahsına münhasır bir müziğin, fikri yaklaşımın ve görünümün içindesiniz. Bulunduğunuz yerden memnun musunuz?
İlhan İrem’in bulunduğu bir yer yok. Aynı anda, İlhan İrem’in olmadığı bir yer de yok !
Hayatın yüreğine yazılan şarkılar, kitaplar, görüntüler, anlatılanlar var. Bazen hepsi kayıp !
Bütün duyarlıklar, sağırlıklar ve kavgalar bu iki uç arasında yaşanıyor.
Bir sanatçı, ilk günden başlayarak, dinleyicilerinin algılayış ve kabul ediş sınırlarına dair hiçbir kaygı duymaksızın… Genel beyinsel sığlıklara en küçük bir yaranma servisi vermeksizin üretiyor."


Sayın İREM'in  bu konuyla ilgili olabileceğini düşündüğüm söylemlerini aktardım.
Zihnimde kalan bir tabirini de bu başlıktaki yazışmalara uygun buldum kendimce."FİL TARİFİ" yapılması
Tutanın tuttuğu yeri tarif etme çabası .Umarım tüm tariflere değer verip filin tamamını anlayabiliriz.Zira bu fil çok büyük.Hepsini görebilmek ve tanımak için birbirimizin tanımlamalarına ihtiyacımız var...



Çevrimdışı efsun_i

  • Melek Tozları
  • *
  • İleti: 352
    • Kanat Sesleri
Ynt: Blues For Molla
« Yanıtla #5 : 24 Aralık 2006, 12:07 »
Sevgili ramalaş,
Günlerdir düşündüğüm ve yazmak istediğim bir konu bu..
Bir süredir ilhaniask forumlarında da takip ettiğim yazılarda İlhan İrem'i sanki iki farklı algılayış varmış gibi gözüküyor. Bu bakımdan söylediğiniz çok ama çok doğru, bu aynı karanlıkta filin bir yerini tutup fili anlatmaya çalışan insanların anlatımları gibi oluyor.

İlhan İrem bir düşünce adamıdır, bir filozoftur, bir hak aşığıdır. Hem mistik hem de toplumsal sorunlara karşı tepkili olunamaz diye bir kaide yoktur. Zaten İlhan İrem'in anlatımlarında çağın karanlıklarına, yobazlıklara tepki yoktur demek körlüktür. Ama öteki taraftan mistik, metafizik, tasavvufi açılımları görmezden gelmek de körlüktür. Bizler kendi pencerelerimizi temizledikçe daha net göreceğiz manzarayı, algı duvarlarımızı, öğrenmişliklerimizi aştıkça… Yalnızca şimdiki zaman içinde zamansız bir anlatımı, sadece dışsal olan ile uğraşıp içsel olanı anlamak belki de mümkün değil. İnsan bazı olguları yalnızca tecrübe ile kavrayabiliyor. İçimizde ki uzaylara bir kez ulaştık mı başındayız dediğimiz yolculukta bir an büyük bir şaşkınlık ve sarhoşlukla yol olabiliyoruz... Bence  :D

“Ne gam”
Işık ve sevgiyle...

Çevrimdışı ramalas

  • ...
  • *
  • İleti: 85
Ynt: Blues For Molla
« Yanıtla #6 : 24 Aralık 2006, 15:10 »
Sevgili Özlem hanım;
Sizinle aynı sorunun tespiti ve anlaşılırlığının da ötesine yol alacak, çözümleri filizlendirecek düşünsel çabaya yeni bir katkı olması niyetiyle, üstadın bir söylemini daha ekleme ihtiyacı hissettim.

"Asıl konu bundan sonra başlıyor… Çünkü, yaratıcısı kendi isteğiyle tamamen kenara çekildiği halde yaratımlarına devam ediyor. Yankılar, hiçbir yerde olmadan her yere çarpmayı sürdürüyor. Herkesin içtiği suyu içenlerin, derin sulara şamandıra koymaktan, uzak durmaktan başka çareleri yok ! Farklı renkler ve lezzetler için çözümleri budur.

Anlamakta aciz kaldıklarını önce yok sayarlar…

Sözlüklerinde olmayan bir kavram, bir anlatım, değişik bir duruş, egemenlik alanlarında karşılarına çıktığında, kendilerince bir anlamsızlıkta hemfikir olarak rahatsızlıklarını bastırırlar..
Sanal alemleri aşarak soluduğunuz havaya sinmiş dumur durumlarını silkelemeyecek hikayeler yazarlar…"
Işık dostun tüm röportaj ve söylemlerini; öncelikle onu takip eden ve düşüncelerine değer veren bizlere hitaben yazıldığı hissiyle okudum hep.Bunları  sizlerle paylaşmaktan; herzaman ayrı bir mutluluk duydum.
Yolculuğumuzdaki şaşkınlık ve şarhoşlukları hoşgörüyle yoğurabiliriz... Bence  :D

"elveda"

Çevrimdışı donjuan

  • 1.nesil
  • *
  • İleti: 3
Ynt: Blues For Molla
« Yanıtla #7 : 24 Aralık 2006, 21:24 »
Arkadaşlar açıkcası yazdıklarınızdan hiçbir şey anlamadım.....
Valla aşmıssınız demekten kendimi alamadım.

Rica etsem yobaz ne demek onu da bi anlatabilir misiniz?
Gercekten fikirlerinizi merak ediyorum.
Şimdiden çooook teşekkürler ?

Çevrimdışı refref

  • DMT
  • *
  • İleti: 277
Ynt: Blues For Molla
« Yanıtla #8 : 24 Aralık 2006, 22:15 »
Bir süredir ilhaniask forumlarında da takip ettiğim yazılarda İlhan İrem'i sanki iki farklı algılayış varmış gibi gözüküyor.

 ?
?
Son kapının ardında, gül kokulu çeyiz sandığının başında buluşalım.
Bakalım tanıyabilecekmisin beni. Düşünemeyeceğin bir haldeyim.
Krizalit kristalin.

Çevrimdışı Shalamar

  • Melek Tozları
  • *
  • İleti: 705
Ynt: Blues For Molla
« Yanıtla #9 : 25 Aralık 2006, 02:02 »
Sevgili donjuan,
"asmışsınız" gibi ifadelerle "kişilere" takılmak yerine, sonrasında yazdığınız "rica etsem yobaz ne demek onuda bi anlatabilir misiniz?" gibi diyaloglarla "düşünceleri" paylaşsak, konu başlığının selameti açısından daha iyi olacak sanırım. (Kişiler arası sataşmaya dönüşen konular kaldırılıyor)

Sevgili refref,
Sadece soru işareti yerine cümle kursak? "Ne demek istediğinizi anlayamadım" mı demek istediniz yoksa "Ne diyorsun sen?" mi? Elbette başka anlamlara da gelebilir bu soru işareti...

Ben açıkçası Sevgili efsun_i'ye "iki farklı algılayış" olduğu konusunda katılmıyorum. İki değil, İrem'i dinleyen sayısı kadar farklı algılayış olduğu kanısındayım. Sonuçta İlhan İrem, "Ruhlar alemine ayna tutuyor"...

Ancak şu bir gerçek ki, kimse İlhan İrem'i algıladığı yani "Ruhlar aleminde gördüğü görüntüyü" bir başkasına empoze etme, kabul ettirme ve bu yolda başkalarına saygısızlık etme hakkına sahip değildir. Buna ben de, Ahmet de, Ayşe de dahil. Aynı ana fikri, ilhaniask.com'da bir mesajımda da yazdım.

Hepimiz farklı bireyleriz, hepimizin kendilerine ait düşünceleri vardır. Hepimizin İlhan İrem anlatımlarında bulduğu ortak veya ortak olmayan parçalar vardır. Hep yazdığım bir örnek var; Şalamar'ın anlamı, Şalamar'ı dinleyen sayısı kadar çoktur. "Şalamar şudur" diyemeyiz, "Ben Şalamar'ın şu olduğunu düşünüyorum" diyebiliriz. Bunun aksi tavır ve yazılar, kaos yaratır. Halbuki bir bütünün parçalarıyız...

Konuya dönersem; Yobaz benim görüşüme göre, cehaletin bir ürünüdür. Bu ürün, kişinin hatalı olma ihtimali olan düşüncelerine körü körüne bağlı olmasına yol açar. Yobaz kişi, doğrunun, düşündüğünden başka birşey olabileceğine ihtimal vermez. "Düşündüğü" demek de doğru değil aslında, kendi ürettiği bir düşünce değildir bu... Öğretilmiş, hatta nereden geldiğini bilmediği bir "kalıp"tır. Küpeli birisi için "tövbe tövbe" diye söylenen kişinin neye dayanarak bunu dediğini kendisi de bilmez. Bu konuyu düşünmemiştir bile. Uzun saçlı bir erkeğe kötü gözle bakan, dört büyük peygamberin uzun saçlı olduğunu bilmez mi? Bilse de değişen birşey olur mu?.. Kendi "kalıbını" yıkabilir mi?

Benim düşüncemle paralel veya değil, "Neden bu şekilde düşünüyorsunuz?" soruma, araştırmaya ve düşünceye dayalı bir cevap verebilen kişi, yobaz değildir benim gözümde. Çünkü düşünen ve araştıran insan cahil değildir. Ancak benimle aynı düşüncede olmaması yanlış düşünüyor olduğunu da göstermez.

Dini yobazlık olabileceği gibi, müzik konusunda da yobazlık olabilir... Ancak şimdi bahsettiğim dini yobazlık. "Cennet İlahileri"nde doruk noktada hissettiğim "Enel Hak" düşüncesini dile getiren Hallac-ı Mansur, Yaradanı kendinde bulmuş bu büyük sufi, din yobazlarınca katledilmiştir. (Ayrıntıları için http://www.derki.com/sayfalar13/insantanri.html) Şahdamarından daha yakın olanı; "benim içimdedir" diyebilecek şekilde hisseden bir canlının hayatına sözde din adına, yukarıda anlattığım tanımdaki yobazlarca son verilmiştir... İşte Sevgili donjuan, benim görüşüme göre yobazlık budur ve yobazlık ile tasavvuf yanyana gelemez...

Işık ve Sevgiyle...

Çevrimdışı refref

  • DMT
  • *
  • İleti: 277
Ynt: Blues For Molla
« Yanıtla #10 : 25 Aralık 2006, 11:33 »
Sevgili refref,
Sadece soru işareti yerine cümle kursak? "Ne demek istediğinizi anlayamadım" mı demek istediniz yoksa "Ne diyorsun sen?" mi? Elbette başka anlamlara da gelebilir bu soru işareti...






Sevgili Shalamar;

Sadece soru işareti yerine cümle kurmayışımın nedeni fazla vaktimin olmayışı ve başka bir konu başlığına yoğunlaşarak kısıtlı olan zamanımı oraya ayırışımdandır.Ama yinede haklısın, bana yakışmadı bence...Pardon!

Tek soru işaretinin anlamına gelince:Sevgili efsun_i'nin dediği "Bir süredir ilhaniask forumlarında da takip ettiğim yazılarda İlhan İrem'i sanki iki farklı algılayış varmış gibi gözüküyor." cümlesindeki iki farklı İlhan İrem algılayışını ismi mevzubahis olan forumda göremememden ötürü öle bir imge kullandım(?).Çünkü bu konuda hemfikiriz.Bende senin gibi birçok algılayış farklılıklarının olduğunu düşünüyorum büyük Üstadı.Ama yinede sen veya efsun_i diğer kardeş platformdaki bu iki farklı algılayış kısmını bana belirtirseniz ve ortak bir noktada buluşursak çok sevinirim...

Mutluluklara...
Son kapının ardında, gül kokulu çeyiz sandığının başında buluşalım.
Bakalım tanıyabilecekmisin beni. Düşünemeyeceğin bir haldeyim.
Krizalit kristalin.

Çevrimdışı efsun_i

  • Melek Tozları
  • *
  • İleti: 352
    • Kanat Sesleri
Ynt: Blues For Molla
« Yanıtla #11 : 25 Aralık 2006, 13:41 »
"Bir süredir ilhaniask forumlarında da takip ettiğim yazılarda

Dedim belirttiğiniz üzere.. Öncelikle bu iki forumda BİR'dir ve çeşitli konularda hepimiz bakış farklılıklarını görmekteyiz.

Mesajımın devamında ayrımdan kastettiğimi yazmıştım gerisi aynı şeylerin tekrarı olacak.

Işık ve Sevgiyle..
Işık ve sevgiyle...

Çevrimdışı Atk

  • ..
  • *
  • İleti: 335
    • Bütünün bir parçası
Ynt: Blues For Molla
« Yanıtla #12 : 25 Aralık 2006, 21:56 »
Tarih: 19 Aralık 1978
Yer : Maraş
Ülke bir olayla çalkalanıyor ülkenin İslam mücahitleri İzmir'de yapılan "Büyük yürüyüş"ün gazıyla Maraşı kan gölüne çeviriyor.

Çok fazla geçmedi... Kan emen yaraslar bu kana doymamıştı. Fazlası gerekiyordu...

Tarih: 4 Temmuz 1980
Yer: Çorum
Cuma namazını kılmakta olan cemaat, komünistler Alaeddin Camisi'ne silah ve bombalarla saldırdılar gibi asılsız haberlerle kışkırtıldı.Halk, sokaklara dökülünce, olayın hazırlayıcıları eyleme geçerek evlere, iş yerlerine saldırdılar.Sünniler ile Aleviler arasında sokak çatışmaları başladı.Alevilerin konutları, iş yerleri kundaklanarak yakıldı; ölenler oldu.Olayların genişlemesi üzerine Samsun,Amasya ve Kayseri'den Çorum'a güvenlik güçleri ve askeri birlikler getirldi ve yeniden sokağa çıkma yasağı kondu.Olayların yatıştırılabildiği 10 Temmuz tarihine gelindiğinde resmi rakamlara göre 26 kişi yaşamını yitirmiş, çok sayıda vatandaş yaralanmış, evler,iş yerleri yakılıp yıkıma uğramıştı.Kayıp ihbarlarının sayısı ise 100'ün üzerindeydi.Bu olaylardan sonra, Çorum'dan 600 kadar aile başka yerlere göç etmek zorunda kaldı.

Peki bitti mi? Biter mi ? Daha Sivas vardı Cehennem yeryüzüne inmişti ya! Yakılacak ateistler vardı daha.

Tarih 2 Temmuz 1993
Yer: Sivas
37 insanımızı, 37 canımızı alındı Madımak otelinde.
Sivas katliamı öncesinde "Müslümanlar" imzalı camilerde
dağıtılan bildiri;

"Salman Rüştü müslümanların çok az olduğu kafir bir ülkede sokağa çıkmaya bile cesaret edemezken, onun yerli uşağı Aziz Nesin köpeği, yanında kendisiyle beraber şehrimiz valisi tarafından davet edilip, şehirde adeta müslümanlarla alay edercesine gezebilmektedir... Kafirler şunu iyi bilmeli ki: ıslamın peygamberini ve kitabın izzetini korumak için bu uğurda verilecek canlarımız vardır. Gün müslümanlığımızın gereğini yerine getirme günüdür. ‘İman edenler Allah yoluna savaşırlar, kafirler de tağut yolunda savaşırlar. O halde şeytanın dostlarıyla savaşın. Çünkü şeytanın hilesi zayıftır.’ (Nisa suresi, 76) Galip gelecek olanlar şüphesiz ki, Allah tarafından olacaktır.
MÜSLÜMANLAR"


Bildirileriyle ölüm kustular.. Muhlıs Akarsuları, Hasret Gültekinleri diri diri yaktılar.

İşte bu nedenle Blues For Molla....

Işık ve Sevgiyle..
Üyenin isteği üzerine üyeliği durdurulmuştur.

Çevrimdışı refref

  • DMT
  • *
  • İleti: 277
Ynt: Blues For Molla
« Yanıtla #13 : 26 Aralık 2006, 10:22 »
İşte bu nedenle Blues For Molla....

Işık ve Sevgiyle..

Ve bence Kuklacı Amca da!...
Son kapının ardında, gül kokulu çeyiz sandığının başında buluşalım.
Bakalım tanıyabilecekmisin beni. Düşünemeyeceğin bir haldeyim.
Krizalit kristalin.

Çevrimdışı terazi

  • ...
  • *
  • İleti: 32
Ynt: Blues For Molla
« Yanıtla #14 : 07 Ocak 2007, 16:50 »
Arkaşlar bu şarkıyı çok merak ediyom. Hiç dinleyemedim. Acaba nereden dinliyebilirim.
Bilen var mı?

 

Benzer konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
9 Yanıt
81160 Gösterim
Son İleti 07 Ekim 2006, 23:11
Gönderen: mabeth
10 Yanıt
214010 Gösterim
Son İleti 25 Nisan 2007, 15:27
Gönderen: Yunus
6 Yanıt
90386 Gösterim
Son İleti 13 Aralık 2008, 19:53
Gönderen: atlantis

usa online pharmacy