Gönderen Konu: Alemlere İşaretim ?  (Okunma sayısı 78361 defa)

Çevrimdışı Damn

  • ..
  • *
  • İleti: 60
Ynt: Alemlere İşaretim ?
« Yanıtla #15 : 07 Temmuz 2006, 18:37 »

Şu dönemde kimsenin teslimiyetçi bir ruh halinde olabileceğini sanmıyorum ve birtakım değerlerden vazgeçeceğini.Hatta İrem'in bile. Çünkü o da bu topraklarda.

Üstadım,

Yine dikkatli okumamışsınız yazdıklarımı... Bakınız ben şunu demek istiyorum, günün birinde yeryüzü “aşkın yüzü” olabilecekse eğer, bu, ulusalcı doktrinlerin putu olan bayraklar, sınırlar, küçücük bir ada için gırtlaklaşmalar, dinsel bölünmeler ile olmayacak... İnsanlığın 10.000 yıl öncesinde bilinç altına bastırdığı, atalarının toplum biçimi ile mümkün olabilir bu, yani evrensel bir Komün ile ...

Niçin bu kadar savaş sorusunun cevabını bu Forumdaki “Unutulan Geçmiş” başlıklı yazımda vermiştim, savaşlar ilk medeniyetler ile başladı ve maalesef, bu yanlış kurulmuş olan uygarlık biçimi ortadan kalkmadığı sürece de sürecek.

İsteyen istediğini söyleyebilir, ama şu yakıcı bir gerçektir: dünya yekparedir, insanlık ise dünya çapında bölünmüş durumdadır, işte dünyanın en büyük çelişki ise buradadır, bu çelişki ya çözülecektir ya da insanlık hazin sonunu yaşayacak, yani insan türü ekolojik bir felaketle yok olacaktır.

Aranızda ekonomi kökenli birileri var mı bilmiyorum, içinde bulunduğumuz yeni çağın bazı teknolojik olanakları, planlı bir dünya ekonomisini daha şimdiden mümkün hale getirmiş durumdadır, aynı anda milyarlarca işlem yapabilen bilgisayar teknolojilerini ve bizleri burada veya dünyanın herhangi bir yerinden buluşturan global ağ teknolojisini (İnterneti) düşünün, ve hemen ardından 17. yy’daki posta arabalarını veya telgrafı getirin gözünüzün önüne, o halde tek bir bütünleşik dünya projesine “hayal” diyen siz değil, bilmem kaç kuşak öncesi atalarınız olabilir ancak...

Ama dünya birliğinin yolunu Kemalizm v.b doktrinler gösteremez, onlar ancak insanlığın yekpareleşmesi yolunda bir dönem sınırlara sahip olunması gibi tarihsel bir zorunluluğunun sonucudur, bu tıpkı, hücrenin gelişimi için bir hücre zarına ihtiyaç duyması gibi bir şeydir, ama artık hücre (yani uluslar) gelişimini tamamlamış durumdadır, artık yekpare bedenin organı haline gelmiştir.

Sizlerin ve belki de İlhan İrem’in göremediği budur işte: dünyayı Cehennem’e çeviren, aklı akıl dışı hale getiren, tüm manevi değerleri eriten, doğayı geri dönülemez bir şekilde imha eden, silahlanma yarışıyla insanlığı yok oluşun eşiğine sürükleyen fundamentalistler değil, global piyasa ekonomisi ve insanlığın bu bölünmüşlüğüdür...

Işık, ışık ama gölgesi olmayan ışık lütfen !

Damn
Kendi isteğiyle üyeliği durdurulmuştur.

Çevrimdışı Shalamar

  • Melek Tozları
  • *
  • İleti: 705
Gölgesi olmayan Işık
« Yanıtla #16 : 07 Temmuz 2006, 19:38 »
Dünyanın, "Ben görüyorum ama sizin gibi akılsızlar göremiyor" düşüncelerini bezenmiş kişilerin düşünceleri ile BİR olacağına inanmıyorum.

BİR olmayı diliyoruz ama bu şekilde aşağılamalarla değil. Önce İÇinizle BİR olunuz...

Düşünceleriniz güzel olmakla birlikte fundamentalist yaklaşımın bu forumdan uzak olmasını diliyor, tarzınızda ölçülü olmanızı öneriyorum...

Önünüze perde çekip Işığın gölgesinde kalmayın lütfen!


Çevrimdışı Damn

  • ..
  • *
  • İleti: 60
Ynt: Alemlere İşaretim ?
« Yanıtla #17 : 07 Temmuz 2006, 22:13 »

Sevgili Damn, algı boyutunda Işıkdost ve felsefesi hakkında kolaycı ve bildik kelime anlamları ile hareket edilen tasvirlerin, kişileri anlamsız, mesnetsiz ve çelişkili içsel keşiflere sürükleyebileceğini düşündüğümü belirtmek gereği duyuyorum...

Tam olarak anlayamadım ? Daha açık belirtirmisiniz lütfen ?

Slm,

Damn
Kendi isteğiyle üyeliği durdurulmuştur.

Çevrimdışı Sha_XIX

  • 1.nesil
  • *
  • İleti: 74
Ynt: Alemlere İşaretim ?
« Yanıtla #18 : 08 Temmuz 2006, 00:28 »
Sevgili Damn, bir önceki yazınızı okuduktan sonra, sanırım bir şeyler ifade etmemin hiçbir anlamı olmayacaktır. Sevgili Shalamar ile olan diyaloğunuz, gerçekleşemeyeceğine inandığım uyumumuz için makul bir örnek teşkil etmiştir...

Söylemde ortak dili kullanmaktan öte, Işıkdost'un son albümü konusunda, düşünsel ve algısal hatta belki öngörüsel olarak bile örtüşen yorumlara sahip olmadığımız kanaatindeyim...

Yukarıda açıkça ifade etmeye çalıştığım menfi tespitime rağmen, sorunuza yanıt olması bakımından şu kişisel açıklamayı yapmak isterim :

Işıkdost'un şarkı sözlerinde kullandığı kelimeleri, yalın ve bildik manalarıyla değil; O'nun mistik felsefesine ait -geçmişten bugüne- olgunlaştıkça yükselen bir tarihsel süreçte sunduğu, tılsımı "Işık ve Sevgi" olan imgesel bir mucizenin literatüründe anlamlar kazanan sihirli sözcükler olarak algılamak gerektiğine inanıyorum. Işıkdost, şarkılarında öylesine hususi bir ifade yolu seçmiştir ki; Yükseliş, Don Kişot, Aşk Kapıları, Kuklacı Amca, Dua, Heyemola, Gece Perisi, Gülen Elma-Ağlayan Nar, Alemlere İşaretim, Hu, Taş Devri, Babil Kulesi, Düğünevi Penceresi, Ateşböceği, Ali-Veli-Maria, Şartlı Refleks, Yeraltından Fısıltılar, Gece Uçurumları, Hallaç, Güneş Tutulması, Kafadan Kontak, Yolgeçen Hanı, Gül Kokulu Çeyiz Sandığı, Alaca Tüylü Kuş, Krizalit Kristalin ve Şalamar gibi şarkılarını dinleyenler, şarkı sözlerine anlam kazandırmak için, yalnızca TDK sözlüğüne, ansiklopedilere, felsefi - dini - tarihi kitaplara, efsane ve mitlere bakmakla yetinirler ise, asıl olan anlam ve anlatım bütünlüğünden uzak, ilintisiz ve çelişkili, banal ve kolay yanıtlara ulaşırlar. Halbuki, Işıkdost’un şarkıları dinlenirken, sözlerde geçen anlatımlara dair ulaşılan ve hissedilen duyusal ve görsel donelerin, İÇsel Ayna’lardan yansıtılıp Ruhani Işığa tutulması, gönlün koridorlarında imbikten geçirilip yürekte sevgiyle özümsenmesi ve en sonunda “Işık ve Sevgi” felsefesinin tarihsel sürecinde kıymetlendirilmesi gerektir...

Kişisel tespit ve  ifadelerimden hasıl yanıtım ve açıklamam bu şekildedir sevgili Damn. Müspet yönde anlaşılabilmeyi dilerim...
Işıkla, Murat...
Dağlar, Nehirler, Ağaçlar...
Aşklar, Dostluklar, Arkadaşlık...
Anılar, Yarınlar, Işık ve Sevgi...
       _.-*-._
Hiçbir Şey Herşey...
Herşeymiş Hiçbir Şey...

Çevrimdışı amastrist

  • 1.nesil
  • *
  • İleti: 12
Ynt: Alemlere İşaretim ?
« Yanıtla #19 : 09 Temmuz 2006, 23:08 »
Sevgili Damn.Ben ekonomistimve hatta şimdi psikoloji dalında yüksek lisans yapmaya hazırlanıyorum.Bir olmanın ne demek olduğunu çokiyi biliyorum,ama şunu unutma,önce herkes içinde birdir.İçinde bir olmadan,dünyayı bir yapmanın olanağı yoktur.Senin anlatmak istediğini hepimizin anladığını düşünüyorum aslında.Fakat lisanındaki hafif alaycı tutumun tepki doğuruyor galiba.Burada hiçbirimizin kapasitesini ya da algısını sınayamayız.Eğer sınarsak bir olmaktan uzaklaşırız.Niçin o kadar savaş dedim.İnsanoğlu var olduğu sürece bu savaşlar olacaktır,toplu tüfekli ya da düşünsel bazda.Bunun en güzel örneğini burada veriyoruz işte.Hem de bu sitede.Bu da çok doğaldır ve olmalıdır.Hiç bir düşünce körü körüne kabul edilemez.Ne benimki,ne seninki,ne de İrem'inki...sevgiyle kalın
Kimilerine göre kralız
Kimilerine göre yalanız
Herkes dalgasına baksın
Biz falan filanız...

Çevrimdışı Damn

  • ..
  • *
  • İleti: 60
Ynt: Alemlere İşaretim ?
« Yanıtla #20 : 10 Temmuz 2006, 09:54 »

Fakat lisanındaki hafif alaycı tutumun tepki doğuruyor galiba. Burada hiçbirimizin kapasitesini ya da algısını sınayamayız.

Değerli üstadım,

Böyle düşünmenize üzüldüğümü söylemeliyim, İlhan İrem'i ve sevecenleri fazlasıyla önemsediğim için buradayım, sadece bir çelişki gördüm ve bunu paylaşıp, düşüncelerinizi öğrenmek istedim. Ancak benimle tartışan arkadaşlar bu konuda somut bir şey söylemek yerine üsluba falan takıldılar, ben biçimi çok fazla önemsemem, üslubumda bir sorun olduğunu düşünmüyorum, ama öyle algılıyor olabilirsiniz, sorun varsa gidermekten de kaçınmam. Kusura bakmayın lütfen.

Bakınız, benim arkadaş çevremin şöyle bir tutumu vardır, tartışırız, en sert şekilde tartışırız, ama kalkanlarımızı çıkarmayız hemen, samimiyizdir, eninde sonunda bu tartışmadan bir beklentimiz vardır: verim bekleriz...

Yankı için teşekkürler, sizde sevgiyle kalın.

Damn
Kendi isteğiyle üyeliği durdurulmuştur.

Çevrimdışı Damn

  • ..
  • *
  • İleti: 60
Ynt: Alemlere İşaretim ?
« Yanıtla #21 : 11 Temmuz 2006, 11:23 »

Okudum, İlhan İrem'i daha yakından tanıma fırsatı sağladığınız için en bolundan teşekkürler...

İlhan İrem:

"Bindokuzyüzelli’lerden beri, karşı devrim sürecinde, her türden dini oy hesapları, seksen sonrası tarikatlarıyla fışkıran Atatürk düşmanlıkları, İkinci Cumhuriyet masalları, erken öten horozlar misali, küreselleşme, ABD ve AB adına, dışı yaldızlı bir batılılaşma özentisiyle, çağdaş dünyanın diğer yüzündeki emperyalist karanlıkları göremeyen sözde entelektüeller..."

Oldukça iyi bir betimleme olmakla birlikte insanlığın sancısı yerel değil, evrensel bence...

Bakınız, 2000 yılında ziyaret ettiğim Kahire'de bile, onların uzak geçmişlerindeki o gizemli toplumun (kadim Mısır'ın) izlerini ararken, aksine evrensel çürümenin derin izlerini gördüm...

150 yıl önce bir kehanet vardı, bunu hatırlatmak istemiştim:

"...Burjuvazi, dünya pazarını sömürmekle, her ülkenin üretimine ve tüketimine kozmopolit bir nitelik verdi. Gericileri derin kedere boğarak, sanayiin ayakları altından üzerinde durmakta olduğu ulusal temeli çekip aldı..."

"...Burjuvazi, bütün üretim araçlarındaki hızlı iyileşme ile, son derece kolaylaşmış haberleşme araçları ile, bütün ulusları, hatta en barbar olanları bile, uygarlığın içine çekiyor. Ucuz meta fiyatları, bütün Çin setlerini yerlebir ettiği, barbarların inatçı yabancı düşmanlığını teslim olmaya zorladığı ağır toplar oluyor.

Bütün ulusları, yoketme tehdidiyle, burjuva üretim biçimini benimsemeye zorluyor; onları uygarlık dediği şeyi benimsemeye, yani bizzat burjuva olmaya zorluyor. Tek sözcükle, kendi hayalindekine benzer bir dünya yaratıyor.
..."

Karl Marx- Manifesto-1872


Kendi isteğiyle üyeliği durdurulmuştur.

 

Benzer konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
12 Yanıt
9371 Gösterim
Son İleti 19 Aralık 2007, 21:39
Gönderen: ROMANS

usa online pharmacy