Gönderen Konu: Çağrışımlar...  (Okunma sayısı 77415 defa)

Çevrimdışı kanat

  • 1.nesil
  • *
  • İleti: 18
Çağrışımlar...
« : 04 Temmuz 2006, 12:13 »
   Günlük hayatta karşımıza çıkan pek çok olayı, okuduklarımızı, gördüklerimizi ve duyduklarımızı bağlıyoruz birbirine belki de farkında bile olmadan. Hele ki fikrimizi tek bir yöne çevirmişsek, art arda olaylar izlemeye başlıyor, dikkatimizi verdiğimiz noktaya doğru tesadüf deyip geçiverdiğimiz. Hepimizi bir araya getiren İlhan İrem ise sebebimiz, inanıyorum ki sizin de İrem ile yakın olduğunu hissettiğiniz, aynı noktada kesiştiğini düşündüğünüz insanları, yazıları, yazılanları…burada paylaşabilirsek kendi adıma çok sevineceğim.
Aynı yakınlıkta bulduğum bir kitaptan başlamak istiyorum :

"Gece yavaş yavaş geliyor. İniyor.çukur yerlere dolmaya başladı bile. Oraları doldurup ovaya yayılmaya başlar başlamaz, her yer boza dönüşecek. Işıklar yanmayacak bir süre. Ne çukurda  ne düzde. Tepelerin aydınlığı, bir süre yeter gibi görünecek herkese. Sonra tepeler de karanlıkta kalacak.
Dil bu karanlığın içinde yaşayabilirmiş gibi görünen tek şey olacak. Hiçbir ağırlığın,  hiçbir gerekliliğin kalmadığı bu yerde. Karanlığın gerçekliğe benzer tek yanı, konuşabilmesi olacak. İki kişi arasında. İki duvar arasında.


...bu topraklarda atların koşması için insanın anısının yerden de,gökten de biraz daha silinmesi gerekir...
Gecenin işçileri için mutluluk, gün battığında kendini bu toprağın ortasında at koşturur görmektir, koşan atlara bakmakta olmaktır."

Gece/Bilge Karasu

Siyaha zincirlenen görülmemis renkler...

Çevrimdışı efsun_i

  • Melek Tozları
  • *
  • İleti: 352
    • Kanat Sesleri
Ynt: Çağrışımlar...
« Yanıtla #1 : 08 Ağustos 2006, 22:39 »
Yaşanılanların, hissedilenlerin tümünde Işık Dost'un anlatımlarından, üretimlerinden yansımalar var..
Ve çağrışımlar her yerde..
Ben de okuduğum bazı kitaplardan ve makalelerden kendimce aldığım notları paylaşmak isterim..
Işık ve sevgiyle..

“   … Mevlana’nın zaman zaman bu tür esrarengiz yabancılarla görüştüğünü bildiren başka tanıklar da çıkmıştır. Bu tanıklardan biri de eşi Kira Hatun’dur.
   Kendisinin anlattığına göre; bir kış günü Mevlana ile Şems bir odada otururlar iken, evin duvarının içinden çıkan altı heybetli şahıs bir anda odanın içinde belirir. Gelenler Mevlana’ya bir deste gül getirmişlerdir. Bir süre odada kalan esrarengiz yabancılar daha sonra yine geldikleri gibi duvarın içinde yok olup giderler.
   Mevlana olaya şahit olduğunu anlayan eşine bu gülleri verir. O da gülleri götürüp aktara gösterir. Cinsini sorar. Aktarlar bu cins gül görmediklerini söylerler. İçlerinden birisi sık sık Hindistan’a giden ve buradan değişik mallar getiren Şerafettin-i Hindi adında bir tacire göstermeyi önerir. Şerafettin-i Hindi gülleri görünce çok şaşırır. “Bu gül Hindistan gülüdür. Özellikle Serendip bölgesinde yetişir. Burada bunun ne işi var?” diyerek şaşkınlığını anlatır.
   Eve döndüğünde olup biteni eşine anlatır. Bunun üzerine Mevlana şöyle der:
   “O Gül demetini sakla, kimseye gösterme, çünkü Hindistan’ın kutupları olan İrem bağı’nın bahçıvanları ve kerem hareketinin örtüleri onu can dimağını ve gözünü kuvvetlendirsin diye armağan etmişler. Aman iyi muhafaza et de fena gözler değmesin.”
   Kira Hatun bu gizemli    gülleri yaşantısı boyunca saklamıştır.
   Gelelim Mevlana’nın bu güllerle ilgili yaptığı açıklamanın perde arkasına…
   İrem Bağı: Ezoterik bir semboldür. Şarabın hammaddesi olan üzümlerin yetiştiği yerdir. Şarap bilinçsel değişimi meydana getiren bir içkidir. Ezoterizmde kullanılışı sarhoşluk anlamında değil, bilinçsel değişim meydana getirmesinden dolayıdır.
   İslam ezoteriminde de cennette içilecek ‘Kevser Şarabı’ndan bahsedildiğini hatırlatalım.
   İrem Bağı’nın bahçıvanları demek ki, bu bilinçsel değişimi meydana getirebilecek kişilerin sembolü olmaktadır…”

Bilinmeyen Mevlana – Burhan Yılmaz Sf. 127/128 Kozmik Kitaplar
   
Işık ve sevgiyle...

Çevrimdışı mavimelek

  • 1.nesil
  • *
  • İleti: 1
Ynt: Çağrışımlar...
« Yanıtla #2 : 22 Eylül 2006, 15:54 »
merhaba...
ben mavimelek..
küçüktüm... 8 yaşında... odada yalnızdım ve televizyonda çizgifilm izliyordum... annem mutfakta idi. o sırada odaya pencereden bir kelebek girdi.. kedimiz Yumoş onu yakalamak için odanın ortasında hoplamaya başladı. sonunda bir hopladı televizyonun üzerindeki vazo yere düştü ve kırıldı... o sırada annem gürültüyü duymuş olacakki odaya geldi.. tabii yumoşta korkudan kanepenin altından saklanmış bakıyordu.. annem odaya girer girmez manzarayı görmüş ve olayın müsebbibi benim zannetmişti. ben de korkuyla kanepenin altından bakan yumoşu ele vermek niyetinde değildim. derken annemden dayak yemeden koşarak sıvışmıştım..

dışarıya çıktığımda sokak boştu. karşı apartmanda oturan arkadaşımı oynamak için çağırmaya gittim. ancak boğazı şiştiği için annesi müsaade etmemişti. ben de başımı ellerimin arasına alarak düşünmeye başladım. bu sırada bizim binaya bitişik apartmanın dördüncü katından bir nesnenin pat diye düştüğünü farkettim. koşup bahçeye baktığımda yerde komşumuzun 4 yaşındaki kızı mine yatıyordu. bir anda çığlıklarla başına yığıldılar. ben korkarak tekrar oturduğum merdivenlere döndüm.. bir anda sokak anababa gününe dönmüştü.. ambulans geldi, polis arabaları geldi. bütün olanları oturduğum yerden izliyordum.. epey bir vakit sonra... sokak boşalmıştı... hasta ambulansla götürülmüş ve sokak bomboş kalmıştı.. minelerin apartmanındaki tüm balkonlar ve camlar kapalıydı.. ben hala onların balkona bakıyordum.. balkon kapısı ve camlar kapalıydı.. işte tam o anda beyaz kanatlı bir at.. üzerindeki adamla birlikte kapalı camlardan gökyüzüne fırladı.. bir anda .. ve gökyüzünde kayboldu... ben eve koştum.. anneme anlattım...ama beni ciddiye almamışlardı... ben de doğal bir hadise yaşadığımı zannetmiştim... bu hadiseyi hafızamda her zaman taze ve canlı kalmıştır...

Çevrimdışı kanat

  • 1.nesil
  • *
  • İleti: 18
Ynt: Çağrışımlar...
« Yanıtla #3 : 07 Eylül 2009, 12:12 »
Ey Daimi, Ey Dehrî, Ey Evvel, Ey Âhir,
Ey Zâhir, Ey Bâtın yalvarıp yakarmamı duy!
Tıpkı kulun Zekeriyyâ’yı duyduğun gibi!

Hz. Şâzili*


“Ey daimi olarak var olan, ey zamanın yaratıcısı, ey her şeyden önce mevcut olan, ey kendinden sonra hiçbir varlığın kalmayacağı tek varlık, ey varlığı aşikar olan, ey gerçek mahiyeti insan için gizli olan Allah, tıpkı Zekeriyya Peygamber’in duasını kabul ettiğin gibi benim de dualarımı kabul et.”

 *Ebu’l-Hasan Ali bin Abdullah (1197-1258). Şazeliye tarikatının kurucusudur. Gen yaşta kendisini tasavvuf ilmine veren Şazili, devrin meşhur sufilerinden Muhammed bin Ali bin Hirzihim ile Abdüsselam bin Maşiş’in toplantılarına katılmış ve düşüncelerinden etkilenmiştir. Daha çok tevhid inancını esas alan Şazili, müridlerine sürekli ibadet etmelerini öğütlemiştir. Çeşitli dualarını bir araya toplayan mecmuaları mevcuttur.

Alıntıdır  :
Kitap Adı: A’MAK-I HAYAL Hayalin Derinlikleri
Yazar      : Şehbenderzade Filibeli Ahmet Hilmi
Siyaha zincirlenen görülmemis renkler...

Çevrimdışı mahpeyker

  • *
  • İleti: 6
Ynt: Çağrışımlar...
« Yanıtla #4 : 08 Eylül 2009, 10:29 »
               İlahiler duyacaksın düşlerinde...Uyaaaaaan!
          Düşler  görülür ama anlatılmaz.Uyanmışlık zamanıdır artık!
         
          Sözüm meclisten dışarı'Kardeşlerine düşlerini anlatma sonra tuzak kurarlar'.
          Göz kapakları açılacak yürek gözünün,yavaş,yavaş...
          Ve seni eskitmeye çalışan dostlarına(!) şöyle diyeceksin,'ARTIK GÖRÜŞMEYELİM'!

         ışık ve sevgiyle...

Çevrimdışı mahpeyker

  • *
  • İleti: 6
Ynt: Çağrışımlar...
« Yanıtla #5 : 11 Eylül 2009, 17:32 »
             'ARTIK GÖRÜŞMELİM'Cümlesini carpıtmak isteyen,Cambazlara gerci İlhan İrem yıllar önce;Küçük Hesaplar adlı şarkısı ile  tam bir cevap vermiştir.
             İrem bağının nasıl kuvvetli bağlarla;bir sarmaşık gibi birbirleriyle bütünleştiğini sezememişler ki;sarmaşıkların dibine kıvılcım vermeye çalışıyorlar,olurda tutuşturup  yakabilirmiyiz diye.Üç ondan,beş ondan birşeyler çıkartmaya çalışıyor zavallılar...
           

           


     Sevecenlerin gıyaben tanışması bu dünyada olsada, Cambazlar hiç arzu etmese birbirini hiç tanımamış bu sevecenlerin Asıl buluşması İREM BAĞI'nda olacaktır.
             Çünkü biz sevecenler:SEVMESİNİ BİLİYORUZ
              Ve bizim birlikteliğimiz payidar kalacaktır.İREM Bağına şunun şurasında ne kaldı,bir kaç sayılı nefes,Değilmi arkadaşlar?

Çevrimdışı disciple_of

  • DMT
  • *
  • İleti: 187
Ynt: Çağrışımlar...
« Yanıtla #6 : 12 Eylül 2009, 00:53 »
Sevgi, düş dünyamızın sınırları kadardır, ''İrembağı'' da.
Işık ve Sevgi deryalarındaki samimi gönüller; anlatımlardaki safiyane kıpırdanışları eskitmeyen dalış arkadaşlarımız...
Madde erozyonuna yenik algıya küçücük bir sesleniş bizimkisi;
                                                                               ''Işık ve Sevgiyle !''






Herkesin kalbi vardır zannedilmesin !


http://doganin.melektozlari.com

Çevrimdışı nebula

  • *
  • İleti: 2
Ynt: Çağrışımlar...
« Yanıtla #7 : 22 Eylül 2009, 01:07 »
Fars coğrafyasına ve kültürüne damgasını vuran en önemli olgular, İslamiyete değin yüzyıllar boyunca bölgeyi etkilemiş olan Zerdüşt, Zerdüştlüğün kutsal kitabı Avesta ve ateş kültüdür. Fars mitolojisinin kökleri, Karadeniz'den Hindistan'a dek yayılan o geniş topraklarda yaşayıp birbirleriyle ilişki kurmuş bütün halkların inanç ve ibadetlerini yansıtır. İran geleneklerini, dinsel ve tarihsel rivayetlerini yüzyıllar boyunca koruyarak daha sonraki çağlara aktaran, İran mitolojisinde yer alan birçok efsaneyi yok olmaktan kurtaran Dînkerd, Bundehişn, Hudâynâme ve Firdevsî'nin Şahnâme'si gibi eserler Fars mitolojisi açısından son derece önemli kaynaklardır. Tüm bu bilgilerin ışığında İran'ın kahramanlık anlatılarını, tanrılarını, fizikötesi yaratıkları, engin Fars coğrafyasının ve kültürünün kökenlerini bir arada sunan Fars Mitolojisi Sözlüğü gerçek bir başvuru kaynağı niteliğindedir.

Tanrı Ahura Mazda'nın dünyayı yaratışından kıyamet söylencelerine, Çînvâd köprüsünden İrem bağlarına, ilk insan ve ilk hükümdar sayılan Keyûmers'ten kutsal ölümsüzler imşâspendlere, Zâl oğlu Rüstem'den simurga, Ferîdûn'dan âb-ı Hayat'a uzanan ve Firdevsî'nin ünlü Şahnâme'sinde yer alan birçok ismi de barındıran Fars Mitolojisi Sözlüğü, ülkemizde bu alanda yapılan ilk çalışmadır.
                                                                                                   fars mitolojisi sözlüğü
                                                                                                        kabalcı yayınevi

Çevrimdışı mustizm

  • 1.nesil
  • *
  • İleti: 2
Ynt: Çağrışımlar...
« Yanıtla #8 : 13 Kasım 2010, 22:38 »
nasılsa taşra hep hazırdır aşka
mistik spazmlardan sorunsal dalgalamalara

 

usa online pharmacy