Gönderen Konu: RÖPORTAJ: “Sevgi ile Korkunun Savaşı” - Körfez Gazetesi - 09.2009  (Okunma sayısı 8163 defa)

Çevrimdışı tozpembe

  • *
  • İleti: 8
Ören Orient’te tatil yapan İlhan İrem gazetemize ilginç açıklamalarda bulundu.

“SEVGİ İLE KORKUNUN SAVAŞI”

Burhaniye’de gün içindeki programında Burhaniye bayan Basketbol takımı ile, Gençlik Merkezinde gençlerle birlikte olan, Kuvayi Milliye Müzesi ile Kuvayi Milliye Anıtını gezen İlhan İrem tatil için gelmesine ve yaklaşık 15 yıldır hiçbir televizyona röportaj vermemesine rağmen Önce Körfez’e iki saatini ayırarak sohbet etti. Burhaniye’de bayan basketbol takımının desteklenmesinin çağdaş bir yerel yönetim anlayışının bir göstergesi olduğunu kaydeden İrem futbolun bütün çığırtkanlığı arasında basketbolun desteklenmesinin ve bu bölgede halkın buna ilgi göstermesinin Burhaniye’de çağdaş bir yönetimin ve çağdaş bir halkın olduğunun kanıtı olduğunu söyledi. Gençlik Merkezinde gençlerin gözlerindeki pırıltıyı görmekten mutluluk duyduğunu ifade eden İlhan İrem Kuva-yi Milliye Müzesi’ne hayran kaldığını ve bu müzenin mutlaka İzmir yolu üzerine tabelalarla yönlendirme yapılması gerekliliğinin altını çizdi. Kuva-yi Milliye Anıtı’na hayran kaldığını belirten İrem Burhaniye Belediyesini bu kutsal anıt için özellikle kutladı.

“HAYAT SEÇİMLER ÜZERİNE KURULU”

Köşe yazarımız Burhan Murat ile derin bir tasavvuf sohbetine giren İlhan İrem
“Yaşınızın yetiştiğini sanmıyorum. Bizim çocukluğumuzda lunaparklarda iple çekilen oyuncaklar olurdu. İpi çekince bir oyuncak düşerdi. İşte hayat bunun gibi sonsuz seçimlerden oluşur. Diğer bütün ipler de hayatınızdır aslında. Bir CD’nin üzerinde milyarlarca çizik var. ama CD okuyucu o an geçtiği yeri çalar. İşte sizin hayatta bulunduğunuz yer lazer okuyucunun çaldığı yerdir. Konunun görkemli olan tarafı, diğer bütün ihtimaller de gerçekleşmekte, milyonlarca siz tarafından aynı an içinde yaşanmaktadır. Bir anlık karar ile başka bir boyutta, bambaşka gerçeklikler yaşamak mümkün. Değişik bir hayatı seçmek, CD üzerindeki bir çizgiden ötekine geçmek kadar kolay aslında. Ancak bunu öğrenebilmek için içsel bir yolculuk yaşamak gerekir. Hayatın bütün çizgilerini görebilecek kadar, büyük resme hem içinden hem dışından bakabilecek bilgeliğe erişebilmek… Sonrasında herşey düşünce hızında gelişir.
Yalnız yaşanması gereken uzun bir yoldur bu.
Karıncanın yuvasına doğru binbir güçlükle gideceği yolu görürsünüz. Onu avucunuza alıp gideceği yere bıraksanız ona acaba iyilik mi yapmış olacaksınız?
Bazen bir insana iyilik yaparken en büyük kötülüğü yaparsınız. O karıncanın yolunu kısaltabilir, yorulmasını engelleyebilirsiniz belki ama en büyük engellemeniz o karıncanın yoludur. Çünkü hayat bir yolculuktur. İnsan yolda öğrenir. Yolculuğun kendisi varılacak yerdir bazen.”

“TÜM UMUDUN KENDİNDE OLACAK”

Şiirleri, şarkıları ve kitaplarındaki huzur için meditasyon yapıp yapmadığını sorduğumuz İlhan İrem
“Amacı özgürlük ve kainatla bütünleşmek olan huzur açılımları kendi doğal kaosu içinde salınmalıdır.
Ben her türlü kuralcılığa, şekilciliğe karşıyım. önceleri bazı meditasyon topluluklarına katıldım. Ancak bunların pek çoğunun kendinin ayırdına varmış safyürekleri suistimal eden, şov amaçlı gruplar olduğunu görünce bireysel aydınlanma yolculuğunu seçtim.

İnsanın tüm umudu kendinde olmalı. Hislerinden ve gerçek sanat eserlerinden başka bütün rehberler yanıltıcıdır.

Kainattan gelen enerjiye tamamen içsel ve doğal bir şekilde yüreğimi katarak yine kainata gönderiyorum. Bunun için bir aracıya ihtiyacım yok.

Tanrı ile insan arasına giren din komisyoncuları yüzünden, evrensel dinler, yöresel ve arabik felaketlere dönüşüp savaş ve vahşet üretiyorlar.

Günümüz Türkiyesi’ne bakın görürsünüz, ülkemiz artık dinci bir faşizmin kontrolüne geçti.
Ruhban tayfası ve tarikatlar ellerinde sopalarla insanlara tanrı adına emir vermeye kalkıyorlar.
Dünya nimetleri peşinde kerameti kendinden menkul şeyhler ve bunlara inanan bir güruh var.
Asık yüzlü arap sofuluğu çağdışı olduğu kadar komiktir de.
Atatürk Türkiyesinde bazı kafaların bu karanlığa heves etmeleri ise trajikomiktir.
Oysa tanrıdan korkulmaz sevilir, tanrı ile şakalaşılır. Yunus Emre, Ömer Hayyam, Aşık Veysel bunun en güzel örneklerini vermişlerdir.
Bu tür sakat anlayışlara karşı olan, laik, demokratik, Kemalist, anti emperyalist bir hak aşığıyım.
Sevgi ile korkunun savaşıdır bu.
Eserlerimin derinliği ve değeri onların içindedir.
Yaratıcısı tarafından açıklayıcı sözcüklerle onları anlatmak, en başta o eserlere ve o eserleri hisseden insanlara saygısızlıktır.
Yapıtlarımın kainat nakışları taşıdığını hissettiğim çok uzun yıllar öncesinden bu yana ekranlarda kendimi anlatmayı bıraktım.
Fizik olarak uzak duruşum nedeniyle kırgın olduğum düşünülüyor. Hayır!
Paha biçilmez hazinelere sahibim. Huzurla yaratırken ve izleyicilerimle paylaşırken…
Tamamen arzuladığım müziği yapıyor, arzuladığım hayatı yaşıyor, arzuladığım insanlarlarla sevgi ve saygı halesinde bütünleşiyorum.
Bütün bu tozduman içinde uçuruma yuvarlanan sürünün aksine, öylesine ışıklı bir kalabalık var ki, yüzbinleri aşkın İrembağı ailesinin her bir Seveceni “Işık ve sevgiyle” felsefesinin nefes aldıkça güzelleşen yürekleridir.

Şarkıların dönüştürücü frekansında kendileri ile buluşan insanlar, hırpani düzeni reddeden ve asla kaçış olmayan aydınlanma yolculuğuna çıkarak olağanüstü hayatlar yaratmanın deneyimini yaşıyorlar.
14 yıl aradan sonra dönüş konserimin olduğu gece İstanbul’da sağanak vardı.
Konsere dakikalar kala Harbiye semtinde yağmur durdu. Açıkhava Tiyatrosunun üzerinde yıldızlar vardı, konser sonuna kadar tek bir damla yağmur düşmedi. O konsere gelen 5 bin kişinin enerjisidir bu. “Beynin ol emri” vardır. İnsanın gönülden dilediği herşey gerçekleşir. Biz buna “Yürek Büyüsü” diyoruz.”


Körfez / Adramityon
(Eylül 2009)
dunya karanlik ve nefretten vazgecti mi?

Çevrimdışı ormanbaba

  • 1.nesil
  • *
  • İleti: 219
    • Katastrof
Körfez Gazetesi Röportajı - 18/09/2009
« Yanıtla #1 : 27 Eylül 2009, 13:47 »
İlhan İrem'in 18/09/2009 tarihli Körfez gazetesinde yayınlanan "Sevgi İle Korkunun Savaşı" başlıklı röportajın linki aşağıdadır.

Işık ve sevgiyle...

http://korfezmedyagrubu.com/OnceKorfezGazetesi/modules/news/article.php?storyid=5003


Çevrimdışı ISIK YOLCUSU

  • 1.nesil
  • *
  • İleti: 232
    • Işık ve Sevgiyle
''“HAYAT SEÇİMLER ÜZERİNE KURULU”

Köşe yazarımız Burhan Murat ile derin bir tasavvuf sohbetine giren İlhan İrem
“Yaşınızın yetiştiğini sanmıyorum. Bizim çocukluğumuzda lunaparklarda iple çekilen oyuncaklar olurdu. İpi çekince bir oyuncak düşerdi. İşte hayat bunun gibi sonsuz seçimlerden oluşur. Diğer bütün ipler de hayatınızdır aslında. Bir CD’nin üzerinde milyarlarca çizik var. ama CD okuyucu o an geçtiği yeri çalar. İşte sizin hayatta bulunduğunuz yer lazer okuyucunun çaldığı yerdir. Konunun görkemli olan tarafı, diğer bütün ihtimaller de gerçekleşmekte, milyonlarca siz tarafından aynı an içinde yaşanmaktadır. Bir anlık karar ile başka bir boyutta, bambaşka gerçeklikler yaşamak mümkün. Değişik bir hayatı seçmek, CD üzerindeki bir çizgiden ötekine geçmek kadar kolay aslında. Ancak bunu öğrenebilmek için içsel bir yolculuk yaşamak gerekir. Hayatın bütün çizgilerini görebilecek kadar, büyük resme hem içinden hem dışından bakabilecek bilgeliğe erişebilmek… Sonrasında herşey düşünce hızında gelişir.
Yalnız yaşanması gereken uzun bir yoldur bu.
Karıncanın yuvasına doğru binbir güçlükle gideceği yolu görürsünüz. Onu avucunuza alıp gideceği yere bıraksanız ona acaba iyilik mi yapmış olacaksınız?
Bazen bir insana iyilik yaparken en büyük kötülüğü yaparsınız. O karıncanın yolunu kısaltabilir, yorulmasını engelleyebilirsiniz belki ama en büyük engellemeniz o karıncanın yoludur. Çünkü hayat bir yolculuktur. İnsan yolda öğrenir. Yolculuğun kendisi varılacak yerdir bazen.” ''



Al başa tekrar tekrar oku... Işık ve Sevgiyle sonsuz bir demle...
Ben karanlıklarda aykırı ışıklarımla
                                            dönüyorum

Gecenin yırtılmış elbisesinden dökülen avuçlarıma
                                                       savruluyor
Azade çığlıklarla...

Çevrimdışı akzambak

  • 1.nesil
  • *
  • İleti: 171


Damlanın, deryaya yolculuğudur hayat.. Ve illa ki her damla, bilmem hangi zamanda ve bimekan,
ulaşacaktır deryaya..

Sonsuzluk notalarının dönüştürücü büyüsüyle, içimizde giderek güzelleşen ve içinde güzelleştiğimiz...

Beden içre soluklanırken, ölmeden evvel ölebilmek demine ulaşarak, yolculuğun keyfini çıkarabilmek
için her dem yolumuzu aydınlatan O IŞIK, imanım kadar eminim ki bu savaşın galibini Sevgi eyleyecektir.

Yeter ki, kulağa tıkanmış pamuğa benzeyen ten gözünün ötesine geçilebile...

Işık ve sevgiyle...
"Sesini değil, sözünü yükselt. Yaprakları yeşerten yağmurlardır, gökgürültüleri değil."

 

Benzer konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
14 Yanıt
26647 Gösterim
Son İleti 21 Mart 2007, 11:58
Gönderen: nurefsan
0 Yanıt
15222 Gösterim
Son İleti 16 Mayıs 2007, 21:09
Gönderen: Shalamar
2 Yanıt
69795 Gösterim
Son İleti 27 Mayıs 2007, 20:14
Gönderen: Shalamar
0 Yanıt
30078 Gösterim
Son İleti 16 Haziran 2008, 00:36
Gönderen: Shalamar
2 Yanıt
5185 Gösterim
Son İleti 15 Kasım 2008, 00:52
Gönderen: Shalamar
4 Yanıt
9328 Gösterim
Son İleti 05 Ocak 2009, 11:05
Gönderen: akzambak
13 Yanıt
14252 Gösterim
Son İleti 09 Kasım 2009, 16:42
Gönderen: Krizalit Kristalin

usa online pharmacy