Gönderen Konu: RÖPORTAJ: 150 bin seveni 'İrembağı'nda buluştu  (Okunma sayısı 11001 defa)

Çevrimdışı Shalamar

  • Melek Tozları
  • *
  • İleti: 705
Mesaj, SÛR bölümüne taşınmış ve düzenlenmiştir. [Melek Tozları]


İlhan İrem, 5 yıllık bir aradan sonra 'Cennet ilahileri' adını taşıyan bir albüm çıkardı. Müzik piyasasına karşı albüm yapmayarak 'sessiz direniş' sergileyen İlhan İrem'in 150 bine yakın hayranı ise 15 yıldır 'İrembağı' adını verdikleri sanal ortamda buluşuyor

En son albümünüz 2001'de yayınlandı. Neden piyasadan bu kadar uzak kaldınız?

Sadece piyasadan uzak kaldım. Müzikten ve sanattan kopmadım. Uzak olduğumu söylediğiniz son 15 yılda 14 albüm yayınladım, "piyasa" dediğiniz ortamı kendim için yanlış buluyorum. Bu nedenle, sadece fiziğimi geri çektim. Belki alışıldık bir durum değil... O yüzden yadırganıyor.

Bir kırgınlık var. Kimlere kırıldınız?

"Küskünler Ordusunun Başkomutanı" gibi yazılar, bana sorulmadan yapılan yorumlar var. Kimseye kırgınlığım, küskünlüğüm yok. Bu benim seçimim, tercihim.

Bu kırgınlığı hayranlarınız hak ettiler mi?

Kırıldığım hiç kimse yok. Haksızlık ettiğimi söylediğiniz hayranlarım, 1985 yılında "İrembağı" adında bir birliktelik kurdular. Yurtiçinden ve yurt dışından 150 bini aşkın dinleyici, internet ortamında sürekli haberleşiyorlar. Bu nedenle, İlhan İrem albümleri yıllardır, hiç reklamsız, tanıtımsız, yüzbini aşan satışlara ulaşıyor. Böylece, rakamsal anlamda, "Piyasadan Çekilmek" gibi bir konu da olmadığı görülüyor. Bu bir "Sessiz Direniş" tir. Ama toplumdan aldığı yanıt oldukça kalabalık ve hiç sessiz değil. Şaşırtıcı olan, 15 yıldır televizyonlara, radyolara, bir kaç istisna dışında, gazetelere röportaj vermeyen bir sanatçının, 33 yıldır ayakta olması ve üretimlerini sürdürmesidir. Sanatın tek vitrini olarak medyayı görenler, her türden reklam bataklığı içinde boğulanlar, "böyle de olabilir" gerçeğini anlayamazlar.

Albümün adı neden Cennet ilahileri...

"Cennet İlahileri" müzikal yolculuğumun bugün vardığı doruktur. İnsanlık onurunun, hoşgörünün, sevginin yitirildiği karanlık dünyaya, birer saatlik dinleyiş sürelerince yaktığımız sonsuz ışıktır. Medeniyetlerin ve dinlerin buluşması. "Cennet İlahileri" ruhları ve beyinleri boş olmayanlar için, düşüncesi ne olursa olsun, gözlerini dolduracak, yüreğimizden kopmuş bir yapıt. Cennet İlahileri'nde, duru, saf sevgiyi, İlahi Aşk'ı anlatıyorum.

'Cennet İlahileri'nde rock ezgileriyle bezenmiş mistik gezinmeleri harmanlamayı nasıl başardınız?

Bu albüm, şiirsel ve müzikal açılımlarıyla bir devrim niteliğinde. Ama, bir anda akla gelen farklılık değil... Daha önceki yapıtların ulaştığı özel bir atmosfer.

"Hak Aşığı" derken kendinizi mi kastediyorsunuz? Yoksa bir Hak Aşığı'nın duygularını mı yansıtıyorsunuz?

Bütün köktendinci, şeriatçı yobazlıklara karşı olan, antiemperyalist, Kemalist, Laik Cumhuriyetçiyim. Ve, hayatın, sonsuz sevgi deryalarının, kainatın mucizelerine yayılan, gerçek bir Hak Aşığı'yım.

Kendinizi uzak kaldığınız dönemde tasavvufa mı verdiniz?

Tasavvuf ilgi alanlarımdan birisi. Müziğime pekçok yansımaları var. Ancak ötesinde, dinlerin yarattığı ayrılıkları da aşan Herşeyi kaplayan ve herşeyden azade bir inanç içindeyim.

Çok değişik bir müzik tarzı sergilediğinizi görüyorum. Buna bir isim takın desem ne koyardınız ismini?

İlk günden bu yana 33 yıldır "İlhan İrem Müziği" yapıyorum.

Bu güzel sohbet için teşekkür ederim...

Işık ve sevgiyle...

05.06.2006
Vatan Gazetesi, Ateş ÇELİK

Çevrimdışı Shalamar

  • Melek Tozları
  • *
  • İleti: 705
RÖPORTAJ: 150 bin seveni 'İrembağı'nda buluştu
« Yanıtla #1 : 11 Haziran 2006, 05:16 »
Bu röportajın etkisi var mı bilemiyorum ama hem forumda hem de mail grubunda mesajlar birden kesildi.

'"Bütün köktendinci, şeriatçı yobazlıklara karşı olan, antiemperyalist, Kemalist, Laik Cumhuriyetçiyim." diyen bir kişi, nasıl ilahi söyler?' gibi bir akıl karışıklığının eseri mi acaba? Bu akıl karışıklığının en güzel çözümü, İlhan İrem'in daha önce yazdıklarında, söylediklerinde... Biraz zaman ayırıp bu yazıların okunmasında büyük fayda var.

Yukarıdaki röportajın, gazetenin kendi sitesine linki aşağıdaki gibidir:
http://www.vatanim.com.tr/root.vatan?exec=gulumse_detay&hkat=1&hid=9704

Işık ve Sevgiyle...

Çevrimdışı Damn

  • ..
  • *
  • İleti: 60
Ynt: RÖPORTAJ: 150 bin seveni 'İrembağı'nda buluştu
« Yanıtla #2 : 11 Haziran 2006, 12:30 »
Bu açıklamasını farketmemiştim, hatırlattığın için teşekkürler...

Ne olursa olsun İlhan İrem'in, böylesine hassas bir konjonktürde, bu konuda görüş belirtmemesi gerekirdi.

Riskleri nedeniyle ayrıntıya girmeyeceğim, şu kadarı yeter sanırım: ya din içi zamanda yaşarsınız, ya da dünyevi olan dindışı zamanda...

Bir Alman atasözü vardır:

"Güç sessizlikte gizlidir..."

Damn
Kendi isteğiyle üyeliği durdurulmuştur.

Çevrimdışı Shalamar

  • Melek Tozları
  • *
  • İleti: 705
Ynt: RÖPORTAJ: 150 bin seveni 'İrembağı'nda buluştu
« Yanıtla #3 : 11 Haziran 2006, 13:49 »
Sevgili Damn,
İlhan İrem bu konudaki görüşünü her daim belirtmiştir. Kitaplarında, güftelerinde, yazılarında, söyleşilerinde... En basitinden "Cennetin Kıpırtıları" başlıklı yazısına bir göz atabilirsiniz.

İlhan İrem bu kimliğini, düşüncesini, tavrını hiç bir zaman gizlememiştir. Ancak, son albüm nedeniyle, İlhan İrem'in duruşunu halen görememiş, anlayamamış olanlar için, ortada dolaşan "Cat Stevens/Yusuf İslam" benzetmelerine karşı görüş belirtmesi, akıl aydınlatmak için bence çok iyi olmuştur.

Bu aşamada "bu konuda görüş belirtmemesi gerekirdi" düşüncenize katılmıyorum. Takdir edersiniz ki, okumayan, araştırmayan bir yapımız var... Ve bu kesimin de görüşler konusunda aydınlatılmaya ihtiyacı...

Işık ve Sevgiyle...

Çevrimdışı hayaletdansi

  • ..
  • *
  • İleti: 34
    • http://www.historicalsense.com/
Ynt: RÖPORTAJ: 150 bin seveni 'İrembağı'nda buluştu
« Yanıtla #4 : 11 Haziran 2006, 15:10 »
Bence de yerinde bir açıklama olmuş ,yanlış anlaşılmasın İrem'in böyle bir tutum , düşünçe içerisinde olduğunu ve bu tutmunundan zerre kadar  taviz vermediğini _ özellikle son albümü için _ bir çok İrem severi gibi ben de adım gibi biliyordum ama dediğim gibi özellikle son albümüyle ayyuka çıkan bazı yanlı anlaşılmalara , haksız eleştirilere yerinde ve anlaşılır bir cevap olmuş.
Bir Şuh_İ Sitemkar

Çevrimdışı Damn

  • ..
  • *
  • İleti: 60
Ynt: RÖPORTAJ: 150 bin seveni 'İrembağı'nda buluştu
« Yanıtla #5 : 11 Haziran 2006, 23:16 »

Değerli Shalamar,

Bu “Yusuf İslam” benzetmesi konusunda haklı olabilirsiniz, aklımı korumak için yaklaşık 12 yıldır gazete okumuyorum ve National Geographic haricinde TV seyretmiyorum.

Ancak ben başka bir şeyi kastetmeye çalışmıştım: son derece sancılı bir dönemden geçtiğimizin sizde farkındasınızdır umarım, kutupsuz dünyanın patronu A.B.D, “Büyük Ortadoğu Projesi” nin bir parçası olarak burnumuzun ucundaki bir ülkede tarihin gördüğü en eşitsiz savaşlardan birisini yapıyor, okyanus aşırı Hıristiyan bir ülke, Müslüman bir ülke halkının onurunu kırdı ve gözümüzün önünde hala işkencelerine devam ediyor... Dahası bir diğer İslam ülkesi olan İran’a yapılacak saldırı ise sonbahar takvimini bekliyor.

Şımarık ve zengin Batının İslam = Terörizm ideolojik manipülasyon kampanyası hala bitmedi, geçenlerde bir Avrupa web sitesinde chat yaparken, diğer oturumcular bir İslam ülkesi mensubu olduğumu öğrendiklerinde, şaka yolluda olsa, “terörist” yaftasını hemen boynuma yapıştırdılar.

Tüm bu gelişmelere paralel olarak ülkemizde ise, bundan birkaç yıl önce ülkenin “milli güvenliğine aykırı” konuşmaları nedeniyle hapis cezasına çarptırılan fundamentalist bir parti mensubunun liderliğindeki bir kadro, şimdi Pentagon’un derin tavsiyeleri (ve muhtemelen açıktan desteği ile) “nizama gelerek” Batı’nın Hıristiyan Zenginler Kulübüne girmeye çalışıyor...

Bu durumda seküler Hıristiyan batının mesajı şu değilmidir ? Ya temel değerlerinizden ve doğuya ait kimliğinizden taviz vererek “nizama gelirsiniz”, ya da mahşer yerine çevirmeye başladığımız ülkelerle aynı kaderi paylaşırsınız.

O halde tüm bu keskin manipülasyon ve kutuplaşmaların arasında başka bir yol yok mu ?

İnsanlığın en eski geçmişinden beri gelen “eşitlik, özgürlük, demokrasi” özlemini temsil etmek  için illa bir döneme damgasını vurmuş bir doktrinin formasını giymek zorundamıyız ?

Son olarak Lenin ve arkadaşlarının Ekim 1917’de “dünyayı sarsan” devrimi olmasaydı, ülkemizin tarihinin bambaşka bir rota izleyebileceğini hatırlatmak isterim.

Yaşadığımız tarih, sadece, “olası tarihlerden” birisidir.

Damn


Kendi isteğiyle üyeliği durdurulmuştur.

Çevrimdışı morton

  • 1.nesil
  • *
  • İleti: 8
Ynt: RÖPORTAJ: 150 bin seveni 'İrembağı'nda buluştu
« Yanıtla #6 : 13 Haziran 2006, 16:27 »
İREM ŞEHRİ

 

1990'lı yılların başında dünyanın tanınmış gazeteleri çok önemli bir arkeolojik bulguya "Muhteşem Arap Şehri Bulundu", "Efsanevi Arap Şehri Bulundu", "Kumların Atlantisi Ubar" başlıklarıyla yer verdiler. Bu ilginç arkeolojik bulguya daha önemli hale getiren, isminin Kuran'da anılıyor olmasıydı. O güne kadar Kuran'da bahsi geçen Ad kavminin bir efsane olduğunu veya hiçbir zaman bulunamayacağını düşünen birçok kişi, bu yeni bulgu karşısında hayrete düştü. Kuran'da sözü edilen bu şehri bulan kişi, amatör bir arkeolog olan Nicholas Clapp idi.

Bir Arap tarihi uzmanı ve belgesel yapımcısı olan Nicholas Clapp, Arap tarihi üzerine yaptığı araştırmalar sırasında, 1932 yılında İngiliz araştırmacı Bertram Thomas tarafından yazılmış Arabia Felix adında bir kitaba rastlamıştı. Arabia Felix Romalıların Arap Yarımadası'nın güneyinde bulunan ve günümüzdeki Yemen ve Umman'ı kapsayan bölgeye verdikleri isimdi. Bu bölgeye Yunanlılar "Eudaimon Arabia", Ortaçağdaki Arap bilginleri ise "El-Yemen es-Saiyd" ismini veriyorlardı. Bu isimlerin tümü "Mutlu Yemen" anlamına geliyordu. Çünkü eski zamanlarda bu bölge, Hindistan ve Kuzey Arabistan arasında yapılmakta olan baharat ticaretinin merkezi durumundaydı. Ayrıca bölgede yaşayan kavimler "kehribar" isminde nadir bulunan ve o zamanlar altın değerinde olan çam ağacı reçinesinin üretimini yapıyorlardı.

Kitabında bu bilgilere kapsamlı olarak yer veren İngiliz araştırmacı Bertram Thomas, Ad kavminin yaşadığı Ubar kentinin kalıntılarının bulunduğu bölgeye bir araştıma gezisi yapmıştı. Gezisi sırasında çölde yaşayan Bedeviler, Umman'ın sahile yakın bir yerinde bulunan bu bölgede, eski bir patika yolu göstermişler ve bu patikanın Ubar isimli çok eski bir şehre ait olduğunu anlatmışlardı.


Yukarıdaki uydu fotoğraflarında Arap Yarımadası'nın güneyinde yer alan Ürdün'den bir kesit görülmektedir. 1992 yılında NASA'nın uzaydan görüntülediği Ubar Şehri'ne ait fotoğraflarda, antik çöl yollarına ait izler tespit edilmiştir. Kuran'da 1400 yıl önce haber verilen Ad kavmi, günümüzün teknolojik imkanları ile bir Kuran mucizesi olarak ortaya çıkmıştır.
Ubar'da yapılan kazılarda Kuran'da belirtilen şekliyle birçok sanat yapıları ve yüksek medeniyet eserleri bulundu. İngiliz araştırmacı, Ubar'ın varlığını kanıtlamak için iki ayrı yola başvurdu. Önce Bedeviler tarafından var olduğu söylenen patika izlerini buldu. NASA'ya başvurarak bu bölgenin resimlerinin uydu aracılığıyla çekilmesini istedi. Daha sonra da California'da Huntington Kütüphanesi'nde bulunan eski yazıtları ve haritaları incelemeye başladı. Kısa bir araştırmadan sonra Mısır-Yunan coğrafyacısı Batlamyus tarafından MS 200 yılında çizilmiş bir harita buldu. Haritada, bölgede bulunan eski bir şehrin yeri ve bu şehre doğru giden yolların çizimi gösterilmişti. Bu arada NASA'nın çektiği resimlerde, yerden çıplak gözle görülmesi mümkün olmayan, ancak havadan bir bütün halinde görülebilen bazı yol izleri ortaya çıkmıştı. Hem eski haritada belirtilen yollar hem de uydudan çekilen resimlerde görülen yollar birbirleriyle kesişiyorlardı. Bu yolların bitiş noktası ise eskiden bir şehir olduğu anlaşılan geniş bir alandı.

Böylece Bedevilerin sözlü olarak anlattıkları hikayelere konu olan efsanevi şehrin yeri bulunmuş oldu. Yapılan kazılarda kumların içinden eski bir şehrin kalıntıları çıkmaya başladı. Bu nedenle de bu kayıp şehir "Kumların Atlantisi Ubar" olarak tanımlandı.

Bu eski şehrin Kuran'da bahsedilen Ad kavminin şehri olduğunu kanıtlayan asıl delil ise şehrin kalıntılarıydı. Yıkıntıların ilk ortaya çıkarılışından itibaren, bu yıkık şehrin Kuran'da bahsedilen Ad kavmi ve İrem'in sütunları olduğu anlaşılmıştı. Zira kazılarda ortaya çıkartılan yapılar arasında Kuran'da varlığına dikkat çekilen uzun sütunlar yer alıyordu. Kazıyı yürüten araştırma ekibinden Dr. Juris Zarins de, bu şehri diğer arkeolojik bulgulardan ayıran şeyin yüksek sütunlar olduğunu ve dolayısıyla bu şehrin Kuran'da bahsi geçen Ad kavminin kenti İrem olduğunu söylüyordu. Kuran'da, İrem'den şöyle söz ediliyordu:

Rabbinin Ad (kavmin)e ne yaptığını görmedin mi? 'Yüksek sütunlar' sahibi İrem'e? Ki şehirler içinde onun bir benzeri yaratılmış değildi. (Fecr Suresi, 6-8)

Görüldüğü gibi Kuran'da geçmişle ilgili verilen bilgilerin tarihsel bilgilerle böylesine bir mutabakat içinde olması, Kuran'ın Allah Kelamı olduğunun ayrı birer delilidir

Çevrimdışı cagriaga

  • 1.nesil
  • *
  • İleti: 61
    • cagriaga.com
Ynt: RÖPORTAJ: 150 bin seveni 'İrembağı'nda buluştu
« Yanıtla #7 : 22 Ağustos 2006, 23:35 »
İlhan İrem herzaman sadece fiziki olarak "ortalık"ta bulunmayan bir sanatçıdır. Herzaman fikirleri ve duygularıyda hep aramızdaydı zaten. İlhan İrem'in Atatürkçü,laik,geri kafalı şeriatçılara karşı olduğunu bilmeyen bir "sevecen" ya da en azından "sevecen adayı" yoktur gibime geliyor. Dolayısı ile bence bu röportajında da böyle bir cümle sarfetmesi yanlış değil. Hatta bence çok da iyi olmuş. Sonuçta herkes İlhan İrem'in ilâhi söylediğini duyduğunda "aha işte bi Yusuf İslam daha geldi" demeleri İlhan İrem'i yanlış tanımaları anlamına gelir. Kendisini "Hak Aşığı" olarak tanımladıktan sonra bunu söylemesi kendisinin "din ile siyaseti karışmayan" bir kişi olduğunu gösterir. Özellikle "din" ile oy toplanan, ülke yönetmek için dinin sömürüldüğü bir memlekette yani Türkiye'de bence en çok ihtiyacımız açıklamalar bunlar.
Saygılar;

Çevrimdışı Damn

  • ..
  • *
  • İleti: 60
Ynt: RÖPORTAJ: 150 bin seveni 'İrembağı'nda buluştu
« Yanıtla #8 : 23 Ağustos 2006, 11:38 »

Değerli Cagriaga,

Burada Şeriat veya (şeriatçı) ifadesini herkes gibi yanlış kullanıyorsunuz:

"İslam yanlızca bir inançlar bütünü değildir, kapsayıcı bir düzen, bütünsel bir düzendir, 'nizamdır' hayatın her veçhesini kucaklayan kapsayıcı bir düzendir" (Oliver Roy'dan aktaran: Fatmagül Berktay: Tek Tanrılı Dinler Karşısında Kadın). Şeriat budur ve tüm diğer politik programların ötesinde Allah kelamıyla kendi programına sahiptir.

İslamın "hayatın her veçhesini kucaklayan" özünü maskeleyen ve onu kişinin subjektif tercihine hapseden kapitalist laisizmdir.

Ama İslam'ın özünü doğru kavrayabilmemiz için önce onu kurumsal İslamcı' lardan kurtarmamız ve sonra da bilge bir bakışla yeniden el almamız gereklidir.

Saygılarımla,

Mustafa Çölkesen


Kendi isteğiyle üyeliği durdurulmuştur.

Çevrimdışı cagriaga

  • 1.nesil
  • *
  • İleti: 61
    • cagriaga.com
Ynt: RÖPORTAJ: 150 bin seveni 'İrembağı'nda buluştu
« Yanıtla #9 : 08 Eylül 2006, 01:34 »
Biz; yani ben ve o bahsi geçen "herkes", bence yanlış kullanmıyoruz...
hemen açıklayayım:
nasıl ki "hizbullah" kelimesi "Allah'ın askeri" anlamına geliyor.(Ben böyle biliyorum bir yanlışım varsa lütfen düzeltin)
Ancak kime sorsanız "hizbullah"ın bir terör örgütü olduğunu söyler.
işte bu da öyle:
ben şeriatın ne olduğunun farkındayım;
ancak şeriatçı kelimesi günümüzde devletin yönetim şeklinin şeriata göre yapılması gerektiğine inananlar için söylenen bir kelimedir. İlhan İREM'in de dediği gibi "şeriatçı yobazlıklar"dır bizim bahsettiğimiz konu...
Evet kelime anlamı olarak şeriat kullanıldığı anlamda değildir..Ancak Şeriat ve Şeriatçı kelimeleri bugün o anlama gelmektedir.
Benim ve diğer insanların kullanma amacı da budur..
Saygılarımla;
cagriaga


 

Benzer konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
28 Yanıt
20115 Gösterim
Son İleti 07 Şubat 2007, 17:43
Gönderen: disciple_of
2 Yanıt
35274 Gösterim
Son İleti 18 Kasım 2006, 13:39
Gönderen: ergin
0 Yanıt
74858 Gösterim
Son İleti 12 Aralık 2006, 00:07
Gönderen: Melek Tozları
0 Yanıt
5717 Gösterim
Son İleti 28 Ocak 2007, 18:07
Gönderen: Melek Tozları
1 Yanıt
10348 Gösterim
Son İleti 03 Haziran 2007, 23:07
Gönderen: meleksi
0 Yanıt
29789 Gösterim
Son İleti 01 Aralık 2011, 13:10
Gönderen: ISIK YOLCUSU
0 Yanıt
66699 Gösterim
Son İleti 30 Ağustos 2013, 13:04
Gönderen: ISIK YOLCUSU

usa online pharmacy