Gönderen Konu: KİTAP: Ölümsüz Ozan: İlhan İrem  (Okunma sayısı 126476 defa)

Çevrimdışı KORIDOR

  • 1.nesil
  • *
  • İleti: 99
    • Bulutsu
KİTAP: Ölümsüz Ozan: İlhan İrem
« : 18 Ekim 2008, 14:47 »
(http://www.melektozlari.com/grafikdepo/Kitap_Olumsuz_Ozan.jpg)

Aynı uzayları paylaşan bizleri, anlamayan ya da anlamaktan kaçınan kalabalıkların, yine anlamakta zorlanacağı bir huzme!

Işık Dost'un 35. Sanat yılına tekabül eden bu yıl içerisinde peşpeşe yayınlanan İlhan İrem kitaplarına, nitelikli bir çalışma daha katılıyor. Hakan Taştan ve Ersin Kamburoğlu'nun, İlhan İrem'in açtığı kapılardan gördüklerini, kendi (üçüncü) gözleriyle gördüklerini, hissettiklerini, itinalı araştırmalı metinleriyle biraraya getirdikleri Ölümsüz Ozan: İlhan İrem isimli kitabın dağıtımı haftaya tamamlanıyor. Her hissediş farklıdır ama tüm bunların yanında belki göremediklerimiz de vardır. Ölümsüz Ozan bu açıdan bir rehber niteliği de taşımakta.

İlk hareketin bugün Açık Radyo'da Naim Dilmener'in programına Hakan Taştan'ın konuk olmasıyla gerçekleşen kitaba dair ikinci hareket, 26 Ekim 2008 Pazar günü Ankara'da gerçekleşecek olan imza günü.

www.olumsuzozan.net

Sevgiyle,



[Yönetici notu: Kitap kapağı görseli eklendi]

Çevrimdışı ISIK YOLCUSU

  • 1.nesil
  • *
  • İleti: 232
    • Işık ve Sevgiyle
Ynt: Ölümsüz Ozan: İlhan İrem
« Yanıtla #1 : 19 Ekim 2008, 02:35 »
''Ölümsüz Ozan''


''KÜNYE

Ölümsüz Ozan: İlhan İrem
Hakan Taştan & Ersin Kamburoğlu

İnceleme – Yaşam Öyküsü

Cinius Yayınları
Babıali Caddesi, No.14 Cağaloğlu – İstanbul
Tel: (0212) 528 33 14 – (0212) 527 79 82

Yayına Hazırlayan: Zeynep Gülbay
Kapak Tasarımı: Diren Yardımlı
İç Tasarım: Mert Musaoğlu & Diren Yardımlı

Birinci Baskı: Ekim, 2008

ISBN 978-605-4034-53-6

© Hakan Taştan – Ersin Kamburoğlu, 2008




ARKA KAPAK METNİ

Ölümsüz Ozanın müziğini dinleyenler, Anka kuşunun yolculuğuna tanıklık eder, Simurg’un kanat seslerini duyar. Zihinlerin bilinmeyen dehlizlerinde yankılanır Orfeus’un ezgisi…

Yol boyunca toprağa, suya, uzaya serptiği tohumların - şarkıların izine düşenler, içsel koridorlarının çıkış kapılarını aralar, sonsuzluklara kanat çırparlar. Çünkü şarkıları yalnızca müzikal yetkinliğinin dışa vurumu değil, onlara kulak verenlerin kâinatlara yelken açtığı limanlardır.

Bu kitap, safiyane hissedişlerle ve yaşanan yürek büyüleriyle anlamların çok ötesine erişen şarkılardaki anlatıların; kadim öğretilerde, din kitaplarında, dünyanın ayrı ayrı köşelerinde ortaya çıkmış mitolojilerde izlerini sürmektedir. İlhan İrem’in hayat öyküsünden yola çıkarak, 35 yıllık sanat hayatında oluşturup geliştirdiği felsefenin ipuçlarını araştırmaktadır.''






Işık ve Sevgiyle
ISIK YOLCUSU
Ben karanlıklarda aykırı ışıklarımla
                                            dönüyorum

Gecenin yırtılmış elbisesinden dökülen avuçlarıma
                                                       savruluyor
Azade çığlıklarla...

Çevrimdışı ISIK YOLCUSU

  • 1.nesil
  • *
  • İleti: 232
    • Işık ve Sevgiyle
Ynt: Ölümsüz Ozan: İlhan İrem
« Yanıtla #2 : 19 Ekim 2008, 19:03 »
Kitapla ilgili eksik bilgi verdiğim için affola. Kitapla ilgili diğer bilgi aşağıdaki gibidir:



''Bu yıl, müzikte 35inci yılını kutlayan İlhan İrem ve yıllardır en ince detaylarına kadar özenle çalışarak oluşturduğu müzikal yolculuğu hakkında detaylı bilgiler ve yorumlar içeren “Ölümsüz Ozan: İlhan İrem” isimli kitap, bu yolculuğu tek başına irdelemiyor. Bütün yolculuğunu çoklu anlamlarıyla ortaya çıkaracak ayrıntıları kadim metinlerden yararlanarak yorumluyor.

Hayatıyla ilgili önemli ayrıntıları, şarkılarında anlattıklarının arka planlarını merak edenlerin, felsefi ve mistik anlatımlarına ışık tutacak çeşitli metinlerle İlhan İrem okumaları yapmak isteyenlerin ilgiyle okuyacakları “Ölümsüz Ozan: İlhan İrem” Ekim 2008’de okuyucuyla buluşuyor. İlhan İrem gerçeğine bütüncül bir bakış için…

Kitapla ilgili detaylı bilgi, çok yakında www.olumsuzozan.com web adresinden edinilebilir.''
Ben karanlıklarda aykırı ışıklarımla
                                            dönüyorum

Gecenin yırtılmış elbisesinden dökülen avuçlarıma
                                                       savruluyor
Azade çığlıklarla...

Çevrimdışı ISIK YOLCUSU

  • 1.nesil
  • *
  • İleti: 232
    • Işık ve Sevgiyle
Ölümsüz Ozan: İlhan İrem
« Yanıtla #3 : 31 Ekim 2008, 22:02 »
ÖLÜMSÜZ OZAN

Heyecanla beklediğim ve açık açık dile getirdiğim bir cümle vardı bu kitap için ''Bilirim beklenti bir zehirdir lakin bu zehri bu kitaba olan düşüncelerim için içiyorum.''.  Şimdi ise dudaklarımdan dökülen cümle '' Her zehir böylesine güzel tat verse.''. 

Kitabı o kadar çok açıdan değerlendirebiliriz ki; açılımlarıyla, hissiyatıyla, amatör bir ruhla yapılmış profesyonel kurgusuyla bir çok yönden ele alabiliriz. Her değerlendirmemiz ise bana göre oldukça yüksek not alacaktır. İlhan İrem'e dair, ''Işık ve Sevgiyle'' felsefesine dair yapılmış araştırmalar ve çıkarımlar ise kitabın ayrı bir tadı ayrı bir güzelliği...


Kitabın ilk sayfasını araladığım an bir şeyi daha farkettim son sayfasındayım! Yalın bir dille okuyucusunu içene sürükleyen, sürükledikçe yeni pencereleri açan (Pencereleri genişleten) başarılı bir kitap ''Ölümsüz Ozan''. Okuyucusuna en anlaşılır şekilde sunulmuş düşünceler, hissiyatlar. Bugüne kadar bir çok metine rastladım sonsuzluk notalarıyla ilgili lakin en can alıcı biçimiyle bu kitap insanı bir doyuma büyük bir hazla ulaştırıyor. ''İlmek ilmek'' dokunan bir el işi, yürek seslenişi...

Kitabın isminden de anlaşılacağı gibi İlhan İrem'in ölümsüzlüğüne dair kıpırtıları görmek hiç uzak değil yürek gözüyle okuyanlara. Bir şarkının, röportajda geçen bir cümlenin hangi anlamlar içinde hangi dokunuşlarda olduğunu aralayan, sislere vuran ince bir rüzgar misali bir haykırış! Adı üstünde ''Ölümsüz Ozan''. Ebedi kapıların aralığından yansıyan bir ışık huzmesi.

''Boşluklarda sorular sorular sorular...'' derken bir cevap niteliğinde. ''Pencere, Köprü, Ve Ötesi'' albümlerinin irdelenmesine başlanmasıyla elden bırakılamayacak bir hal alıyor. ''İlhan-ı Aşk'', ''Koridor'' ve ''Seni Seviyorum'' albümlerine olan bakış açışıyla tavan yapan nokta atışlarıyla yeni evrenleri sunuyor.

Girdim yürek koridorlarıma bir yansımanın huzuruyla
Bir sesleniş oldun yüreğime kelimelerle dile gelmeyen yaşanmışlıklara...


Kitap bir defa okunup raflarda ki yerini alamayacak kadar güzel, sindire sindire okunulması gerekiyor. Kitapta ki açılımları yapmak bunları dile getirmek ve kitlelere sunmak her yiğidin harcı olmadığını düşünüyorum ve bu açıdan da yazarlarımıza ayrıca bir teşekkürü borç biliyorum.

'' İKİNCİ EK BÖLÜM: DİĞER ŞARKILAR'' bölümünde ise İlhan İrem'in şarkı sözlerine rastlıyoruz ama pek bilmediğimiz sözler. Diğer sanatçılara verilmiş parçalar belki de birçoğumuzun bilmediği!

Sözün özü bu kitabı, İlhan İrem dinleyen, ''Işık ve Sevgiyle'' felsefesine gönül vermiş her yüreğin dikkatli bir şekilde okuması ve incelemesi gerekiyor. Benim nacizane fikrim bu yönde.

''Sefa bir kitap için bu kadar övgüyle bahsedilir mi, hiç mi eksisi yok'' diyorsanız şunu diyebilirim. Çok uzundur böylesine zevk alarak okuduğum bir kitap hatırlamıyorum ve bütün övgüleri hak ediyor. Acaba eksik mi anlattım diyorum ve kitaba dair düşüncelerime virgül koyarak şimdilik burada sonlandırıyorum.


Işık ve Sevgiyle...
ISIK YOLCUSU
Ben karanlıklarda aykırı ışıklarımla
                                            dönüyorum

Gecenin yırtılmış elbisesinden dökülen avuçlarıma
                                                       savruluyor
Azade çığlıklarla...

Çevrimdışı Le temps

  • DMT
  • *
  • İleti: 44
Ynt: KİTAP: Ölümsüz Ozan: İlhan İrem
« Yanıtla #4 : 09 Kasım 2008, 14:05 »

Kitap ayracı gerektirmeyen, bir solukta okunabilecek ama bir solukta bitirilmek istenmeyecek türden bir kitap.

İlham İrem şarkılarının fantastik unsurlar, mitoloji ve dini motiflerle birlikte anlatımı.

Pencere, Köprü, Ve Ötesi’nin ayrı başlıklar altında incelenmiş olduğu kısımlardaki kurgusal anlatım sade ve bir o kadar büyüleyici.

Ünlü mitolojik karakter Orpheus’un Eurydike’ye olan aşkının, İlhan İrem şarkılarıyla sarmalanarak anlatıldığı mitte yazar yazı’n yetkinliğini de göstermiş.

Kitabın bence, kendi eleştirisinin -değerlendirmesinin- yapılmış olduğu giriş kısmının son satırında yer alan “….başkaları da ben gibi sevebilsin diye seni” sözü yazılma amacını da açıklıyor.

Hayatta olan bir kişi hakkında kitap yazmak hayli zorken; bunca seveni, izleyeni bulunan bir sanatçı ve tüm bunların yanında sevenlerinin yüreğinde, kendisinin ve üretimlerinin farklı farklı tanımları, anlamları olan İlhan İrem hakkında bir kitap yazmak çok daha zor olmalı. Bu nedenle yazarları, emek en çok da özgüven gerektiren bu işi ve bence kitabın diğer amacı olan “yeni bir bakış açısı sunabilmeyi” başardıkları için kutluyor ve teşekkür ediyorum.

Çevrimdışı akzambak

  • 1.nesil
  • *
  • İleti: 171
Ölümsüz Ozan: İlhan İrem
« Yanıtla #5 : 11 Kasım 2008, 16:30 »
11 Kasım 2008 tarihinde Birgün Gazetesi’nde yayınlanan, Evrim Kepenek'in söyleşisi,
“Ölümsüz Ozan: İlhan İrem” isimli kitabın yazarlarından Hakan Taştan ile gerçekleştirilmiştir.
Bu söyleşide yazar, kitap ve İlhan İrem hakkındaki görüşlerini açıklıyor.

http://www.birgun.net/culture_index.php?news_code=1226360093&day=11&month=11&year=2008
"Sesini değil, sözünü yükselt. Yaprakları yeşerten yağmurlardır, gökgürültüleri değil."

Çevrimdışı KORIDOR

  • 1.nesil
  • *
  • İleti: 99
    • Bulutsu
Ynt: KİTAP: Ölümsüz Ozan: İlhan İrem
« Yanıtla #6 : 16 Aralık 2008, 01:48 »
2008 Haziran'ı öncesinde, Işık ve Sevgiyle 35 Yıl / İlhan İrem Paneli maksadıyla biraraya gelip tanıştığım Hakan Taştan'dan kitabın adını öğrendiğimde içimde bir heyecan başlamıştı bile. Benim gözümde de İlhan İrem bir Ölümsüz Ozan değil miydi ki? Öyleydi, fakat bunun ilk kez dile gelişi ve ilk kez duymuş olmak bende büyük bir heyecan, beklenti ve merak oluşturmuştu. Bu merak ve beklenti, panelde paylaşılan, kitaptan kısa alıntı ile de daha büyüdü.

Nihayet kitap yayına girdi ve ilk okuduğum -Kitabından kahramanına mektup- ile yazarın öznelliğini ve nesnelliğini -bana göre naif bir üslubu yakalayarak- kitabın içeriğindeki her satırda hissettim. Akademik sayılabilecek bu çalışmanın öznel ve duygusal refleks olmaksızın gerçekleşmesi bu denli akıcı olamazdı. Ve bir hayranlığın yarattığı dürtü ile girişilen bu çalışma yolu, bir hayranın kitabı olmaktan çok daha öte olması için nesnel göz gerekliydi, öyle de olmuştu.

70'li yıllara ait detaylar ve bunların olaylara bağlantısı, nitelikli bir çalışmanın giriş bölümüymüş hiç şüphesiz. Ve tam da İlhan İrem'in hayatındaki değişimde gözle görülür hareketin baş göstereceği / gösterdiği, askere gidiş öncesi, askerlik dönemi ve hemen sonrasındaki zaman dilimlerine dair İlhan İrem tarihine ait bilgilerin, süreçlerin arasına giren yazara ait kişisel görüşler bir renk uyumuyla vücut buluyor. Dolayısıyla, pek çoğuna, katılmamak mümkün olmuyor.

Bu arada belirtmeliyim ki, tüm bu kitaba dair hissediş ve görüşlerimi ancak bu forum içerisinde böyle detaylı yazabilirim, çünkü her birimiz birer İlhan İrem dinleyeni, birer Seveceniz.

Sevgiliye albümüne dair bakış için, bir önceki popüler 10 yılın özel hayat özeti ve bu özetin o dönemde halen uzantılarıyla sürmesini gözönünde bulundurmak, buna okuyarak şahit olmak...Ve sonrasında merakla Bezgin'e dair açılımlara geçmek...
Bu albüme dair sık telafuz edilen köşe yazısı alıntıları ve sohbet cümleleri vardır ya;
-"İlhan İrem arabeske karşı!"
-"Bezgin, arabesk ezgilerin hakim olduğu bir çalışma.."
-"İlhan İrem'in askerlik sonrası iç dünyasındaki ve yaşadığı ülkedeki bunalım ve çıkmaz hal.." vs vs vs.
Ama en çok da arabeske karşı bir İlhan İrem'in Bezgin albümünü yapması ikilemi / tartışması / düşüncesi bence bu kitaptaki sağlam açılımlar ve bağlamlarla bir son noktayı ve artık herkesin aklına yatıp açıklayabileceği bir cevabı koyuyor önümüze...rahatlıyoruz...

Köprü...Burada, kitabından kahramanına mektup'ta hissettiğim duygusal hassasiyeti yeniden hissediyorum. Ve yeni bir şeyle beraber; edebi yetkinlik. Tasvirdeki Katastrof'un ifadesi, Işık Yolcusu'nun üstlendiği sorumluluk, algılar, his...Bahsettiğim hassasiyet ve yetkinliğin yanısıra 80'lerdeki İlhan İrem müziğini algılamadaki...belki başarı, ama daha çok huzur, mutlu bir esrime, yazara ait olan. Aynı şeyi Ve Ötesi'ne dair de söyleyebilirim.

Uçun Kuşlar Uçun'la kendini daha iyi gösterip İlhan-ı Aşk'la iyiden iyiye hakim olan "şarkı şarkı izah"lar...Belki bunları okuyana dek pek çok insan için "Dön" şarkısı sadece geri dönmek manasındaydı..Yağma Yağmur'da, yağmurun sadece gerçekten yağmur olduğu düşüncesi ya da...Veyahut Bitti...Bitti mi? Bu şarkıya dair kişisel izahın yanısıra, Cennetin Kıpırtıları'na konması için hazırlanmış gizli mesajı kitaptan "alınca", bitmediğini de bir başka açıdan zaten anlamış oluyoruz. Küçük bir dipnot: Kitabı okuyana dek bu gizli mesajdan bihaberdim.

İlhan-ı Aşk'a dair yazılanları okuduktan sonra şöyle düşündüm; Işık Yolcusu'nun, ortalama bir 10 yıllık süreçte geçirdiği kendi yolculuklarından edindiği deneyim ve birikimle ortaya çıkmış yeni bir Sevgiliye albümü versiyonu İlhan-ı Aşk.

Koridor'un tam olarak ne olduğunu, İlhan İrem'den alıntılamalar ve kişisel görüşlerle harmanlayarak aktarılmasının yanısıra yine bu albümün, aslında amacını -ve hatta misyonunu demekte de sakınca görmüyorum- güzel bir keşif gibi aktarılmış bizlere. Astral Seyahatini Pencere, Köprü ve Ötesi ile başlattığını düşündüğüm İrem'in Koridor'la bu seyahat deneyiminin, huzuruna, mistik huzuruna erdiğini okuyoruz. Meğer "iyileşmez hüzünden mistik huzura" buymuş işte.

Bir şey var kitapta, çok güzel; Geri dönüşler...Sözgelimi, Koridor'a dair yazılanlar içinde "anı" kavramından, unutulmasının gerekliliğinden bahsedilirken, yine bu konuda Köprü albümüne bir gönderme yapılması, anıların unutulmasıyla ilgili geçmiş yıllardaki şarkılardan örnekler verilmesi, İlhan İrem'in müzikal yolculuğunun büyük ve büyülü özelliğini daha çok hissettiriyor.

"Bu dünyaya bir İlhan İrem daha gelmeyecek" sözünü hepimiz biliyoruz, İrem'in kendi ağzından dile gelen. Ama ne tür bir şeye istinaden söylendiğini çok iyi biliyor muyduk? Sayfa numarası vermeyeceğim ama Koridor bölümünde bu sözden hiç bahsedilmemekteyse de, bu sözü akla direkt olarak getirici çıkarımları okuyoruz...Kitap aslında birbiriyle ilintili pek çok öğeyi bize açıklarken bazılarını da bize bırakıyor. Tıpkı yukarıda verdiğim örneğin yanısıra, birer yıl arayla yayınlanan Hayatın Üçüncü Gözü ve Krizalit Kristalin şarkılarını okuyucunun ilişkilendirebileceği gibi.

Don Kişot...Bu şarkının "neden"ini okuyunca, konserlerde "Don Kişot!" diye bağırışlarımızın, aslında belki de farkında olmadan yarattığımız bir ironi oluşturduğunu farkettim, güldüm.

Romans...Koridor'un meditasyon versiyonu...Bu tabir de tıpkı Bezgin bölümünde olduğu gibi, kafamızda oluşan ama net olarak ifade edemediğimiz fikrin yazılarda vücut bulmasıyla güzelce açıklanmış.

Seni Seviyorum ve tüm Best Of albümler de ilmek ilmek incelenerek, analiz edilerek bizlere aktarılmış. Elbetteki tüm analiz ve fikirler bu kitabın yazarları Ersin Kamburoğlu ve Hakan Taştan'ın kişisel düşünceleridir ama tüm çıkarımları, pek çok farklı kaynakları referans göstererek, destekleyerek sununca, akla gayet uygun düşüyor. Varsın bizlere dışarıdan "bakan" gözler İlhan İrem'i dinleyicilerinin gözünde saptırıcı bir yere koyduğunu zannetsin, İlhan İrem'in müzikal anlamda üstün nitelikli bir insan olmasının yanısıra, bu kitap, İlhan İrem'in özel hissedişlere sahip biri olduğunu da anlatıyor.

"Ey yazar! Olayları ve kendini terazileyemiyor, düşünce ve duyguların löpüğünü veremiyorsan, kitapları sıtmadan kavun çekirdeğine döndürmeye de kalkışmamalısın. Diyeceğim, bir kitap insanda hiçbir şey uyandırmıyorsa, onu ne diye okumalı!" (Salah Birsel / Paf ve Puf)

Bu kitabı bu yüzden okumalı. Olayları ve kendi öznelliğini terazilemiş bir anlatım ve okuyanda birşeyler uyandıracağı kesin. İlhan İrem'in 35. Sanat Yılına ve biz dinleyenlerine çok nitelikli ve ömürlük bir armağan. Temenni ediyorum ki, bu kitabı okuyan diğer arkadaşlarımız da fikirlerini paylaşsın. Emeklerini, hislerini, birikimlerini ve cesaretlerini taktir ettiğim kitabın yazarlarına teşekkürlerimi sunarım.

Sevgiyle,

Çevrimdışı od

  • 1.nesil
  • *
  • İleti: 61
    • ben nerdeyim?
Ynt: KİTAP: Ölümsüz Ozan: İlhan İrem
« Yanıtla #7 : 31 Aralık 2008, 05:19 »
Elimizde aslında bizler için çok yabancı bir şey var; İlhan İrem'i anlatan, değerlendiren, eleştiren değil irdeleyen ve inceleyen bir kitap! Biz, tek başımıza ya da forumlarda, buluşmalarda, görüşmelerde yapmaya çalıştığımızı, bu sefer bir kitapla beraber yapıyoruz. Kurulan bu yeni ilişki illa ki yeni bir şeyler söylemeyi gerektiriyor.

Kitabı okuyup bitireli hayli zaman oldu. Ama şöyle derli toplu üzerine bir şey söylemek anca bugüne kısmetmiş.

Kitabın daha ilk başlarında farkettiğim bir şey; bu bir "İlhan İrem'i tanıyalım" kitabı değildir.. Bu kitap bana şu çağrıyı yapıyordu; "Sen, İlhan İrem'i az çok bilen insan, biraz konuşalım.." İşte ben de kitaba anlattıklarımı not ettim tek tek. Ama içeriği tartışmayı daha geniş bir zamana bırakıp, şimdi sadece kitabın "kitap"lığı üzerine iki kelam edeyim.

Öncelikle zor bir iş İlhan İrem üzerine konuşmak-yazmak, evet. Ama yine daha başlarında tahminimden de zor olduğunu farkettim. Kronolojik bir hayat akışı aktarımının ötesinde; "Işık ve Sevgi" felsefesini İlhan İrem üzerinden, ayrıntıların peşine düşerek, geçmiş ile gelecek arasında bağ kurarak, tarihsel referansların izini sürerek, sanatçının sanatını, psikolojisini ve eğilimlerini de işin içine katararak, bütünlüklü bir şekilde ele alıp, aktarabilmek... Ve bunu, bu kadar geniş bir alanda kaybolmadan, ustalıkla başarabilmek...

Bu aynı zamanda, okuyucunun da bakış açısını ve değerlendirmesini yeniden düzenliyor, zenginleştiriyor... Şahsen ilk kez bu kitaptan öğrendiğim kimi bilgi ve metinlerle, bu zenginleşme kitabının sonuna kadar artarak devam ediyor. İşin düşünsel kısmı söz konusu olduğunda da, yine İlhan İrem'e dair bir kitap olmaya yaraşır bir şekilde, subjektifliğini koruyarak ve satır aralarına anlamların sızmasına müsade ederek bence çok doğru bir çizgi üzerinden gidiyor. İlhan İrem'in anlattıklarına dair, daha geniş bir görüş alanı yaratırken, bu alandaki hareketi yine okuyucunun derinliklerine emanet ediyor.

İlhan İrem'in anlatımlarını felsefi, tarihsel bir zemin üzerinde incelemek, yani "Işık ve Sevgi" çerçevesinden dışarıya (düşün ve yazın tarihine) değil, dışarıdan "Işık ve Sevgi"ye bakmak herhalde bir üç beş yıl daha gerektirirdi ve bunun bir kaç katı kalınlıkta bir kitap olurdu herhalde.. Yine de bu beklentimiz de bitmiş değil..

Bu mühim kitabın yazarları, Hakan Taştan ve Ersin Kamburoğlu'nu, böyle bir işe cesaretle el atıp, alınlarının akıyla çıktıkları için tebrik ediyor, kendilerine zihinlerimizi bu denli yordukları için içtenlikle teşekkür ediyorum.

Ve İlhan İrem.. Ne kadar farkedilmiyor olabilirse de, galiba benim her kelimem ona bir teşekkür aslında.. :)

Mutlu yıllar herkese...
Mutlu yıllar Dünya!
oktay dursun
"ateşte yanan, şeytanı defet; defet dokunmasın ellerimize.."

Çevrimdışı kemalkaya

  • 1.nesil
  • *
  • İleti: 15
Ynt: KİTAP: Ölümsüz Ozan: İlhan İrem
« Yanıtla #8 : 17 Ocak 2009, 18:23 »
Işık ve Sevgiyle 35 Yıl / İlhan İrem Paneli sürecinde bilgisini aldığımız çıkacak kitaplardan biriydi  "Ölümsüz Ozan". 
Bu vesileyle tanışmış olduğum Hakan Taştan'la, zaman zaman "Bulutumsu" buluşmalarında bir araya gelmiştik. Bu buluşmalarda sevgili Hakan'ın gerek duruşu, gerek bilgisi, gerekse hissedişleri kitaba olan ilgimi bir hayli artırmıştı. Farklı bir kitap olacağını sezinliyordum. Hatta kitapla ilgili sorularımız bitmiyordu:) Sevgili Hakan'ı bu anlarda sıktıysak özür diliyoruz:) Heyecanımıza vermesini diliyoruz.

Kitabı bir solukta bitirmedim, bitirmek istemedim. Her sayfasını dura dura, hissede hissede ve yaşarcasına okudum. Evet,  her sayfada, her incelemede   o kadar başarılı bir anlatım var ki o sayfanın içine girmemek, o büyülü atmosferi hissetmemek mümkün değil.
Sevgili Üstadın ışık yolculuğunu birlikte yaşattı, yaşadık... Hissedilişler, heyecanlar canlıydı, yaşıyordum.

Eskilere gittim, o anki hislerimle şimdikileri kıyasladım. Belkide aynaya bakmaya çalıştım. Her zaman yapmamız gerektiği gibi...
Lise yıllarımda aldığım  -Köprü- teyp kasetini ve o anki sevincimi düşündüm.
Kitabın akışındaki kadim öğretilerin, dini unsurların inceleme ve birleşimlerine katılmamak elde değil. Gerek ışığın yolculuğundaki sırlı zamanları gerekse müzikal yolculuktaki aşamaları mükemmel kurgulayıp aktaran yazarlarımıza sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.

Ben şunu biliyorum ki bu kitabı tekrar tekrar okuyacağım ve her seferinde tüm albümleri bana tekrar tekrar dinletecek... Tekrar...  tekrar.....tekrar


Sevgili arkadaşlar son olarak şunu söylemek istiyorum bu yolculuğun farkındalığında olmak bile bir ayrıcalık, ışık yolculuğunda olmak hakikat... Bizler şanslı seçilmişleriz arkadaşlar, farkındalığımızı yitirmemek üzere...

Işık ve Sevgiyle
Kemal KAYA

Çevrimdışı KORIDOR

  • 1.nesil
  • *
  • İleti: 99
    • Bulutsu
Ynt: KİTAP: Ölümsüz Ozan: İlhan İrem
« Yanıtla #9 : 23 Şubat 2009, 15:46 »
Hiç aklıma gelmeyen bir soru idi kitabın adıyla ilgili olarak, "neden Ölümsüz Ozan?" diye sormak...
Aylık Türk Dili Dergisindeki bir söyleşide rastladım tesadüfen, Vecihi Timuroğlu ile yapılmış bir söyleşiden...

Isaac Asimov'un The Immortal Bard (Ölümsüz Ozan) isimli kitabına atıfta bulunarak, der ki; İngilizler, mitolojik tanrılar, ölmezler ve ünü çok yaygın şairler için "the immortals" deyimini kullanıyorlar.

 

Benzer konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
9 Yanıt
29175 Gösterim
Son İleti 10 Nisan 2010, 15:43
Gönderen: MT1
45 Yanıt
106119 Gösterim
Son İleti 28 Nisan 2009, 16:40
Gönderen: ederlezi
0 Yanıt
8788 Gösterim
Son İleti 16 Mart 2007, 00:30
Gönderen: EASY
0 Yanıt
55908 Gösterim
Son İleti 01 Haziran 2008, 22:07
Gönderen: Shalamar
3 Yanıt
56444 Gösterim
Son İleti 20 Ağustos 2008, 01:00
Gönderen: Shalamar
2 Yanıt
7279 Gösterim
Son İleti 28 Ağustos 2008, 10:52
Gönderen: ultraviyole
6 Yanıt
59574 Gösterim
Son İleti 20 Ekim 2008, 21:04
Gönderen: Shalamar

usa online pharmacy