Köprü > İrembağı

İsa'dan sonra 2009. kez...Mutlu Yıllar!!

(1/3) > >>

akzambak:


Dışarı bakarken gözler,
Dilekler..
Huzurlu, sağlıklı ve mutlu yıllar insanlar,
Mutlu yıllar Mavi Gezegen...
..


İçe bakabildiğinde gözler,
Derinlikler..

Dışarıya yansıyanların tamamının kaynağı oracıkta, zamansızlığın huzurlu koynunda, gül yapraklarının kıvrımları arasında sarmalanmada tarifsiz buhurlarla.

Fark kaynakta değil, kaynak El-âdil isminin en muhteşem tecellisince, eşit tüm zerrelerde.
Farkı oluşturan; iç, dışa yansırken aradaki pencereler..Sislerin içinde rast gele…
Kimi büyük, kimi küçük, kimi her yöne açılan, kimi kırık dökük, kimi çiçeklerle bezeli.
Fark edişler, fark ediş zamanı, fark ediliş anındaki algıların sınırları, fark edişin yüksekliği/derinliği. Bunların tamamı, içteki kaynağın dışa yansımalarında görüntü değişiklikleri oluşturmakta, insan sayısınca..


İçteki sonsuz güzellikler,
Dışa yansıdığında..

İki,
BİR olduğunda
Zamansızlıkta..

Ba’sü bâdel mevt, yaşandığında!!

Mutlu Yıllar Dünya…


Dünya gezegeninde,
Sevecenin seyir defterinin 365. sayfası kapatılırken 2008. kez, İsa’dan sonra..

Sevecenler,
Nice sonsuzluklara!

IŞIĞIN AŞKIYLA…

Sirius:



“Duyulmaz,görülür bazı sesler..
Düşünceler..Düş..
Başka alemlerde düşünce boyutunda konuşur
Gerçekler..
Düşünceyle kıvılcımlanıp,
Rehavetle geçiyoruz zaman çizgisinden..
İlk tohumudur her şeyin-her zaman..
Ve o tohum atılmıştır çoktan..
Belki de boşunadır
Yaşadığınız yıllara bir daha,
Belki daha girmeniz saat onikilerde,
Yeni baştan..
Fırsattır yeni yıl,
Yeniden kurmak için saatleri
Gebe kalmak için yeni sözlere..
Fırsat bu fırsat..
Gözden geçir geleceği..
Herkesin bildiği-herkesin bileceği..
Yelkovanı tut..
Ateşle çevrele akrepleri..
Sonra bırak,
Balla dolsun yelkovanlar..
Bir asır ilerde dur!..
Onikiye bir kala,
O aşılmaz noktadan sıçra
Yeni yıla..” *




Bir hay-huy içinde rastgele
Koşuşurken harabelerde
Umut hiç bitmeden,
Aydınlığı yitirmeden;
Yolculuklar güzel geleceğe...

Herkesin bildiği-herkesin bileceği..
O aşılmaz noktadan sonralara
Nice sonsuzluklara,
Işık ve sevgiyle...


* Yelkovan / İlhan İrem, Katastrof (Şiirler/1990)


Shalamar:
Türklerin Orta Asya'dan göç etmeden önce ve tek tanrılı dinlere geçmelerinden önceki inançlarına göre, yerin göbeği sayılan yeryüzünün tam ortasında bir "akçam ağacı" bulunuyor. Bu ağacın tepesi de gökyüzünde oturan tanrı Ülgen'in sarayına kadar uzuyor ve buna "hayat ağacı" diyorlar. Bu ağacı, motif olarak bizim bütün halı, kilim ve işlemelerimizde bulabiliriz.

Ülgen, insanların koruyucusu; sakallı ve kaftan giymiş olarak sarayında oturuyor ve geceyi, gündüzü, güneşi yönetiyor. Türklerde güneş çok önemli. İnançlarına göre, gecelerin kısalıp gündüzlerin uzamaya başladığı 22 Aralık'ta gece, gündüzle savaşıyor. Uzun bir savaştan sonra da gün, geceyi yenerek zafer kazanıyor. Bu,
Türklerde güneşin yeniden doğuşu; bir "yeni doğum" olarak algılanıyor.
Bayramın adı "nardugan". "nar=güneş", "tugan/dugan" da "doğan".

Astronomik olarak o günden itibaren geceler kısalmaya, günler uzamaya başlıyor. Türkler güneşin zaferini ve yeniden doğuşunu, büyük şenliklerle "akçam ağacı" altında kutluyorlar. Güneşi geri verdi diye Ülgen'e dualar ediyorlar. Duaları tanrıya gitsin, diye ağacın altına hediyeler koyuyorlar; dallarına bantlar bağlayarak o yıl için dilekler diliyorlar tanrıdan.

Bu bayram için evler temizleniyor ve güzel giysiler giyiliyor; ağacın etrafında şarkılar söylenip oyunlar oynanıyor. Yaşlılar, büyükbabalar ve nineler ziyaret ediliyor; aileler bir araya gelerek birlikte yiyip içiyorlar (Yedikleri, yaş ve kuru meyveler yanında, özel bir yemek ve bir tür de şekerleme). Bayramın, aile ve dostlar
bir araya gelerek kutlanırsa ömrün çoğalacağına, uğur geleceğine inanıyorlar. 

Kaynak: Sümerolog Muazzez İlmiye Çığ'ın Araştırmasından



Sabanı bulmadan önce kılıç yapan, ekmek yoğurmadan önce zehir karıştıran, uçmak için kanat yapmadan önce, öldürmek için ok yay yapan insanoğlunun...
Yaşam adına öldüren, barış adına savaşan, halk adına demagoji yapan, özgürlük adına insanlara zulmedenlerin değil *...

Işığın ve Sevginin kazanacağı bir yıl dileğiyle...




(*) Sokrates'in Son Gecesi'nde, Xanthippe'nin tiradından esinti...

disciple_of:
Kainat bir mucizeye tanık olurken gümbür gümbür,
             bir efsanenin dünya'ya Işık ve sevgiyle haykırışını kayıt eder tarih...
İrade-i Küll'ün moleküllerimize sinmiş fısıltılarını duyumsuyacağız...
 
                                                                      Işık ve sevgiyle..

ISIK YOLCUSU:
Can yürekler bu yeni yılda hepinizin gelecek günleri ışıl ışıl olsun... Paylaştığımız ''Yürek Büyüsü'' kainatlarda dalgalansın BİR içinde.

''Yeni sene getirsene
Barış dostluk sevgileri
Eski sene götürsene
Kavgaları bencilliği
Haydi

İşte saat tam oniki!
Değişti birşeyler
Sanki…
Haydi!''


Işık ve Sevgiyle

Navigasyon

[0] Mesajlar

[#] Sonraki Sayfa

Tam sürüme git
usa online pharmacy