Gönderen Konu: Molla, Cumhuriyetin Işığını Görecek!  (Okunma sayısı 90597 defa)

Çevrimdışı Shalamar

  • Melek Tozları
  • *
  • İleti: 705
Molla, Cumhuriyetin Işığını Görecek!
« : 24 Ekim 2008, 18:32 »
“BLUES FOR MOLLA” 19 YIL SONRA ÖZGÜRLÜĞÜNE KAVUŞUYOR !

İlhan İrem’in 1989 senesinde yasaklanan “Blues For Molla” isimli şarkısı, 29 Ekim’de günışığına çıkıyor.


İlhan İrem, “Blues For Molla” isimli şarkısını 1989 yılında besteledi.

Aynı yıl stüdyo kayıtlarını yaparak, “Uçun Kuşlar Uçun” albümüne aldı.

“Şeytan Ayetleri” kitabı nedeniyle, Humeyni’nin Salman Rüşdi’ye ölüm fetvası vermesi üzerine yazılan şarkı,

Türkiye’deki gericilik ve şeriat tehlikesini dile getiriyordu.

 

Dönemin Kültür Bakanlığı “Uçun Kuşlar Uçun” albümüne  -Blues For Molla’nın albümden çıkarılması koşuluyla-  bandrol verdi.

Esere uygulanan sansür tepkilere neden olmuştu.

İlhan İrem’in o yıllarda bazı konserlerinde seslendirdiği şarkı, daha sonra hiçbir ortamda yayınlanmadı.
 

19 Sene boyunca resmi kanallarda yasaklılar listesinde yer alan şarkı, sanatçının özel arşivinden çıkarak özgürlüğe kavuşuyor.

Eserini, Türkiye Cumhuriyetinin 85. yılına armağan olarak yayınladığını belirten İlhan İrem,

“Blues For Molla” isimli yapıtın Cumhuriyet Bayramında yayınlanacağını açıkladı.

Şarkının orijinal kopyalarının 29 Ekim 2008 tarihinden itibaren yayınlanmak üzere, radyolara verildiğini belirten İrem, bu konuda şunları söyledi;


“Blues For Molla’yı yazdığım dönemdeki gericilik kıpırdanışları, bugünlere göre çok masum sayılabilir.

Bugün Türkiye tam bir kırılma noktasındadır. Atatürk’ün çağdaş cumhuriyeti, gözü dönmüş hainlikler ve mandacı yobazlıklar arasında sıkıştırılmaktadır.

Ve ne yazık ki, karanlıklar hatırı sayılır bir mesafe katettiler.

‘Blues For Molla’ 19 sene önceden, sanki bugünler için yazılmış gibi… 

‘Cennet İlahileri’ (2006) albümünü de, dünyanın bugünlerinde, dinleri aşan bir ‘ışık ve sevgi’ çatısı olarak tasarladım.

Bütün köktendinci, şeriatçı yobazlıklara karşı olan, antiemperyalist, Kemalist, Laik Cumhuriyetçiyim.
Ve, hayatın, sonsuz sevgi deryalarının, kainatın mucizelerine yayılan, bir Hak Aşığı’yım.

Gericiliğe ve cehalete, Kemalistlerin türlü dolaplarla baskı altına alındığı ‘korku İmparatorluğu’ heveslerine,

iç ve dış düşmanların artık korkusuzca kartlarını açmalarına karşın, bu güzel ülkenin aydınlık geleceğine dair umudumu yitirmedim.”

 


BLUES FOR MOLLA

İki üç arkadaş yürüyoruz.
Karşıdan karşıya geçiyoruz.
Dopdolu caddeler,
üstümüzde gözler
sanki düşman gibi yürüyoruz.

Birimizin elinde bir makine,
sağı solu resmedip yürüyoruz.
”Tövbe tövbe” diyor
cübbeli bir molla...
Sanki ayrı hava soluyoruz.

Birimizin elinde bir radyo var.
Günün haberlerini dinliyoruz.
Geriye yürüyüşler,
genç örümcekler,
daha neler neler, kızıyoruz.

Ve herkes suskun, soruyoruz
Hiç bir yanıt yok, arıyoruz.
2000'e az kala iflas etmiş doğa.
Sanki pişman gibi yaşıyoruz.

Birisi kitap yazmış
Öteki fetva vermiş
Şeriat öyle dermiş
Öldürür kesermiş
”Ağır ol molla” diye gülüyoruz.

A alu ala ula amburleyli ap up
Ba balu bala bula bamburleyli bap bup
Ca calu cala cula camburleyli cap cup
Da dalu dala dula damburleyli daaaaaa!

Bizler çığ gibi büyüyoruz.
Karşıdan karşıya geçiyoruz.
Çağların içinde bulutlu bir dünya
Yağmur sıkıntısı çekiyoruz.

Çağların içinde çağdışı bir dünya
Işık sıkıntısı çekiyoruz.

Söz ve Müzik: İlhan İREM

(1989)

...
Dinlemek için tıklayınız.

Çevrimdışı disciple_of

  • DMT
  • *
  • İleti: 187
Ynt: Molla, Cumhuriyetin Işığını Görecek!
« Yanıtla #1 : 24 Ekim 2008, 21:28 »
Toplumumuzun büyük sıkıntılar yaşadığı su götürmez bir gerçekliktir.

Toplumsalı sıkıntı yaşayan bir bireyin halini ise basit bir akıl yürütme ile bulabileceğimizi sanıyorum.

Türk bireyi; dinsel/mezhepsel, etnik/posmodern, ve de sınıfsalı ''kimliksizlik'' sanan bir kaotizmin içindedir.

Toplumsalımızın en büyük açmazı, kimliksizliği temel belirleyen olan; neo islamizm (A.B.D'nin ''neoncon'' politikalarına işbirlikçi), neo osmanizm  ve sol kozmopolitizmidir.

Kendi doktrinlerinden (Mustafa Kemal çizgisi) kopmuş, dejenere bir yinelenmiş liberalite..

Dinsel ve sınıfsalı "ulusal" kimliksizlik olarak belirlenmiş sol ve muhafazakar sağ hareketin vardığı nokta; "postmodern döneklik ve satılmışlığı" islami ve insani humanizm etiketiyle, Ab ve Abd emperyal faşizmi güdümünde dillendiriyor olmalarındandır.

Her iki dünya görüşünde de, "ulusal sorun" ya da "Türk sorunu"na olan yaklaşımın; takıntı-tabu "bilirbilmezliği" ile karışmış temelsiz, artniyetli, işbirlikçi bir ilkeye dönüşmüş olmasını ibretle görebiliyoruz !

Bu hal, Lozan’da bizden tavizler elde etmekte kararlı olan emperyalist taleplerin, kristalize edilerek saklanması ve zamanı geldiği "zaman" kullanılmasından başka bir şey değildir !..

Zamanı gelen "zaman" ise; 1967-1974 başlangıç, 1974-1996 gelişme ve 1996’ dan günümüze değin halen devam etmekte olan federe edilmiş bir ülke, ’demokratik cumhuriyet/ılımlı islam cumhuriyeti’ sentezi olarak önerilmiş karşı "devrimci" cumhuriyet kasıtlı belirsizliğindedir.

Bunların tümünü, beş gün sonra 85.Yılını kutlayacağımız, Türk aydınlanması karakterli ve 1923 yılında Atatürk felsefesiyle kurulmuş cumhuriyete rakip, "ikinci Cumhuriyet"ler üst başlığı altına toplamayı önerebiliyorum.

Şu an İslam’a olan tabu ve takıntılarıdan ileri geldiğini düşündüğüm ilginçlikleri ile gündemde olan, Alman emperyalizminin ajan/yazarı Gunter Wallraf’ın meşhur kitabı, tez olarak kesinlikle doğrulanmış haldedir;

''Sınıfsal,dinsel ve ulusal olarak Türkler "En Alttakiler"dir !... ''

Sınıfsal, dinsel ve ulusal sömürü örtüşmesi vardır. Bu sömürüdeki hedef Türkiye Cumhuriyeti'dir...

Kimlikler, sürekli bir ayrıştırma erozyonu ile kaymalara ve anlam kirletilmelerine uğratılırken alttakiler üste, üsttekiler alta evrilmektedir.

Bulanma, boğucu bir karışma-karıştırma hali, Türk kimliğinin rahatlatıcı ve aydınlatıcı bir yöne gitmesi için ille de istifra ile safra atılması gerektiği belirtileri göstermektedir.

Atılacak safra, artık kullanımı kaldırılmış, yutulmayan, çiğnenmeyen bir ilacı üretmekte ve satmakta direnen, yeni yeni paketlerle süsleyen İslamist/şeriatçı ideolojinin ta kendisidir !...

Yaşasın İstiklal-i tam Türkiye Cumhuriyeti !

                                                                Işık ve Sevgiyle...    Sonsuza...





Herkesin kalbi vardır zannedilmesin !


http://doganin.melektozlari.com

Çevrimdışı akzambak

  • 1.nesil
  • *
  • İleti: 171
Molla, Cumhuriyetin Işığını Görecek!
« Yanıtla #2 : 27 Ekim 2008, 15:35 »


Efendiler!

"Eğer bu millet, bu memleket parçalanacak olursa, genel şerefsizliğin enkazı altında, şunun bunun şahsi şerefi de parça parça olur.
Biz o genel şerefi kurtarabilmek için harekete geçen millete, ruhumuzla katıldık.
Katılmamıza mani olabilecek şahsi rütbeleri, mevkileri de genel şerefi kurtarmaya yönelik bir gaye uğrunda feda ettik...
Bunu anlamayıp da milleti hala kendi kafalarının keyfine göre idare etmeye kalkışan kuvvetler artık birer beladır.
Bela çekmeye de bu milletin artık tahammülü kalmamıştır."


Mustafa Kemal Atatürk
(24.10.1919'da kendisiyle röportaj yapan Ruşen Erşef'e söylediklerinden...)



Bir öngörü ki,
Yıllar öncesinden bugünlere..
Aradan 89 yıl geçmemişcesine...


Gericiliğe ve cehalete, Kemalistlerin türlü dolaplarla baskı altına alındığı ‘korku İmparatorluğu’ heveslerine,

iç ve dış düşmanların artık korkusuzca kartlarını açmalarına karşın, bu güzel ülkenin aydınlık geleceğine dair umudumu yitirmedim.


Umudumuzu yitirmedik!

"Sesini değil, sözünü yükselt. Yaprakları yeşerten yağmurlardır, gökgürültüleri değil."

Çevrimdışı disciple_of

  • DMT
  • *
  • İleti: 187
Ynt: Molla, Cumhuriyetin Işığını Görecek!
« Yanıtla #3 : 27 Ekim 2008, 21:41 »
Akıl tutulması/duygu-inanç kırılması halimiz ; “umutsuzluk yasak !” dönüşümüne girmelidir yeniden!..

Yeter artık !..

Aydınlığımızı kararttılar sadece..

Güneşimizi mi tuttular ?!

Planladıkları, istedikleri bu düşünce ve duygu bitmişliği halinde olmamız içindi, bu bireyden toplumsala doğru tümden psikolojiye sokulmamız içindi. Biçtikleri gömleği yırttık, reddiye okuyoruz, kabul etmiyoruz, teslim olmayacağız !..

Tehdit ve şantajla; gaflet, delalet ve hatta hiyanet içindeki işbirlikçileri eliyle imzalanmış Lozan çizgisinden taviz verilmiş antlaşmaları tanımıyoruz.

Geçerlilikleri ve zerre kadar değeri yoktur.

Teorik/psikolojik savaşta da, pratik ulusal demokratik eylem düzleminde de savaşacağız,direneceğiz.

Sindirilmiş, ezgin, bütün kaleleri kuşatılmış, yılmış olsak da; Kararlı, kesin ve buyurgan Milyonlara dönüşmemiz için gereken toplum yapısının dinamikleri bizde mevcut.

Uyan “Türk istikbalinin evladı”!..

Uyan artık...

                                 Işık ve Sevgiyle...

Herkesin kalbi vardır zannedilmesin !


http://doganin.melektozlari.com

Çevrimdışı Sirius

  • 1.nesil
  • *
  • İleti: 154
Ynt: Molla, Cumhuriyetin Işığını Görecek!
« Yanıtla #4 : 28 Ekim 2008, 13:02 »
Bir gözlerimiz kalsa da kırpışan...
Umut hiç bitmeyecek...

“Yaşamasızların hayat rehberi” çökerken
perde perde...
Akrep zehrini akıtıyor hala,
Artan dozlarla
felç bünyelere...

Göz bağı...
Düşünemeyen, sorgulamayan, yaşamayan,
Uyuşturulmuş bedenlerin afyonlu kafa halleri...
Felç yürümekte...
Günden güne,
            Karanlıklar içinde...

Gün gelecek bu uyku hali bitecek....
Yanlışa düştüğü kadar, doğruyu da anlayabilen, kenetlenebilen, dönüşebilen o Tanrı zerreleri de ayılacak,
çok geç olmadan...

Aydınlığa dair umut hiç bitmeyecek !
Geriye,
bu paslı dalgıç elbisesi içinde
           bir gözlerimiz kalsa da kırpışan...

Bilmiyorlar ki,
en uyuşturucu, en ağır ilaçları verseler damarlarımıza...
Arzuladıkları gibi tepkisiz, pespembe düşlere dalsak yatağımızda...
Ve bütün organlarımızı felç edip dumura uğratsalar...
Cihad naralarıyla fethetmeyi hiçbir zaman başaramayacakları beynimiz ve gözkapaklarımız var.

Tarihe geçecek bu katastrof sonrası, ayakta kalan İnsanlarla karanlıklarda göz kırparak haberleşeceğiz.

Yalancı sansarların sahte derinlik kreasyonlu modası geçkin dalgıç elbiseleri, müzelerde "bir zamanlar şeriata teşne birileri vardı..." plaketleriyle hüzünlü yerini alırken, genç kelebekler, gerekirse gözkapaklarıyla, evrensel, çağdaş, ışıl ışıl bir Türkiye'nin kozası’ nı örecekler
. *

* İlhan İrem / Dalgıç Elbisesi Ve Kelebek / Millenium... Sanalizasyon Fareleri, Yarasalar ve Diğerleri 1998


Güzel ülkemin en büyük bayramı kutlu olsun...
Işık ve sevgiyle...
Alp Tulunay

Çevrimdışı ROMANS

  • 1.nesil
  • *
  • İleti: 8
Ynt: Molla, Cumhuriyetin Işığını Görecek!
« Yanıtla #5 : 06 Kasım 2008, 05:06 »
Günümüze hitap eden yine mükemmel bi şarkı....
Sana eğildim tekrar yerinde yoktun...

          Herkes aklında kaldıgınca yasatacak bızı bılıyosun...

Çevrimdışı atlantis

  • DMT
  • *
  • İleti: 9
Ynt: Molla, Cumhuriyetin Işığını Görecek!
« Yanıtla #6 : 13 Aralık 2008, 19:53 »
  Geç gelen şarkı tam zamanını bulmuş..
   
     PUL KANATLARINDA T.C.YAZILI BİR KELEBEK  TARANTULA AĞLARINDA KIVRANIRKEN KANLI YAŞLARI İÇİMİ ACITARAK TOPRAĞA KARIŞIYOR. ZAMANIN DİŞLİLERİ ARASINDAN SIZAN HÜZÜN BOĞULASI VE GERİ GELMEYESİ   BİR YERE GİTSE... DERİN UYKULARA YENİK YILMAZ SAVAŞÇILARIN ZAFER ÇIĞLIĞINI ÖZLEDİM... :'( :'(

     GÖRGÜSÜZLERİN TEPEDEN BAKTIĞI YERİ KURAN RUHLAR DİYARINDAN SESLENİYOR: ESKİNİN KÜLLERİNİ KARIŞTIRIP DURMAYIN. O ZAMANLAR GELMEZ OLDULAR. EMANETİME SAHİP ÇIKARLAR ELBET....  SÖZÜMÜZÜ TUTUYORUZ ATAM.....   
sonsuz maviliklerle

 

Benzer konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
9 Yanıt
81385 Gösterim
Son İleti 07 Ekim 2006, 23:11
Gönderen: mabeth
16 Yanıt
10208 Gösterim
Son İleti 07 Ocak 2007, 20:08
Gönderen: historian
10 Yanıt
214146 Gösterim
Son İleti 25 Nisan 2007, 15:27
Gönderen: Yunus

usa online pharmacy