Gönderen Konu: Sinan Doyan - Işık ve Sevgi Arenası  (Okunma sayısı 40385 defa)

Çevrimdışı Sinan DOYAN

  • 1.nesil
  • *
  • İleti: 44
    • www.birzamanlar.net
Sinan Doyan - Işık ve Sevgi Arenası
« : 30 Ağustos 2007, 19:04 »
IŞIK VE SEVGİ ARENA'SI

Teşekkür:

“Ayrılıkların da Sonu Var” sloganı, reklam panolarında yer bulmaya başlayalı bir yılı geçmişti ki yepyeni bir konser haberiyle heyecanlı kıpırtılar başlamış oldu. Benim için konser heyecanının yanı sıra yeniden bir “konser yazısı” yazacak olmamın heyecanı da işin içine girmişti. 29 Eylül 2006 tarihinde yapılan ilk konserde hemen önümde duran sevgili dostum Naci Keklik’e sitesi için bir “konser yazısı” söz vermemin, durumun “gelenekselleşmesi”ne yol açacağını bilemezdim elbet. Ankara konserinde de aynı durum söz konusu oldu ve eğlenceli bir yazı ortaya çıktı. Ertelenen ve ertelenen tarihten epey sonraları gerçekleşen İzmir konserinde ise “iş” kontrolümden çıkmıştı; www.iirem.com sitesine konser yazmak artık farz olmuştu. Hatta bu durumla, “ister misin Mersin, Antep, Erzurum konserleriyle devam etsin ve siteye yazı yazma geleneği adına bu yerleri de dolanayım” espirilerime maruz kalmıştı sevgili Naci. www.iirem.com sitesinde bir daimi köşem varmışcasına büyük bir zevkle yazdım yazılarımı. “Ayrılıkların da Sonu Var”dan “Herşey Şimdi Başlıyor”a evrilen konserlerin sonuncusu da 25 Ağustos 2007 gecesi Kuruçeşme Arena’da gerçekleşti. Ve ben ilk konserin heyecanına eş değer bir heyecanla bir “konser yazısı”na başlıyorum. Naci Keklik’e bu bağlamda kocaman bir teşekkürü borç bilirim. Önce yüreğini, sonra sitesini ve son olarak da evini açtığı için. Konser öncesindeki Perşembe gecesi 23:00’te havaalanına indiğim andan, Pazar akşamı 19:35’te olan kalkış saatime kadar eşliği için ayrıca teşekkürler. Milastan kalkıp yıllık izinlerinin henüz başında İstanbula gelen ve üç gün boyunca her anımda yanımda olan ve güzelliklerini her daim bana ve bulundukları ortamlara yansıtan eşsiz dostum Aslı Dinç ve eşi Gökhan’a teşekkürlerim zaten az gelecek. Gün boyu telefonlaşıp akşam için planlar yapan ve birarada olmamız için inanılmaz şekilde koşturan ve çabalayan Mahir Elhan ve İzzet Çelik’e de teşekkürler. Günler öncesinden sitesinde duyurusunu yaptığı “konser öncesi buluşma”da muhteşem bir ev sahipliği örneği gösteren Kenan ve Elif Çakır çiftine de ayrıca teşekkür ederim. Bu buluşmanın muhteşemliğine katkı sağlayan ve (teker teker isimlerini yazamayacağım) katılan tüm sevecen arkadaşlara ne kadar teşekkür etsek azdır zaten; kocaman yürekler, gülümseyen gözler ve tebessüm eden simalar.

Yaklaşık dört bin kişiyi “B.İ.R.arada” tutan üstad : Teşekkürler.


Gür:

Konserden önceki Perşembe gecesi ilk işim, havaalanına iner inmez ayağımın tozuyla Kadıköy’e geçip Gür Akad’ı bir defa daha seyretmek oldu. Başından beri niyet kuran ama bir türlü Gür Akad’ı seyretme fırsatı bulamayan Naci Keklik de eşlik etti bana. Hem de ertesi gün işi olmasına rağmen, sabaha karşı 04:00’e kadar. Programının arasında dinlenmeye çekilen Gür Akad’la tanışıp sohbet ettik. Ağırlıklı konumuz İlhan İremdi tabii. Diğer yazılarımda da belirttiğim üzere Gür Akad’ın, 90’lardaki İlhan İrem sound’unda önemli bir rolü vardı. Ve gerçekleşen üç konserde herkesin sahnede görmek istediği bir isimdi Gür. Yeni konserle birlikte yeni elemanlarla oluşturulacak bir orkestranin sahne alacağını tahmin ediyorduk. Bu oluşumda Gür Akad’ın da yeri olacak mıydı merakımız. Bunlar üzerine uzunca sohbet ettik. Müzisyenliğinin yanı sıra cana yakınlığıyla da iyi bir insan olduğuna bir kez daha şahit oldum. Kesin olmamakla birlikte her an İlhan İremle çalışabileceğinin de sinyallerini verdi o gece.


Buluşma:

Kurucusu ve admin’i olduğu sitesi www.sevgiplaneti.com’da, günler öncesinden ayarlanan mekanda bir buluşmanın yapılacağını duyuran sevgili Kenan Çakır, buluşma anı gelip çattığında herkesle tek tek ilgilenip akşamdan hazırladıkları çiğ köftelerin ikramıyla orada bulunanlara keyifli anlar yaşattı. Ortaköydeki Sheerwood Bar’da hep bir ağızdan İlhan İrem şarkılarına eşlik edildi, hediyeler dağıtıldı, sohbetler edilip gülündü eğlenildi. Gaziantepten, İzmirden, Ankaradan, Muğladan, Ordudan ve daha başka yerlerden gelen sevecenlerin bir kısmı birbirlerini ilk defa görmelerine rağmen yaşanan paylaşımlar gerçekten anlamlıydı. Konser mekanının buluşma yerine yakın olması da ayrı bir güzellikti. İstanbulun o eşsiz boğazında yapılan yürüyüş ömre bedeldi.


Mekan:

İstanbulda konser yapılabilecek en güzel mekandı Kuruçeşme Arena. Denize sıfır konumuyla, barlarıyla, restorantlarıyla, oturma düzeni ve planıyla eşsiz bir yer. Kuruçeşme Arenanın, İstanbulun eğlence merkezlerine yakın olması ve konserin Cumartesiye denk gelmesi nedeniyle trafikteki yoğunluk saatler öncesinden kendisini gösterdi ve konser bitiminde daha da arttı. Mekanla ilgili tek olumsuz mevzu görevlerini yapmaya çalışan korumalardı. Konser esnasında İlhan İreme dokunmaya çalışan görme özürlü bir hayranını yere düşürmeleri yoğun tepkilere neden oldu. Aldıkları talimat gereği “sahnedeki sanatcıya kimseyi yaklaştırmama” görevini biraz abarttıkları kimsenin gözünden kaçmadı.


Orkestra:

İlk üç konserden farklı bir kadroyla sahne aldı İlhan İrem. Klavyeci Artun Sürmelinin sabit kaldığı kadro baştan sona değişmişti. İkinci klavyede aynı zamanda bir çellist olan Tarık Sezer, bas gitarda Cem Karaca’nın Edirdahan grubunda ve Kenan Doğulu’nun orkestrasında yer almış Hami Barutçu, elektro gitarda Kenan Doğulu orkestrasının vazgeçilmez elemanı Tahsin Endersoy ve davulda ise Asım Can Gündüz’den (Ambulans) Klips’e, Sezen Aksu’dan Kenan Doğulu’ya kadar birçok ünlüye eşlik etmiş olan Aydın Karabulut sahne alan isimlerdi. Her biri kendi enstrümanlarında bir ekol olan elemanlar son derece başarılı bir performans ortaya koydular. Bir ara bas gitarın devreden çıkmasının dışında teknik aksaklık yaşanmadı. Davulcu Aydın Karabulut performansıyla herkesi kendisine hayran bırakmasını bildi. “En iyisi” betimlemesine yakışan bir isimdi Aydın Karabulut. Hami Barutçu ve Tahsin Endersoy’un geri planda kalmasına rağmen orkestranın uyumu ve şarkılara hakimiyeti mükemmeldi.


İrembağı:

Konserin ortasında İlhan İrem, “merak edilen” bir konuya açıklık getirmek üzere İrembağı konusunda açıklamalarda bulundu. Henüz konu başında bir seyircinin ”İrembağı burası” demesi üzerine durdu, gülümsedi “evet burası İrembağı” dedi ve sözlerine “Kendi dileklerimiz ancak başkaları için iyi dileklerde bulunursak gerçekleşir. Ve işte o an göğün kapıları açılır. Yürek Büyüsü oluşur. En büyük sır budur. Asıl sır budur. Ölümsüzlük bile bu kapının ardındadır” diye devam etti. Bu cümlelerden sonra yaklaşık 4000 kişi İlhan İrem’i ayakta alkışladı dakikalarca. İrembağı’nın oluşturduğu ve oluşturması muhtemel manevi güce çok yalın bir açıklamayla açıklık getirmişti İlhan İrem. Dışarıdan bakıldığında “kurumsal bir yapı”ymışcasına algılanan İrembağının, aslında bağı oluşturan bireylerin her biri olduğunun altını çizdi bu şekilde. Yıllar öncesinde de bu şekilde kurulmuştu İrembağı ve zaman içinde evrilerek onbinlerce kitleyi içinde barındırdı. Ancak, İrembağını bir “manevi olgu” olarak kabullenmemizin yanı sıra bir yönetime sahip olduğu ve yeri geldiğinde haklı müdahalelerle vücut kazandığı da herkesce bilinmekte. İrembağının bu yönüyle bir tarifi o anda beklenemez elbette. Kafalardaki soru işaretlerine, bağın manevi boyutundaki açıklamaları cevap vermiş oldu böylece. Herkesce kabul göreni de bu cevap oldu zaten.


Yürek Büyüsü:

“Ve Ötesi” albümünün açılış parçası olan enstrümantal “Kanat Sesleri”nin muhteşem icrasıyla başladı konser. Ve “Olanlar Olmuş” ile büyü başladı. Muhteşem bir atmosferde şarkısının tamamladıktan sonra “Herşey şimdi başlıyor demiştim. Olan olmadı biten de bitmedi. Işık ve sevgiyle merhaba” diyerek seyircisini selamladı İlhan İrem. Kızıl ışıkla aydınlatılmış dilek ağacı ise sahneye apayrı güzellik katmıştı görsel manada. Bu güzelliklerin eşliğinde birbiri ardına seyircilerin de coşkulu eşliğiyle şarkılarını söylemeye başladı. Diğer üç konserinde söylediği şarkıların neredeyse tamamını söyledi; köşebaşı olmuş tüm hit şarkılarını yani. Birara “Quando l’amore” isimli parçayı söyledikten sonra “Bir diğer şarkı daha vardı geçmiş yıllarda seslendirdiğim” diyerek bir Jose Feliciano klasiği olan “Rain”i seslendirdi. Bu gerçekten sürpriz olmuştu. Bir güzel sürpriz de son albümü “Cennet İlahileri”nde yeralan son klip şarkısı “Müjde”yi seslendirmesi oldu. “Müjde” şarkısını bir de tüylü kostümüne bürünmüş dans eden bir balerin eşliğinde söyledi ki; gerçekten görülmeye değer bir görsel şölendi. Bir başka görülmeye değer olay ise “Yemyeşil Bir Deniz” şarkısını enstrümansız, seyircisiyle birlikte söylemesi oldu. Diğer üç konserde olduğu gibi “Aşk Kapıları” şarkısında, semazenler ve dünyayı temsel eden kafesin içinden havalanan güvercinler İlhan İreme eşlik ettiler. Konserde dikkatimi çeken şey ise İlhan İrem’in sahneye olan hakimiyeti oldu. Bunca konser seyrettim yerli ve yabancı, ama ilk defa bir Türk sanatçısının bu denli muhteşem bir sahneye sahip olduğuna şahit oldum o gece. Seyircisiyle olan iletişimi, şarkılara olan hakimiyeti, şarkıların karakterine göre yaptığı şovlar, rahat hareketleri… Kusursuzdu. Korumaların konser esnasında müdahaleleri de yer yer abartıya kaçtı. Tek amacı İlhan İrem’in elini tutup selamlamak olan sevgili Zafer Yavuz tepkisini yüksek sesle dile getirdi haklı olarak. Zaten sahnenin yerden yüksekliği iki metre kadar, istese de kimse sahneye çıkamaz. Sadece ve sadece, hayranı olduğu sanatçısının elini tutmak istemek de biz hayranlarının doğal hakkıdır düşüncesindeyim. Ama bu duruma İlhan İrem müdahele etti ve “Şalamar” şarkısıyla birlikte tüm hayranlarını sahne önüne davet etti. Coşku o anda görülmeye değerdi. Elini tutmak isteyen tuttu, hediyesini, vermek isteyen verdi o anda. Tişört, kolye, heykel gibi hediyeler takdim edildi İlhan İreme hayranları tarafından. Ama benim de şahit olduğum, (bana göre) en anlamlı hediye sevgili Güleybe Öztürk’ün dört yaşındaki kızı İrem’in, cebinden çıkardığı nazarlığını İlhan İrem’e vermesi oldu. “Yürek Büyüsü”nün gerçek anlamda yaşandığı anlardı o anlar.


Ve Ötesi:

Konser bittikten sonra da “büyü” devam etti. Çoğu sevecen mekandan ayrılmadı, yaşananların kritiği yapıldı kendi çapımızca. Bir düşsel güzelliğe gözlerimizle, kalbimizle eşlik etmişiz. Etkisinden uzun bir süre çıkamayacağımız anlara şahitlik etmişiz. “Ve Ötelerine” ulaşmışız dünya gözüyle. “Herşey şimdi başladı”…


Medya(ğ):

Konserle ilgili çıkan haberler, üç konserden sonra neredeyse birbirinin aynı nitelikteydi yine: “Siyah ojeleriyle sahne aldı”, “Karalara bürünmüştü”, “İlahiler söyledi”… İlhan İrem’in, yirmi yıldır siyah renklerin hakim olduğu bir stilde giyindiğini cümle alem bilirken, sanki ilk defaymışcasına her seferinde haber yapmanın bir manası olmamalı. Keza aynı basının, İlhan İrem’in rengarenk kıyafetlerle sahne alacağı bir konser sonrası “yıllardır karalara bürünmüştü, nooldu da böyle oldu” tarzı haberler yapacağından kuşkum yok. Halbuki o gece orada olan 4000 kişi tek yürek olmuş, bir ayinin parçalarıymışcasına muhteşem bir paylaşıma ortaklık etmekteydiler. Bu açıdan ele alınmalı bakış açıları.


Herşey Şimdi Başlıyor:
Evet… Herşey şimdi başladı. Öyle devam edecek.


Sinan DOYAN
www.iirem.com
30.Ağustos.2007

 

Benzer konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
8 Yanıt
11179 Gösterim
Son İleti 18 Ocak 2007, 00:27
Gönderen: efsun_i
0 Yanıt
6432 Gösterim
Son İleti 30 Ekim 2006, 16:32
Gönderen: santana
0 Yanıt
7508 Gösterim
Son İleti 03 Ekim 2006, 12:07
Gönderen: Melek Tozları
0 Yanıt
5633 Gösterim
Son İleti 05 Ekim 2006, 13:24
Gönderen: santana
4 Yanıt
10055 Gösterim
Son İleti 05 Ocak 2009, 11:05
Gönderen: akzambak
0 Yanıt
5427 Gösterim
Son İleti 16 Eylül 2010, 22:43
Gönderen: efsun_i
0 Yanıt
43926 Gösterim
Son İleti 16 Eylül 2010, 23:11
Gönderen: efsun_i

usa online pharmacy