Gönderen Konu: Türk Bireyi ve Ulus Toplumsalına Eleştirel Bakış  (Okunma sayısı 31910 defa)

Çevrimdışı disciple_of

  • DMT
  • *
  • İleti: 187
Genel Toplumsalda şerefsizliğe giden bir ulusun bireyi, şerefli kalamaz!

Teori bir yerde öngörüden başlayıp, son ve tamgörme aşamalarından geçerek, tümdengelim de soyutu görebilmektir. Teorisyen ise, soyut düşünsel ve duyumsalı birlikte görebilendir.

“Pantha rhei, panta khorhei, kai udem menei ”(**)

Yukarıya yazdığım tümcenin açıklaması; her şeyin aktığı, belli bir içerikle aktığı, belli bir nicelik ve nitelikte aktığı, her şeyin temelden-özüne olan değişimi anlatan, kaçınılmazlıkda gelişme ve akma halidir .

Birincil olanın, ikincil olanla açıklanıp, çözümlenmesi gibi...

Tesadüf ve zorunluluk gibi....

Biri yoksa öbürünün ’yok’, ’var’ ise diğerinin varlığı şeklinde, iç içe...
Birbirlerine göre başka görünme halinde. Zorunluluğun mutlak yasasıyla…

Bu cümlemize devamla şunu yazabiliyoruz. Karşıtının, zıttının olanaklı olabildiği hiçbir şey zorunlu değildir.

Dayatmalara zorunlu değiliz yani !

Karşıtımızı-zıttımızı tam göreceğiz sadece, kafamızdaki Türk bireyi ve toplumsalı karşıtlarındaki çok önermeliliği teke indirgeyeceğiz.

Artık, iradeni mutlaka koy, aklın ve duygularının arasına…

Ve bu kaderin, mukadderin de değildi !

Bireyden ulus toplumsala olan akışımız ve buna zorunlu oluşumuz, genel şerefsizliğe gitmek’e tesadüf etmiyor, etmemeli !

Çokça Tanrı diyorlarsa !..Çokça cami ve cemevi, kilise ve havra açıyorlarsa.

Çok olan yoktur…Oralar yoktur aslında, bakma ve kanma sakın !..

Ne Tanrı artık bilerek inandığımız Tanrı’dır ! Ne cami; artık bildiğimiz cami, ne de din, artık bildiğimiz, insanlar arasındaki haksızlıkları-uçurumları gidermek için gelmiş samimi din ?

Anlam kırılmaları, olumsuzluklar ve farklılaşmaların olduğu, kavramların kirlendiği görecelilikte dini, dindarı(!), cem’i/cami’yi temiz mi kaldı sanıyorsun?

Buraları ısrarla açanlarda akıl, yerini “çok” olan bir “yok”lukla, akılsız duyumsama doğmaları olan mistizm(10) ,hurufizm(11) ,cifir(12) ve Ebced Batinizim’ine bırakmıştır.

Buraların izbe, küf ve yozluk, yobazlık kokan, ifrat/tefrit atmosferinde…

Demek ki artık “çok olan”, İktisadiyat’taki deyimiyle haddinden fazla sürüm nedenli bir değersizleşmişlikle, çok olduğundan dolayı,“yok" haldedir…

Kısaca sınıfsallaşmış, modası, sosyetesi oluşmuş ve gayri Türk dejenere bir mistik dinciliğe arz/talep denklemi yazdık sayılsın…

Olan, biten, sadece birilerinin çok evvelden bir olduğu bir yerlere “kul ve köle” olmasını istemektir herkesin…

‘since nine hundred fourty five’tır yani.. ;)(13)

Dinsel ahlak, etnik ahlak, mezhep ahlakı, gibi ayrışmışsa eğer ahlak, sorumuz ve sorunumuz şudur:

Din de olsa, dindar da olsa eğer, bir kimse bilginin kaynağını, doğruluğunu ve sınırlarını bırakın bilinmesi ve anlaşılmasını sağlamayı, aksine anlaşılmasını çeşitli güç odaklarının emirleri ile karanlık ediyorsa dogmatiktir.

Ulus toplumsal ve dinsel ahlak değerleri neden örtüşmüyor, anladık mı şimdi bunların?

Herşey önce "Doğru" başlıyor, olacak ve "dürüstlükle" devam edecek kuramı, dinsel olduğu kadar bilimsel bir erdemdir de çünkü !

Sen sanıyor musun ki, erdem ve erdemsizlik aynı anda beraberce, kardeşçe paylaşarak yaşasınlar aynı zeminde?

Bilgi ve cehalet demiyorum bakın, bilgisizlik-birikimsizlik aynı yerde dostça yaşasın…

Aynı anda beraberce yükselsinler?

Evet olmuşsa buna cevabın..Normal bilmiş ve görmüşsen eğer bunu; genel şerefsizliğin en büyük belirtisini, ne denir buna?

- “.. ve sustuk sessizliği besteler gibi.” diyen,

Bir güzel şiirden alıntıladığımız dizeden öte !..

Dinsel ahlak önemseyenler, toplumsal ve ulus toplumsal ahlak konusuna gelindiğinde neden bu kadar önemsemez ve vurdumduymazlar?

Hiç sordun mu bu soruyu kendine?

Cevabı buralarda bir yerde artık, biliyorum.

Bul ve bil…

Benim bulduğum, her ne anlamda olursa öyle anlayın, “değer” kavramının kapitalist mantıkla sadece “piyasa değeri”ndeki para ederliğe indirgenmiş olmasıdır.

Artık sahte peygamberlerin Tanrı’ya, sahte mürşitlerin de, müritlerine uçmak-uçurmak bahsinde ihtiyacı olmadıkları bir zamandır bu dem…

Yerel’in nerede, ’ulusal’ın, hatta din toplumsal’ın nerede ki, hemen evrensel ve ’Global Ahlak’ı(!) önerip duruyorsun?

Aşkmış, vecdmiş de,doktrinmiş, ideolojiymiş de ?!

Toplumsal olarak emperyal estetiği ve diyalekti ile belirlenen durumdadır aşk da, vecd de, doktrin de, o da, bu da !

Ne din ve Tanrı aşk’ın/vecd’in, ne ulus ve Türk aşkın, ne de ezen-ezilende emek aşk’ın, artık oyuncak edilmiş haldedir.

Hepsi sulandırılmıştır. Senden sıktıkları (limon gibi ) suyla…

Belirlenen insan, yönlendirilen insandır. Belirleyen onu, oraya, buraya sürükleyip yönetebiliyorsa, böyle insan güruhtur, sürüdür, kullaşmıştır.

Anla ?

Sen, bireyden toplumsala bir sürü, kul güruhluğuna gitmekte olan “genel şerefsizliğin” manzumesi oluyorsun.

Uyan !

Buradan olmak kaydıyla sana, bu halinle kaldığın sürece Türk insanı denebileceğinden bile artık şüphe duyuyorum.

Genel insanı önermiştik, Türk insanı bağlamına giden, şimdi ise Türk insanı bağlamına aldığımızı, genel şerefsizliğe gidene ilerlettik.

Vatan ve satan genel şerefsizliğidir bu, duy !..

Bizler, anlam ve anlamsızlık sürecinin bir toplamı olan yaşamak eylemini, eskiyeni yenilenmiş, yeniyi sürekli daha yeniye, yenidene katkılamış olarak, daha bir yeniden olan yenileri kurmak olarak düşünebiliyoruz.

“hilal ve yıldızı” ile, kızıl renkli gurub şafaklarındaki bir gün doğumunda beklediğim “istikal-i tam” TÜRKİYE geleceklerine…

Buradan dizgeleyebildiğim; çok etkilenmekten taklite, oradan esinlenerek özgüne ulaşmaya inançlı bir Türk bireyinden, TÜRK ulus toplumsalına varmaktır.

Vazgeçmiyor, geri çekilmiyoruz ! Gerçekleşinceye kadar akıl ve yürek tamlığı bir irade ile ahdettik “istiklal-i tam Türkiye” hayaline !

Duygusallığımızla değil sadece, hafızamızı balıklaştırmasın diye aşırı duygu yoğunda yaşamak...

Ve Türk ulus toplumsalına olan ufku kararmamış, umutlu bir geleceğin iradesini eline almaya eylemli uzun yürüyüşümüz; azimli, şerefli ve gözü kara TÜRK bireyleriyledir.

Kokuşmuşluk, çürümüşlük ve anlamsız yaşama ruhsuzluğundan, yeni anlamların gideceği hedef olan: Aydınlık Türk gelecekleri içindir arayışımız...

Demek ki, yazımızın bitiş önermesi olan, büyük Önder ATATÜRK’ten aldığımız “genel şerefsizlik” kavramı, gerekliliği şart katkısı yapmış bir ilerletmeyle, aşağıdaki gibi olacaktır:

Genel bir ulus toplumsalı şerefsizliği yaşamaya doğru giden ülkenin bireyi de, şerefli kalamaz !


Uğur Çakmak
-disciple-



DİPNOT AÇIKLAMALARI:

(**):“Pantha rhei, panta khorei, kai udem menei” : Her şey akar…Felsefe’nin temelini atan ilkelerden biri. Kim demiş? Herakleitos.. Meşhur söylemiyle,aynı su da veya nehirde iki kere yıkanamazsın.

(10: Mistizm: Tanrı’ya ve/veya anlamına akıl, mantık, bilim yerine duygu, sezgi vs ile ulaşılabilinecegini idda eden dinsel-felsefi olgu..

(11: Hurufizm:Harflerle batın veya gelecekten haber vermek yaklaşıklığında gizemcilik..

(12: Ebced veya Cifir:“Allah’ın gelecek ve geçmişle ilgili koyduğu bazı sırların anlaşılması ve şifrelerin çözülmesi için kullanılmaktadır. Fakat bunlar gaybı bilmek değildir. Sadece okumasını bilmektir.” Açıklama yorumsuz verilmiştir.

(13:since 1945:”1945’den sonraki zamanlar” anlamında kullanılmıştır.

                                                                                                                  Işık ve Sevgiyle...
Herkesin kalbi vardır zannedilmesin !


http://doganin.melektozlari.com

Çevrimdışı atlantis

  • DMT
  • *
  • İleti: 9
Ynt: Türk Bireyi ve Ulus Toplumsalına Eleştirel Bakış
« Yanıtla #1 : 08 Temmuz 2008, 16:17 »
       Katılmamak elde değil... -mış gibi insanların ve dahi dindarların arasında dosdoğru kalabilmek için arada bir amuda kalkıyoruz..... 
      Tüm varoluş yasalarının tersinden okunduğu dünyada  düz okuyanların sayısı az olsada umudumuz hiç bitmedi, bitemedi... Sonsuzluğun başlangıcına giderken kum saatindeki kumlara dönüşsede insanlar, var olduğu sürece acaip savaşlara  ? devam etsede güruhlar er yada geç yok olmaya mecburlar. Kural; dünyadaki tüm iyiler kazanana kadar kötüler ettiklerini bulacaklar...(yani en kötü anlamda)   
       Er yada geç iyiler daima kazanır. Etkileşim o kadar fazla ve ne yazık ki beyin yıkama üniteleri fazla fazla çalışırken, şeytanlar bile bakıp ağlıyorlar: Ne yazık bize yapacak iş kalmadı, diye....
        Bu deli saçması olanların bir sonu vardır diye umud ediyorum :'(

                                                                                                  IŞIK VE SEVGİYLE
sonsuz maviliklerle

Çevrimdışı disciple_of

  • DMT
  • *
  • İleti: 187
Ynt: Türk Bireyi ve Ulus Toplumsalına Eleştirel Bakış
« Yanıtla #2 : 08 Temmuz 2008, 23:39 »
Kimi düşünserken, duyumsayacak kimi...
                           ve kimi önemserken, aşağılayacak kimi...
                                                                       
Herkesin kalbi vardır zannedilmesin !


http://doganin.melektozlari.com

Çevrimdışı yukselbursa

  • *
  • İleti: 5
Ynt: Türk Bireyi ve Ulus Toplumsalına Eleştirel Bakış
« Yanıtla #3 : 23 Nisan 2010, 02:47 »
"NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE" , NUTUK VE BURSA NUTKU ... GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK' ün Türk olmaktan gurur duyduğu ve Türk olmanın onurunu taşıdığını unutmamak gerekir... Globalleşme yalanının tükendiği ve Ülkelerin yeniden bağımsızlıklarını ciddi anlamda sorgulamaya başladıkları bu dönemde AB ve ABD gibi güç görüntüsü altında kokuşmuş sistemlerini dayatmaya çalışırken kendi içlerinde bile sallanmasına engel olamadıkları Emperyalizm, yerini ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE platformuna bırakmaya başladı... Fransa da geçen yıl çıkan olaylarda gençlerin en fazla telaffuz ettikleri isimdi ATATÜRK..
"ATATÜRK VE CUMHURİYET KAZANIMLARI" BUGÜN ÖZELLİKLE FRANSA VE BELÇİKA DA ÇOK CİDDİ TARTIŞMA VE ARAŞTIRMA KONUSUDUR...  Yıkılmakta olan sistemler eksik yanlarını Atatürk Devrimlerini inceleyerek ders çıkarmaya çalışmaktadırlar... Avrupa genelinde 19 Üniversite ve Tarih araştırmacıları Kültür Bakanlığı nezdinde izin beklemektedir...
Türk Milleti Atasıyla gurur duymuştur ve devam etmektedir... Siyasi çalkantı elbette olacaktır... Atatürk bu memlekette doğduğu için şassızdı demek şansssızlıktır...
Işık ve Sevgiyle....
 
Yüksel Civelek

 

Benzer konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
4 Yanıt
78597 Gösterim
Son İleti 23 Eylül 2008, 12:57
Gönderen: disciple_of

usa online pharmacy