Gönderen Konu: Sis  (Okunma sayısı 44561 defa)

Çevrimdışı YANKI

  • DMT
  • *
  • İleti: 83
    • Elçi
Sis
« : 05 Mart 2008, 02:24 »
Bütününden ziyade, başlangıcındaki hitaba takıldığım bir şiir oldu "Sis" benim için.

Siyah Kuğunun Şarkısı'ndaki şiir isimlerinin "özellikli" olduğu konusunda, iletişimde olduğum birçok sevecen dostumla hemfikiriz. Bu bağlamda "Sis" - bildiğimiz üzere Üstad'ın bir parçasının adı ve son videolarından birinin de ismi. Konserlerde olsun, röportajlarında olsun, bahis konusu isim, benzeşen anlamlara hitap ediyor.

"Güzel gelecek günlerin gecesi sisli olurmuş..."
"Önce etrafımızdaki sisleri dağıtalım..."
"Sis / gökyakutlarda Sis / rüyalarda Sis / yasak meyva Sis / dudaklarda.."

.. bu durumu örnekleyebilecek alıntılar.

Peki "Sis" şiirindeki mana nedir? Benzer mi? Aynı mı?

Cevap, evetse;

Jelantinli hayatı mikroskoplarda kaydedip aklandık.
Sende, küçüklüğün büyüklüğü
Sevgi teslimiyetleri inanmış bebeklerin
Alaca ummana dalış, korkusuz
Terazisiz anlama istekleri.
Kahvaltısız, günsüz sevgi uykuları
Tekrar akşam yemekleri.


Üstad'ın "küçüklüğün büyüklüğü"nü yüklediği "Sen" kim?

"Sen" ikinci "tekil" şahıs zamiri. Çoğul bir anlam taşıyor mu?

Bana tanıdık geldi, (yanılıyor da olabilirim, çünkü bu şiirin somut bir ifade olduğunu düşünüyorum) ama fikrimi bana özel nedenlerden dolayı şu aşamada beyan etmeyi uygun görmüyorum.

Bir kelime de olsa, bütün görüşleri, çağrışımları merak etmekteyim.

Işık ve Sevgiyle...



Çevrimdışı akzambak

  • 1.nesil
  • *
  • İleti: 171
Ynt: Sis
« Yanıtla #1 : 05 Mart 2008, 10:46 »
Küçüklüğün büyüklüğü,

Sonsuz sınırsız iradenin, üflediği bir nefesle can bulan tenler...
Bedenin tümünü oluşturan hücreler misali...Bütüne oranla küçük ama aynı zamanda da bütünü oluşturduğundan, çok büyük...

Her hücre, bir insan...
Farkına varıldığınca büyük,
Hissedişler algıları arşınladığınca büyük...

Anlama istekleri terazilenmeksizin, teslimiyeti sevginin,
Günsüz uykularda..

Göz gözü görmüyorken sisten..


Sabahsız geceler,
Ve tekerrürler...
"Sesini değil, sözünü yükselt. Yaprakları yeşerten yağmurlardır, gökgürültüleri değil."

Çevrimdışı Sirius

  • 1.nesil
  • *
  • İleti: 154
Ynt: Sis
« Yanıtla #2 : 05 Mart 2008, 16:12 »


Göz gözü görmüyorken,
Görünen gerçek...

Ne kadar gerçek ?

Tüm kuralların ötesinde
               Öz’ü görmeye;
Başka bir “göz” gerek...

Buralara ait ölçü birimlerinin dışında mor ötesi bir algıda,
“Küçüklüğün büyüklüğü”...
                                 Mesafeler nasıl da faydasız...
Sisler hepimize,
Terazi ve diğer kefesi de.
Bu sınırlı duruş içerisinde,
Perdeli doğan gözlerimiz,
ve
Önceleri ağırlık sandıklarımız !
Sonra bin hayhuyun içinde rastgele güvertedeki uçuş derslerimiz...

Sislerin yanıtları;
Titrek bedenlerimizin heyecanlı solukları...
Camda oluşan buğular...

Biz yaratıyoruz herşeyi...
Açılmamış gözlerimizle..
Buğuları, Sisleri, Geceleri...
Titrek nefeslerimizle,
Aydınlığını göremediğimiz herşeyi...

Bir gün;
Kim bilir neler göreceğiz ?

Kural dışı rok kaçışlarımız olacak,
                                     Kainatların verdiği kanatlarımızca...
Ve seyredecek birileri hep,
Da Vinci şifresi çözer gibi resim çizecekler yanlışlıklara bakıp...

Kim bilir, kaç çiçek bırakıldı kapılara
Bu sislerin arasında...
Ne sessiz çığlıklar yankılandı sağır kulaklarda...
Havai fişekler aydınlattı, geceyi...
Gece körlerine nispet...

Haklıydı; Titrek bülbülün çilesindeki, Hüsran....

Bırakın, ışıkları bizim için yanan o eve girmeyi; kapısından geçemeyenler vitrinleri aşındırdılar,
                                                                                                       yaz boyunca satır aralarında...
Özümsenmeden kavuşulmaya çalışılan sonraların şaşkınlığında,
demode güzellikler iliştirdiler dallarına...
Kokmayan, açmayan...

Oysa gün ölmüştü...
“Rock üçleme ile... "Katastrof" ile...  "Koridor" ile... "Seni Seviyorum" ile...”
Sanılanın aksine gelecekten anılar sergiliyordu;
Tanrısal örgünün tarifsiz desenleri bilinmedik anlamlarda göz kırparken.
Antikacının vitrinleri....

Dik bir çıkış: 2006 yazıydı...

Tüm bu coşkuların hüsranlarından öte,
Sisler dağılırken konu mısraların sonunda
ağır kaygıları eşliğinde çok derin bir serzeniş bekliyor,
körler çarşısının kırmızı şaraplı uyurgezer ziyaretçilerini..



Bunca asırlar geçtikten,
nice kainatlar uçurduktan sonra kanatlarında,

Haklıydı;
kaygıları, derin serzenişleri...

Neydi eder’i ?
Bilgeliğinin bir kuzu kancasındaki
Abajur kadar değeri...





Çevrimdışı YANKI

  • DMT
  • *
  • İleti: 83
    • Elçi
Ynt: Sis
« Yanıtla #3 : 06 Mart 2008, 18:03 »
Keskin bir dönüş ve merhaba.

"Küçüklüğün büyüklüğü,

Sonsuz sınırsız iradenin, üflediği bir nefesle can bulan tenler...
Bedenin tümünü oluşturan hücreler misali...Bütüne oranla küçük ama aynı zamanda da bütünü oluşturduğundan, çok büyük..
."


"Sis"lerin içinde rastgele mi buluşuyoruz?


Rahmanî nefes; yıl 2006,

Kendi koridorlarında kendine eren bir ozan. (Çeyrek yüzyıl önce kanatları çıkan, yeri bu değil.)

Huzurlu bir bütünleşmeye programlanmış kainatların ışıklı yayıcısı;

"Sizin yolunuz uzun lakin..."

Gecenin derinliklerinde, anahtarlar...



Gerçekten her parça, bütünleşmeye programlanmış. Pencere genişliğince (tekamül/tefekkür) - ki bunun zeka seviyesiyle bir alakası yok - yazılanlar, anlatılanlar, serpiştirilen yıldız tozları anlamlı oluyor... Koridor boyunca...

"Neydi eder’i ?
Bilgeliğinin bir kuzu kancasındaki
Abajur kadar değeri..."

Küçük bir düşünce. Biliyoruz.

Işık ve Sevgiyle.







 

Benzer konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
"Sis"

Başlatan efsun_i « 1 2 » Hayat Öpücüğü

15 Yanıt
9456 Gösterim
Son İleti 04 Şubat 2008, 11:23
Gönderen: Sirius
Sis

Başlatan efsun_i Şiirler

0 Yanıt
3089 Gösterim
Son İleti 03 Nisan 2009, 01:16
Gönderen: efsun_i

usa online pharmacy