Gönderen Konu: Cennet İlahileri - Terimler/Kavramlar  (Okunma sayısı 18587 defa)

Çevrimdışı Shalamar

  • Melek Tozları
  • *
  • İleti: 705
Cennet İlahileri - Terimler/Kavramlar
« : 07 Haziran 2006, 09:05 »
Cennet İlahileri içerisinde geçen kelime, kavram, terimlerin sözlük anlamlarını, bizlere göre anlamlarını bu başlıkta toparlamaya çalışabiliriz.

Burada yazan, yazılacak olan tanımlamalar, İrem'ler tarafından yazılırken veya Sizler tarafından okunurken yüklenilmiş olan anlamlardan tamamen farklı olabilir.

Bu başlığa göndereceğiniz tanımlamalarda, eğer bir yerden alıntı yapıyorsanız kaynağın adını, eğer kendinize göre hissettirdiğini yazıyorsanız sonuna adınızı/nickinizi yazar mısınız?

Hazırlayanlar: efsun_i, gece perisi, çiçekkız, iremologist, kahraman, Shalamar, Oikos, adonai



Adamotu:   
Patlıcangillerden, geniş yapraklı, kötü kokulu bir bitki, kankurutan, adamkökü (Mandragora autumnalis). [TDK]   



Ahir:   
Son, sonraki   [TDK]



Alamet:
   1. Belirti, işaret, iz, nişan. [TDK]   
   2. Büyüklük, irilik bakımından şaşılacak durumda olan nesne. [TDK]



Alıcı Kuş:   
Atmaca [TDK]



Arş-ı Alem:
   Arş: İslam inanışına göre göğün en yüksek katı. [TDK]   
   Alem: Dünya, cihan. [TDK]   
    


Ayna Krallığı:



Azade:   
Başıboş, erkin, serbest. [TDK]



Dejavu:   
Bir yeri daha önce görmüş olma veya bir olayı daha önce yaşamış olma duygusu. [TDK]   



Dem Tutmak:   
Bir çalgıya başka bir çalgı veya sesle eşlik etmek. [TDK] Daha çok ney ile yapılır. [http://www.turkmusikisi.com/arastirmalar/icra_nota/]   



Derviş:
   1. Bir tarikata girmiş, onun yasa ve törelerine bağlı kimse, alperen.   
   2. Yoksulluğu, çilekeşliği benimsemiş kimse.   
   3. Alçak gönüllü ve her şeyi hoş gören kimse.    
   4. zooloji Kırlangıç balığının pek küçüğü. [TDK]   



Ebabil:
Çobanaldatangillerden, kanatları sivri, kuyruğu uzun bir kuş türü, keçisağan, dağ kırlangıcı (Caprimulgus europeus) [TDK]   



Ece:
   1. Güzel kadın [TDK]   
   2. Kraliçe [TDK]   
    


Efsun:
Büyü, sihir [TDK]



Ensar:
Hz. Muhammed'e hicret zamanında yardım eden Medineliler. [TDK]   



Eski Zaman Elbiseleri:      



Gam:
Tasa, kaygı, üzüntü [TDK]   



Gayyum:      
Not: Konu başlığında yazılmış olanlarda kaynak belirtilmemiş.


Gökyakut:



Gül Cemal:
"Gül", saf güzellik, "Cemal", yüz anlamında kullanılırsa, "Güzel Yüzlüm" anlamına gelebilir. {Shalamar}   
   


Hak Aşığı:      



Hava Kızları:      



Havadis:   
İlgi ile karşılanabilecek haber. [TDK]   



Havari:
   1. Yardımcı [TDK]   
   2. Hz. İsa'nın öğüt ve inançlarını yayma işiyle görevlendirdiği on iki yardımcısından her biri. [TDK]   
   3. mecaz Bağlı olduğu önderinin düşünce ve inançlarını yayan kimse. [TDK]   



Hırs Akrebi:



Hu:
   1. Dervişler arasında kullanılan bir seslenme sözü [TDK]   
   2. Allah [TDK]   



İhya:
Yeniden canlandırma, diriltme. Çok iyi duruma getirme, geliştirme, güçlendirme. TDK]   



İntikal:
   1. Bir yerden başka bir yere geçme, geçiş. [TDK]   
   2. Anlama, kavrama [TDK]   
   


Kadim:
Başlangıcı olmayan, eski, ezelî. [TDK]   
   


Kah ... Kah ...:



Kainatın Sarkacı:      



Kanırtmak:
Büküp zorlayarak yerinden oynatmak [TDK]



Kehanet Irmağı:      



Kızıl Vazo:      



La Kuyud:      



La Mekan:
 "La" olumsuzluk ön ekidir. Bu doğrultuda "Mekansız" anlamına gelmektedir. {Shalamar}


Lirik:
   1. Coşkun, ilhamla dolu [TDK]   
   2. Eski Yunan edebiyatında lir eşliğinde söylenen (şiir) [TDK]   
   3. Çok etkili, coşkun, genellikle kişisel duyguları dile getiren edebiyat [TDK]   



Lütuf:
Önem verilen, sayılan birinden gelen iyilik, yardım, ihsan, inayet, atıfet. [TDK]   
Lütfetmek:  1. Vermek, ihsan etmek, bağışlamak  2. Söylemek, bildirmek  3. İzin vermek, müsaade etmek  4. Yüksek veya saygın bir kimse alçak gönüllülük göstermek   




Mabet:
Tapınak [TDK]   
   


Mahşerin Dört Atlısı:      



Manga:      



Matem:
Yas [TDK]   



Maya Ağacı:



Mazi:
Geçmiş [TDK]   
   


Melaike:
   1. Melekler [TDK]   
   2. halk ağzında Melek gibi güzel kadın [TDK]   



Mesnevi:
Her beyti ayrı uyaklı bir divan edebiyatı nazım biçimi. Bu türdeki eserlerin genel adı. [TDK]   



Mest olmak:
Kendinden geçmek, sarhoş olmak [TDK]   



Meşum:
Uğursuz [TDK]   



Mevsimlik Hevesler:      



Mihrap:
Cami, mescid ve namazgâhlarda kıble yönünde bulunan ve İmam-Hatibin namaz kılarken durduğu bölümdür. [http://www.diyanet.gov.tr/turkish/biliyormuyuzoku.asp?id=96&harf=M]   



Misk-i Amber:
    Misk: 1- Asya'nın yüksek dağlarında yaşayan bir tür erkek ceylanın karın derisi altındaki bir bezden çıkarılan güzel kokulu madde. 2- Mis. [TDK]   
    Amber: 1- Amber balığından çıkarılan güzel kokulu, kül renginde bir madde. 2- Güzel kokulu bazı maddelerin ortak adı. [TDK]   
      


Muamma:
   1. Bilmece [TDK]   
   2. Anlaşılmayan, bilinmeyen şey [TDK]   



Nihavent:
   Türk müziğinde bir makam. [TDK]   



Rahmani Nefes:
   Rahmani: Tanrı ile ilgili, tanrısal, şeytani karşıtı. [TDK]   
   Bu durumda, Rahmani Nefes: "Tanrısal Nefes" anlamına gelmektedir. Bu konu ile ilgili tasavvuftaki Ney-Insanoğlu benzetmesinin incelenmesinde yarar vardır. Kısaca; Ney'e nasıl ki insanın nefesi hayat veriyor ise, insana da Tanrı'nın nefesi hayat vermektedir. {Shalamar}   
   


Rubai:
Divan edebiyatında dört dizeden oluşan ve belirli aruz kalıpları ile yazılan şiir, dördül. [TDK]   



Sagu:
Islamiyet öncesi Türk edebiyatinda kullanilan, olen kisinin genellikle kahramanliklarini, erdemlerini oven siir, agit. Sevilen, saygi goren, kahramanliklar yapmis kisiler icin yazilirdi. "Yug" adi verilen cenaze torenlerinde okunurdu. [http://tr.wikipedia.org/wiki/Sagu_(edebiyat)] {Shalamar}   



Salamender:
   1. Yalnızca ateşte yaşayan küçük ejder. Bir dokunuşuyla ateşi söndürecek kadar soğuk olduğu ve ateşten çıktığında ise yaşayamadığı söylenir.   [http://www.aksiseda.com/home.asp?id=5&sair_id=65&siir_id=1666] {efsun_i}
    2. Jethro Tull "Too Old To Rock'N'Roll: Too Young To Die" albümünün 3. şarkısının sözleri;
   "Salamander
         born in the sun-kissed flame.
         Who was it lit your candle ---
         branded you with your name?
         I see you walking by my window
         in your Kensington haze.
         Salamander, burn for me
         and I'll burn for you." {efsun_i}

   3. "Genellikle sezgi kanalının ağırlık kazandığı bu dönemin araştırmalarında, cinlerle ilgili pratikler pek fazla bir yer tutmaz. Fakat, varılan sonuçlar şaşırtıcı ölçüde doğruya yakındır. Modern okült teorilerin te­melini oluşturan bu yorumlarda, cinler farklı gruplarda ele alınmıştır. Doğa güçlerinin dört sembolik ana unsurda odaklaştığı düşünülerek; Ateş, Toprak, Hava ve Su Elementalleri adı altında toplanan varlık­lar, sırasıyla Salamander, Gnome, Sylph ve Undine olarak tanımlanırlar. Bunlar bir bakıma tek boyutlu düşünce yapısına sahip varlıklardır ve fizik alem ile astral alem arasında bir köprü oluştururlar. Doğanın içinde değişik yaşam gruplarını temsil edenler ise, ormanlarda ve ağaçlarda Dryad, göllerde Naiad, dağlarda ve mağaralarda Kthonian adındaki varlıklardır. Bunların dışında bir de Famuli denilen grup var­dır ki şuurlu varlıkların insan bedeni ile göründükleri anlarda aldıkları biçime göre hangi gücü aktive ettiklerini belirlerler. Pratik yapan kişi tarafından bazı tekniklerin uygulanmasıyla, bu gruptaki enerji formları­nın kontrol altına alınabileceği düşünülmüştür." [http://www.halukakcam.com/B6/Notes/Cincilik2_1996.htm] {adonai}



Sayha:
Çığlık [TDK]   



Seyyah:
Gezgin [TDK]   



Sırat Köprüsü:
İslam inancına göre mahşer günü üstünden geçilecek olan köprü. [TDK]   



Şatlup:      



Terennüm:
Güzel ve alçak sesle şarkı söyleme / Anlatma, ifade etme. [TDK]   



Teselya:      
  1. Balkanlarda, bugünkü Yunanistan sınırları içerisinde bir bölge. {iremologist'in eklediği görüntü}
  2. "İyileştirici Asklepios tapınakları M.Ö. 6. Yüzyıldan itibaren Yunanistan'ın Teselya bölgesinde ortaya çıkmaya başladılar. Rituellerle çevrili tedavi,  seremonisi güneş battıktan sonra başlardı. Beraberinde etkileyici binalar, oyalayıcı dışyüzler ve etkileyici başarılı tedavi öyküleri, ziyaretçiyi rahip ve çalışanlarının iyileştirme eylemlerine karşı  açık hale getiriyordu. Yardım isteyen  kişi şimdi  törenin canlı bir parçası olmaya hazır hale gelirdi. Gece boyunca uyku, kızlarının eşlik ettiği  Asklepion gibi giyinmiş rahipler, hizmetçiler, yardımcılar, yılan, köpek eşliğinde yarıkaranlık bir ortamda hastanın etrafında dolaşırlardı. Hasta uykudan uykuya geçerken tedavisi verilir ve tavsiyelerde bulunulurdu. Tanrı, yarımcıları ya da hastalıklı bölgeyi yalayan yılan, köpek tarafından hasta tedavi edilmiş olurdu. Tanrısallık gücü çeşitli tedaviler biçiminde kullanılırdı. Ellerinde yatmak, tıbbi işlemi uygulamak, cerrahi operasyon yapmak, ya da tavsiyelerde bulunmak. Sabah olduğunda hasta iyileşmiş olduğuna ümit ederdi. Açıkçası, tapınak tedavisinin en etkili ögesi inançtır. Laik hekimlerin zamanın organik hastalıkları için çok az spesifik ilaca sahip oldukları düşünüldüğünde Asklepios kültünün son derece popüler olması ve yüzlerce yıl ayakta kalması şaşırtıcı değildir." [http://www.medinfo.hacettepe.edu.tr/ders/TR/D1/4/3796.doc] {adonai}



Tılsım:
Tılsım: Doğaüstü işler yapabileceğine inanılan güç. [TDK]   
   


Vuslat:
Sevgiliye kavuşma [TDK]   
   


Yâd etmek:
Anmak, hatırlamak [TDK]   



Yasak Meyva:      



Yılan Isırığı:
Eski Mısır sanatında görülen bir başka yılanlı tasvir ise, kuyruğunu ısırarak halka şeklini alan yılan motifidir.   
Kuyruğunu ısıran ya da yutan yılan yani "uroborus". Uroborus: Sonu başlangıcımdır.   
-------
Bu simgeye Roma'dan Hindistan'a, Mısır'dan Çin'e kadar geniş bir coğrafyada rastlanır ve genel olarak ebedi dönüşü, döngüsel zamanı ve yaşamı, bölünmezliği ve sozsuzluğu simgeler.   
-------
Budistler onu samsara döngüsüyle özdeştirmişlerdir.   
-------
"Kızılderililer'e göre yılan; deri değiştirerek doğum, yaşam ve ölüm arasındaki metamorfozu simgeler. Böylece tarih boyunca yılana atfedilen özellikler doğurganlık, ölümsüzlük, sağlık, hekimlik, sağduyu sahibi olmak, bilgelik, kehanet, iyi talih,
fiziksel güç ve hız olatak sıralanabilir."   
-------
Aztekler, çıngıraklı yılana özel bir önem verirlerdi. Hatta çıngıraklı yılan tarafından ısırılan Aztekler, toplumda itibarlı bir mevkiye yükseltilirdi. Yılan tarafından ısırıldığı halde ölmeyen kimseleri, ilahi temesa geçmiş seçkin kimseler olarak kabule derlerdi."   

Alıntılar; Yılan Hikayesi sunumu notları-Dr. İ. Hamit Hancı {efsun_i}   



Yunak:
Türk halk dilinde (eski) yıkanılan yer, hamam. [TDK]   



Zahiri:
Görünen, görünürdeki / İçten olmayan, yapmacık [TDK]   

Çevrimdışı Shalamar

  • Melek Tozları
  • *
  • İleti: 705
Cennet İlahileri - Terimler/Kavramlar
« Yanıtla #1 : 07 Haziran 2006, 23:28 »
Eklemeler yapılmıştır.

Çevrimdışı efsun_i

  • Melek Tozları
  • *
  • İleti: 352
    • Kanat Sesleri
"Yılan Isırığı"
« Yanıtla #2 : 07 Haziran 2006, 23:44 »
Eski Mısır sanatında görülen bir başka yılanlı tasvir ise,
kuyruğunu ısırarak halka şeklini alan yılan motifidir.

Kuyruğunu ısıran ya da yutan yılan yani "uroborus".
Uroborus: Sonu başlangıcımdır.

Bu simgeye Roma'dan Hindistan'a, Mısır'dan Çin'e kadar geniş bir coğrafyada rastlanır ve
genel olarak ebedi dönüşü, döngüzel zamanı ve yaşamı, bölünmezliği ve sozsuzluğu simgeler.

Budistler onu samsara döngüsüyle özdeştirmişlerdir.

....

"Kızılderililer'e göre yılan; deri değiştirerek doğum, yaşam ve ölüm arasındaki
metamorfozu simgeler. Böylece tarih boyunca yılana atfedilen özellikler doğurganlık,
ölümsüzlük, sağlık, hekimlik, sağduyu sahibi olmak, bilgelik, kehanet, iyi talih,
fiziksel güç ve hız olatak sıralanabilir.

.....

Aztekler, çıngıraklı yılana özel bir önem verirlerdi. Hatta çıngıraklı yılan tarafından
ısırılan Aztekler, toplumda itibarlı bir mevkiye yükseltilirdi. Yılan tarafından ısırıldığı halde
ölmeyen kimseleri, ilahi temesa geçmiş seçkin kimseler olarak kabule derlerdi."

Alıntılar; Yılan Hikayesi-Dr. İ. Hamit Hancı
Işık ve sevgiyle...

Çevrimdışı efsun_i

  • Melek Tozları
  • *
  • İleti: 352
    • Kanat Sesleri
Ynt: Cennet İlahileri - Terimler/Kavramlar
« Yanıtla #3 : 07 Haziran 2006, 23:57 »
Ensar: Hz. Muhammed'e hicret zamanında yardım eden Medineli'ler.

Azade: Başıboş, erkin, serbest.

Terennüm: Güzel ve alçak sesle şarkı söyleme / Anlatma, ifade etme.

Zahiri: Görünen, görünürdeki. / İçten olmayan, yapmacık.

Ahir: Son, sonraki.

Sayha: Çığlık.

Kaynak: Türk Dil Kurumu Sözlüğü.
Işık ve sevgiyle...

Çevrimdışı gece perisi

  • DMT
  • *
  • İleti: 60
Ynt: Cennet İlahileri - Terimler/Kavramlar
« Yanıtla #4 : 08 Haziran 2006, 17:20 »
Ebabil: Dağ kırlangıcı
Yıldızlar, gece belirmekten memnunlar..!!

Çevrimdışı cicekkiz

  • 1.nesil
  • *
  • İleti: 12
Ynt: Cennet İlahileri - Terimler/Kavramlar
« Yanıtla #5 : 08 Haziran 2006, 18:10 »
Efsun: Büyü,sihir.

Mesnevi: Her beyti ayrı uyaklı bir divan edebiyatı nazım biçimi.

Rubai: Divan edebiyatında dört dizeden oluşan ve belirli aruz kalıpları ile yazılan şiir, dördül.

Meşum: Uğursuz.

Adamotu:  Patlıcangillerden, geniş yapraklı, kötü kokulu bir bitki, kankurutan, adamkökü (Mandragora autumnalis).

Misk: 1- Asya'nın yüksek dağlarında yaşayan bir tür erkek ceylanın karın derisi altındaki bir bezden çıkarılan güzel kokulu madde. 2- Mis.

Amber: 1- Amber balığından çıkarılan güzel kokulu, kül renginde bir madde. 2- Güzel kokulu bazı maddelerin ortak adı.

Kaynak: Türk Dil Kurumu Sözlüğü




Çevrimdışı Oikos

  • ...
  • *
  • İleti: 33
Ynt: Cennet İlahileri - Terimler/Kavramlar
« Yanıtla #6 : 09 Haziran 2006, 01:08 »
Osmanlıca Türkçe Sözlük (Basım yılı 1979 Derleyen:M.Nihat Özen - 928 sayfa-30,000 arapça,farsça -10,000 deyim ve klişe)

778. sayfası : Şal = Örtü
29. sayfası   : A'mar = Ömür , Hayat


Lup = büyüteç , mercek
Şuaat = Işın , Yakıcı Güneş (iki "a" olduğu için okunurken "u" düşer)


Buna göre ;

Şalamar : Hayat Örtüsü , ("Eski zaman örtüleri" Şalamar 'a ithafen simgelenmiş olabilir)
Şatlup : Işın Merceği
Oysa ki ben karanlıktan geldim...Ne huzursuzdum ne de korkuyordum...Sukunet vardı hiçlikte...Doğdum ağladım...

Çevrimdışı Shalamar

  • Melek Tozları
  • *
  • İleti: 705
Ynt: Cennet İlahileri - Terimler/Kavramlar
« Yanıtla #7 : 09 Haziran 2006, 06:28 »
Sevgili Oikos,
Aynı sözlükte, "Şa'la" nın karşılığı olup olmadığına bakabilir misiniz?

Çevrimdışı Shalamar

  • Melek Tozları
  • *
  • İleti: 705
Cennet İlahileri - Terimler/Kavramlar
« Yanıtla #8 : 09 Haziran 2006, 08:23 »
Bekleyemedim ve http://www.osmanlimedeniyeti.com/makaleler/sozluk/osmanlica-sozluk-index.html adresinden şunları buldum ben de. Sevgili Oikos, yine de ben "Şa'la" yı elinizde bulunan sözlükten teyid etmenizi rica edeceğim.

ŞUAAT : Işıklar, parıltılar, nurlar.
LÜBB   : İç. Öz. Her şeyin iyisi, hülâsası

ŞA'LA' : Uzun, tavil.
MAR   : Yılan

Bir harfin yerini değiştirdiğimizde anlamları tamamen farklı iki kelimey ulaştık değil mi? Ancak Sizin Şalamar için belirttiğiniz "Hayat Örtüsü" (Eski zaman elbiseleri) ile "Uzun Yılan" yine aynı sonuca ulaşıyor aslen. Yukarıda, efsun_i nin "Yılan Isırığı" için yazdıklarına bir göz atarsanız...

Çevrimdışı Oikos

  • ...
  • *
  • İleti: 33
Ynt: Cennet İlahileri - Terimler/Kavramlar
« Yanıtla #9 : 09 Haziran 2006, 11:16 »
Sevgili Ufuk,

"Şa'la"  bulamadım , ama kelimeyi duymuştum, eski mimarlar ölçmek için kullanılan metre niyetine kullanırlardı.

"ŞALA" ve "MAR" yani uzun yılan, bir sıfat tamlaması oluşturuyor. "Mar" daki derin anlamlara rağmen yılanın uzun veya kısa olması, anlam değişikliği yaratmıyor. Hatta derin anlamı bozuyor. Uzun Yılan'ın Etekleri olamaz,
Buna karşın, hayat örtüsü bir elbisedir ve etekleri vardır.
Bu elbisenin eskimesi ise "Yaşlanmadır"... (Zaman+Hayat)

"Lübb", İki "b" kısa basma, "ü" ise uzatılmış ü.u karışımı bir sestir.
Fransızca bir kelime olan "Loupe" -lup okunur-, tüm eski zaman buluşları gibi türkçemize aynen yerleşmiştir.
"Loupe" (Büyüteç) derin anlamları olan bir sözcüktür, salt büyüten değil, Gözle bakılan yeni dünya anlamına da gelir. Optik kuralları esas alındığında, mercek + ışık bağlamında GÖZ ön plana çıkar.
Zira GÖZ olmadan ışığı görmeyiz, "KARANLIK, IŞIĞIN ÖLÇÜLEMEZ HALİDİR(EINSTEIN)"
Ama bahsedilen maddi bir göz olmadığına göre, "İÇ GÖZ" doğru bir tanım olacaktır.
Böylece Lübb ve Lup beraberce kullanılmış oldu.

Ama daha basit bir tanımla, "büyüteç" i olduğu gibi kullanırsak "sevgi ve ışığı" büyüten bir büyüteç te mantıklı bir yere oturuyor.

Sevgiyle Kal
Oikos
Oysa ki ben karanlıktan geldim...Ne huzursuzdum ne de korkuyordum...Sukunet vardı hiçlikte...Doğdum ağladım...

Çevrimdışı Oikos

  • ...
  • *
  • İleti: 33
Ynt: Cennet İlahileri - Terimler/Kavramlar
« Yanıtla #10 : 14 Haziran 2006, 01:39 »
  Yeni bir olasılığı buraya eklemek istedim; (Moonstar TDK, Türkçe eş anlamlılar bölümü)

"Şala", Türban anlamında da kullanılan bir sözcük buna göre ;
<Şala> + <ama> + <ar>  ( körlerin namus türbanı) gibi bir anlam içeriyor olabilir.
 veya ;
<Şala> + <mar> (Türbanlı Yılan) Mecaz: "TÜRBANLI KADIN"


Bu yeni metafora göre ;
"Tırnaklarım ipeği çizdi" = TÜRBAN
"Beyaz Parmaklarımın arasından akıyordu" = Aydınlık gelecek  elimizden gidiyor
"Dansı sürüyordu büyücülerin titrek" = Karanlık softalar korksalarda "bizden" yinede elinden geleni yapıyor.
"Ne yana kanatlansam, o yana uçuyordu Şalamar" = Nereye gitsek hep TÜRBANLI KADIN
...
"Yinede eteklerin geçmiyor başına" ,"Firardasın tersine"= Her ne kadar TÜRBAN taksan da , Yinede KADINSIN, Aslında kaçmaktasın bu illetten
"Şalamar Pencerelerine resim yapıştırmış cüceler" = Türbanlı Kadın, sofular hayat görüşünü daraltmış
....

Sevgiyle Kalın
Oikos

Oysa ki ben karanlıktan geldim...Ne huzursuzdum ne de korkuyordum...Sukunet vardı hiçlikte...Doğdum ağladım...

Çevrimdışı Sha_XIX

  • 1.nesil
  • *
  • İleti: 74
Ynt: Cennet İlahileri - Terimler/Kavramlar
« Yanıtla #11 : 25 Haziran 2006, 23:01 »
Alıntı
Alıcı Kuş:
Doğan, şahin, atmaca, kartal gibi yırtıcı hayvanlara verilen genel isim. Kontrol edilmelidir. Yararlanılan kaynak {Shalamar}

Alıcı Kuş : Atmaca (Kaynak http://www.tdk.gov.tr)
Dağlar, Nehirler, Ağaçlar...
Aşklar, Dostluklar, Arkadaşlık...
Anılar, Yarınlar, Işık ve Sevgi...
       _.-*-._
Hiçbir Şey Herşey...
Herşeymiş Hiçbir Şey...

Çevrimdışı efsun_i

  • Melek Tozları
  • *
  • İleti: 352
    • Kanat Sesleri
Ynt: Cennet İlahileri - Terimler/Kavramlar
« Yanıtla #12 : 25 Haziran 2006, 23:43 »
Salamander (Semender) : Yalnızca ateşte yaşayan küçük ejder. Bir dokunuşuyla ateşi söndürecek kadar soğuk olduğu ve ateşten çıktığında ise yaşayamadığı söylenir.
"http://www.aksiseda.com/home.asp?id=5&sair_id=65&siir_id=1666"

.........

Jethro Tull'ın "Too Old To Rock'N'Roll: Too Young To Die" albümünün 3. şarkısı sözleri;
"Salamander ---
born in the sun-kissed flame.
Who was it lit your candle ---
branded you with your name?
I see you walking by my window
in your Kensington haze.
Salamander, burn for me
and I'll burn for you."

.........

Kadim: Başlangıcı olmayan, eski, ezelî.
TDK Sözlük
Tılsım: Doğaüstü işler yapabileceğine inanılan güç.
TDK Sözlük
Yâd etmek: Anmak, hatırlamak.
TDK Sözlük
Havadis: İlgi ile karşılanabilecek haber.
TDK Sözlük








Işık ve sevgiyle...

Çevrimdışı kahraman

  • 1.nesil
  • *
  • İleti: 8
Ynt: Cennet İlahileri - Terimler/Kavramlar
« Yanıtla #13 : 26 Haziran 2006, 22:31 »
gayyum: allahın sıfatlarından biri diye biliyorum; anlamı: sonsuz, öncesiz sonrasız, ebedi, ezeli olabilir.
yanılıyorsam düzeltiniz lütfen.
uç yalnız uç...

Çevrimdışı efsun_i

  • Melek Tozları
  • *
  • İleti: 352
    • Kanat Sesleri
Ynt: Cennet İlahileri - Terimler/Kavramlar
« Yanıtla #14 : 26 Haziran 2006, 22:57 »
Ben de "Hiç bir şeye ve hiç kimseye ihtiyaci yoktur (el Gayyum )" olarak buldum..

Işık ve sevgiyle...

 

Benzer konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
0 Yanıt
48325 Gösterim
Son İleti 16 Eylül 2006, 17:27
Gönderen: Melek Tozları
3 Yanıt
32248 Gösterim
Son İleti 30 Mart 2007, 09:13
Gönderen: Shalamar
18 Yanıt
170070 Gösterim
Son İleti 28 Temmuz 2015, 09:57
Gönderen: sevdali_bulut
0 Yanıt
42196 Gösterim
Son İleti 18 Haziran 2007, 22:44
Gönderen: Melek Tozları
5 Yanıt
5018 Gösterim
Son İleti 11 Eylül 2007, 14:12
Gönderen: bahar02
0 Yanıt
88359 Gösterim
Son İleti 21 Eylül 2007, 00:31
Gönderen: Shalamar
0 Yanıt
34931 Gösterim
Son İleti 21 Aralık 2011, 22:44
Gönderen: refref

usa online pharmacy