Gönderen Konu: İrem Bağı, Yürek Büyüsü  (Okunma sayısı 13144 defa)

Çevrimdışı ISIK YOLCUSU

  • 1.nesil
  • *
  • İleti: 232
    • Işık ve Sevgiyle
İrem Bağı, Yürek Büyüsü
« : 29 Ağustos 2007, 00:40 »
Hangi kelimeleri seçmeliyim hangi dakikalardan başlamalıyım anlatmaya bilmiyorum. İrem bağı’nın sonsuz güzelliğini; konser öncesi, vuslat zamanı ve konser sonrasında ki yönleriyle anlatabildiğim kadarıyla, düşüncelerimi ve hislerimi yansıtabildiğim kadarıyla sizlerle paylaşmak istiyorum.

Perşembe günü konser için Çorum’dan yola çıktığım ilk dakikadan itibaren konser başlamıştı. İrem bağı’nın şölenleri kuruluyordu sevgililerin düşlerinde! Gemilerin dümeni İstanbul’a dönüyor, umut dolu rüzgârlar yelkenleri dolduruyordu kavrularak sevgiyle… Sadece bir konser için değildi bu gelişler, sadece İlhan İrem ile kavuşmak için değildi. İrem bağı’nın yıllardır büyüyen bahçesinin sağlamasını görmek için, ‘’Işık ve Sevgiyle’’ düşüncesinin ışıl ışıl parıltısını görmek için.

Perşembe gecesi ilk buluşmamı gerçekleştirdim Memed Koz’la. İrem bağının ilk sağlamaları benim için! Sigaralar bu defa keyifle, güzel sohbetler eşliğinde çekiliyordu. Çok uzun dakikalar konuştuk, İrem bağı’nı, İlhan İrem’i, konseri. Konser aslında başlamıştı, senfoniler yankılanıyordu yüreklerimizde.

Cuma günü Sevecen’lerle buluşma günüydü. Önce Naci Keklik’i ardından da sevgili arkadaşım Can ile buluştuk. Akşam saatlerinde ise Sinan Doyan, Mahir Elhan, İzzet Çelik, Aslı Dinç, Gökhan Dinç ile denize nazır çaylarımızı yudumlarken güzel sohbetlerdeydik. İrem bağı’nın sonsuzlukta yankılanması!

Saat bilmem kaçı gösteriyor, ben ve Mahir yatmadan önce konuşuyoruz. Ve konuşurken şu kanıya tekrar tekrar varıyoruz. Nazım Hikmet’in sözü her şeyi kısaca ve öz bir şekilde anlatıyor:
‘’Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
Ve bir orman gibi kardeşçesine’’


Ağacın türü ne fark eder, önemli olan bir bütünü oluşturmak… İrem bağı!

Cumartesi günü Taksim’de bir cafede buluşuyoruz. Ben, Mahir, Can, İzzet, Onur. Sonrasında Beşiktaş iskelesine sevecenler toplanıyor yavaş yavaş… Küçük bir grup olarak konser alanına tekne ile gidiyoruz. Heyecan artık son safhada. Yürekler daha bir hızlı atıyor, dakikalar artık bizimle oyun oynuyor. Ve konser alanına ilk adımı atıyoruz… Her tarafta sevecenler… Sevecenler… Önceden tanıştığımız tanışmadığımız yüreklerle sıcacık selamlaşmalar, sarılışlar. İrem bağı!

Ve vuslat!

Müzisyenlerin sahneye ilk adımları ve çığlıklar, yürekten seslenişler… İstanbul’da yankılanıyor ‘’Yürek Büyüsü’’ azade çığlıklarla…

Gitar solo vuruyor yüreğime, gitarist her tele dokunduğunda ben biraz daha kayboluyorum derinliklerimde. Ellerim gökyüzüne açılıyor yavaş yavaş, bırakıyorum kendimi senfoniler eşliğinde… Gözlerden damlayanlar saçılıyor soluksuz… İlhan İrem her seslenişinde yüreklerimize, biz biraz daha sarılıyoruz birbirimize, kenetleniyoruz sevecenlerle.

''Çığlıklar senfoniler eşliğinde
Aralanırken kapılar, biz biraz daha ötelerde
İlahi senfoniler eşliğinde''


Daha önce birbiriyle hiç tanışmamış insanların ellerini birleştirmesi… Kâinatın bizlere sunduğu ve gösterdiği bağlar. ‘’Işık ve Sevgiyle’’ bir söz olmaktan öte, bunu işte konser alanında bir kez daha gördük, yaşadık, hissettik. Öyle bir bağ ki

Konsere bir girdiğimi bir çıktığımı hatırlıyorum sözün kısası… Tarifsiz dakikalar, nasıl anlatayım bilmiyorum ki…

Sonrasın da Ankara’dan gelen küçük bir sevecen grubuyla geceyi geçireceğimiz yere gittik, küçük bir sohbetten sonra sevecen arkadaşlarımız yol yorgunluğu, günün yorgunluğu ile yattılar ve ayakta Esma, ben ve Mahir kaldı. İrem’le ilgili, insanla ilgili koyu bir sohbete koyulduk. Saatler sabahın 07.00’ı gösteriyordu. Biraz dinlenmek adına sabah ışıklarına doğru bizde uzandık…

Hep beraber sabah kahvaltısını boğaz manzarasında yaptık yine sohbetler eşliğinde, sonrasında Taksim’e geçtik. Memed ve İzzet’in de aramıza katılmasıyla Bebek taraflarında güzel bir çay bahçesinde çaylarımızı yudumladık. Son olarak ta Ankara’lı yürek dostlarıyla Üsküdar’a geçtik ve sonrasında ayrılma vakti… ‘’Ankara’ya geldiğinizde bizim misafirimsiniz, her şey için teşekkürler’’ mutluyuz…

Neden bunları anlattım ya da ne gerek vardı gibi bir soru sorabilirsiniz. Ben bunları anlatarak İrem bağı’nı anlatmaya çalıştım. Perşembe gecesinden başlayarak, Pazar gecesine kadar ki zamanda olan saf güzelliği anlatmak istedim. İrem Bağı!

‘’Işık ve Sevgiyle’’ öylesine açık/gizli anlamlar içeriyor ki, sevgiyi karşılıksız, çıkarsız sunanlar yaşıyor derin anlamlarda.

Bir orman misaliyiz işte her birimiz özgür bir ağaç. Sevgiyi, güzellikleri yaşadıkça ve yansıttıkça sonsuzluğa her daim göz kırpacağız… Küçük oyunların arkasına sığınmadıkça aynı fotoğraf karelerinin içinden yansıyacağız hep beraberce, her şeye rağmen elimizi uzatacağız dostça! İrem bağı’nın güzelliğini konser alanında, öncesi ve sonrasıyla gördüm, gördük…

Ormanımızı parsellemek isteyenler olacaktır, yangınlar çıkacaktır gizli/açık. Ama bu güzelliklerin hiçbir değeri kalmayacaktır ışıklar, sevgiler içinde… Sonlar hep aynı değil mi, kazanan ‘’Sevgi’’. Konserin öncesi ve sonrasıyla bunu bir kez daha gördük. Kazanan yine aynı! Çıkarsız, sadece içinde oluşan evrensel tınılarla yürek büyüsüne katılan binlercesi, katılamasa da hisseden yüz binlercesi...

‘’Güzellikler ve gerçekler asla saklı kalmaz’’

Öyle bir güzellik yaşadık ki; kavgalar, kırgınlıklar unutuldu. Dostça uzandı eller birbirine işte böylesi bir paylaşımda İrem bağı deyince gözlerim dolar. Yürek Büyüsü ile tekrar tekrar İç’imiz yansıdı birbirimize… Ve uzaklardan anlamsız bakışlar… Anlamadılar bağımızı, imitasyon bağların sahte kralları…

Biz ormanımızda ki ağacın türüne göre yargılara varmadık, her biri kendi güzelliğini yansıttı, sonsuz sevişmelerde. Gece karanlığında rüzgârlar vurdukça, senfoni tınıları saçıldı her birinin yaprağından, dalından. Kaçak işçiler ormana geldi ayırdı bizi, ayırmaktalar aslında ayırdıklarını sanmaktalar! Görmediler!

‘’Yürek Büyüsü’’ birbirine kenetledi dallarımızı, kendimizden öte bütünü sarmaladı sözler, bütüne iyi dileklerle. Aydınlık yaşamların gecesi sisli ve yağmurlu. Yağacak yağmurlar toprağımıza, dağılacak sisler yollarımızda.

Konuşulacağız gece aralarının sanalizasyonunda,  ardımızdan konuşacaklar, nefretler ve dahası söz aralarında. Kendi güzellikleri olacak bizlere oluşturulan olumsuz düşünceler… Gülerim, güleriz… İrem bağı’nı gördük, görmekteyiz. Ayaktayız, yıkılmadık.

‘’ Sana; birkaç inci gözyaşı dökmeye ve bilgeliğinden ışık almaya geldik.
Söylediklerin büyüdükçe büyüyen bir yol oldu önümüzde.
Olmadı sana verdiğimiz sözden dönen, yok eksik gedik.
Söz vermeyenlerde  sendendiler zaten, öğrettik...’’

ÖĞRETECEĞİZ…


‘’İrem bağı
Unutulmuş renklerin
Rakkase kanatları…’’


Kanatlanıyoruz ötelere, konserlerle, sevecen yüreklerle ışıklı gecelerin ışıklı sohbetlerinde… Bu defa, Muğlalı sevecen ile Ordulu sevecen ile Ankaralı sevecenler ile attı yüreklerimiz. Konser öncesi, konser sonrası. Vuslatta ise bütün temiz yüreklerle yankılandı kâinat ışıklarla…

BİZ İREM BAĞIYIZ…

Not: Sıradan bir hafta sonumu muhteşem güzelliklerle süsleyen tüm yüreklere en içten sevgilerimi ve iyi dileklerimi sunuyorum. Işık ve Sevgi her daim yüreğinizde olsun.

IŞIK YOLCUSU
Sefa KÖYLÜ
Ben karanlıklarda aykırı ışıklarımla
                                            dönüyorum

Gecenin yırtılmış elbisesinden dökülen avuçlarıma
                                                       savruluyor
Azade çığlıklarla...

Çevrimdışı bahar02

  • 1.nesil
  • *
  • İleti: 17
Ynt: İrem Bağı, Yürek Büyüsü
« Yanıtla #1 : 29 Ağustos 2007, 11:38 »
duygularını öyle güzel ifade etmisin ki arkadaşım kendimi bir an konserdeymiş gibi hissettim gidemedim ama..o yürek büyüsüne katılamk isterdim ve birde şunu anladım ki irem bağı dostluklarıda kuvvetlendiriyor bir irem konser hem dost ve arkadaşları buluşturuyor  birde insanın hayatına güzellikler katıyor teşekkürler ilhen irem ve sanada arkadaşım sefa köylü  ışık ve sevgiyle kal......

Çevrimdışı saki

  • DMT
  • *
  • İleti: 14
Ynt: İrem Bağı, Yürek Büyüsü
« Yanıtla #2 : 29 Ağustos 2007, 11:54 »
Sevgili Sefa. Işık yürekli kardeşim benim. Öyle güzel dile getirmisinki duygularını. Her cümlende biraz da düğümledi boğazıma birşeyler..

AŞKOLSUN SANA ÇOCUK AŞKOLSUN....

Çevrimdışı fygs

  • 1.nesil
  • *
  • İleti: 4
Ynt: İrem Bağı, Yürek Büyüsü
« Yanıtla #3 : 29 Ağustos 2007, 20:11 »
"Herşey için teşekkürler güzel insan topluluğu." esma ;)

Çevrimdışı mahirelhan

  • 1.nesil
  • *
  • İleti: 15
Ynt: İrem Bağı, Yürek Büyüsü
« Yanıtla #4 : 30 Ağustos 2007, 09:19 »
   TEZ KONUSU

eksilir insan
her günün isimasinda
mevsimler kalir geriye
solgun
canli
soguk
sicak

bir gün mü yasar kelebekler
hayat mi bir günlüktür yoksa
hayatin anlamina yogunlasmis felsefelerde
hangi ordinaryus
kelebekleri tez almistir kendine
'' tül kanatlari bilge susudur kelebeklerin''

Mahir Elhan
03/03/2002
Titrek bir mum alevinin, havaya bıraktığı bulanık bir is ve göz gözü görmez bir sis değildik biz!...

 

Benzer konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
0 Yanıt
39528 Gösterim
Son İleti 01 Ağustos 2007, 11:32
Gönderen: Melek Tozları
0 Yanıt
6859 Gösterim
Son İleti 25 Ağustos 2007, 01:37
Gönderen: Shalamar
7 Yanıt
54904 Gösterim
Son İleti 07 Nisan 2009, 17:33
Gönderen: SONSUZAYOLCULUK
0 Yanıt
48816 Gösterim
Son İleti 16 Haziran 2008, 00:36
Gönderen: Shalamar
3 Yanıt
48218 Gösterim
Son İleti 03 Mart 2009, 09:58
Gönderen: tozpembe
2 Yanıt
33776 Gösterim
Son İleti 25 Mart 2009, 02:44
Gönderen: crysalid
0 Yanıt
5406 Gösterim
Son İleti 16 Eylül 2010, 22:48
Gönderen: efsun_i

usa online pharmacy