Gönderen Konu: Bir MEKTUP  (Okunma sayısı 5838 defa)

Çevrimdışı ISIK YOLCUSU

  • 1.nesil
  • *
  • İleti: 232
    • Işık ve Sevgiyle
Bir MEKTUP
« : 22 Ağustos 2007, 14:20 »
Merhaba sevgili arkadaşım…
Seni bugün fazlası ile üzdüm biliyorum. Yazışma aralarında ki kelimeler hiç tatlı olmadı… Hani diyordun ya her zaman senin kızgın yanını da çok merak ediyorum diye galiba o yönümü gördün bugün. Asi kişiliğimi hissettirdim kelimelerimle…


Hep merak ediyordun ya benim bilinmedik yönlerimi, bunları öğrenmen için benim hayata bakış açımı bilmen gerekli… İlhan İrem ile ilgili düşüncelerimi sorardın hep,  ben ise uzundur kimse ile paylaşmıyorum düşüncelerimi diyerek konuyu geçiştirirdim.  Galiba çok iyi bir arkadaş olarak benimsediğim senin bunları iyi-kötü bilmen gerekli… Ve neden sana karşı asi bir tavır takındığımı anlayacaksın. Kısa kısa 3 yıl gibi bir zamanı özetleyeceğim şimdi sana. IŞIK YOLCUSU’ndan dökülenler olacak…   

www.iirem.com/forumu ile hayatımda çok büyük değişimler başladı 3 -4 yıl önce. Arkadaş çevrem, insanlara bakış açım o kadar büyük bir evrim sürecine girmişti ki, lise yıllarında başlayan hayata dair oluşan boşlukları işte o sitede ki düşüncelerle, oradan tanıdığım güzel insanlarla doldurdum. Aradığımın o sitede ki yazı aralarında gezdiğini hissettim ve tutuldum bir garip aşk’la. Orada yazılan yazılarla ilgili araştırmalara girdim. Olabildiğince cahilliğimi en az seviyeye indirmek için çabaladım…

‘’Işık ve Sevgiyle’’ kelimesinin bir söz olmaktan öte çok daha derin anlamlar içerdiğinin farkına yavaş yavaş varıyordum bu araştırmalarla. Belli bir süre sonra dinlediklerimin birer şarkıdan ibaret olmadığını, insanın kendisini anlattığını, hayatı anlattığını algılamaya başladım. Tanrı olgusunu ilk defa o dönemlerde sorguladım. Ve bir düşünceye sahip oldum. ‘’İnsan bir tanrıdır.’’ ‘’Tüm dünyanın kökünde her şeyin kaynağı sen’’, ‘’Âlemlere İşaretim’’ misali! İrem’in anlattıkları hayatımı şekillendiren bir olgu oldu.

‘’Tutuldun mu dönmek zordur
Aşk denen kasırgaya’’
Ne kadar güzel özetlemiş İrem, işte bende ‘’Işık ve Sevgiyle’’ felsefesine tutuldum, anlatımlara, hissedişlere ve dahasına…

Ama bu Aşk’a tutuluş beni yalnızlığa gömdü, bir masal da sürgün gibi yaşıyordum. Tek bir yıldız misali göklerde! Ve işte böylesi duygulardayken ‘’Sevecen’’ kavramı ve Sevecenlerle tanıştım. Bir parça dinlerken aynı duyguları hissettiğimiz ve kendi içimizde bir sürgün yaşadığımızı anladık yazışma aralarında. Hayata dair aynı şeyleri düşünüyorduk, bir parça dinlerken aynı anda gözyaşı düşüyordu, aynı anda gülüyorduk paylaşımlarda. İnan tarifsiz duygular ve şimdi gecenin bir yarısı bu yazıyı yazarken aklıma geldikçe gözlerim doluyor… Kulaklarımda ‘’Sürgün Gibi Masallarda’’

İnanılmaz tatlarda geçti günlerimiz, aylarımız İlhan İrem dinleyenleriyle. Bazı arkadaşlarımla olan bağlarım arkadaşlıktan dostluğa ulaştı. O kadar şey borçluydum ki www.iirem.com adresine. O bir köprü kurdu saf sevgiye, ışığa açılan bir kapı aralığı oldu. Ama talihsiz olaylar sonucu kapatılmak zorunda kaldı.

Bu siteyi güçlendirme, yenileme çalışmalarına başladık birkaç arkadaş. Ve bu dönemde talihsiz yaşanan olaylar bütün inanç duvarlarımı, arkadaşlık ve dostluk anlayışımı kökünden altüst etti. Kaç gün kendimde değildim, sadece düşünüyordum sessizce! Neydi bu olay diye soracak olursan abim olarak saydığım bir yüreğin o günlerdeki  –bizi hiç ama hiç ilgilendirmeyen, bugünlerde çok daha iyi anlıyorum- tutumu, davranışları. Bir dönem böylesi bir yıkım içindeydim. ‘’Korku’’ parçası yankılandı yüreğimde defalarca…

Tam anlamıyla yıkılmıştım ve insanlara olan bakışımda, hayata olan bakış açımda değişim sürecine girdi yine bu dönemde. Tozpembe olan hissiyatlar gerçeği acı gösterdi. Hayat! Ama yinede çok çok sevdiğim ve inandığım insanlarında yanımda olması, bana destek olmalarıyla tekrar ayağa kalktım. Ve düşünmedim ardımı, galiba ders çıkarmamıştım yeterince, yine açtım yüreğimin kapılarını ardına kadar insanlara…

Evet, düzeliyordu bir şeyler ve yıkılan duvarlarım örülüyordu yavaş yavaş. Hayata, insana dair düşüncelerimi algılayabildiğim, hissedebildiğim kadarıyla paylaşıyordum yine. Ve bu süreçte bazı arkadaşlarımla olan bağlarım iyice birbirine bağlanıyordu irembağlarıyla!

Ve birçok insanda bir özlem oluştu. Paylaşımların, hissedişlerin aktarılacağı bir ortamın eksikliği hissediliyordu. Ve böylesi bir dönemde www.melektozlari.com adresi açıldı. Ne kadar da sevinmiştim ilk açıldığında, insanlarla düşünce alışverişi çok keyifli ve çok yararlı oluyor  Bu siteye bağlandık bu seferde ama eksik olan bir şeyler vardı. Eski tadı alamıyordum yinede. Yinede paylaşımlarda bulunuyorduk küçük bir grup olarak içimizde. Düşünüyorum da eksik olan neydi diye galiba eksiklik kendi içimdeydi. Ayağa kalktığımı sanıyordum ama hayır güvenle ördüğüm duvarlar yıkılınca eskisi gibi olmamıştı. Ve bu sitede yaşanan bazı olumsuz olaylar, bu olaylarla ilgili tutum ve davranışları hiç benimseyemedim. Kızdım, asilik yaptım bir dönem kimse ile görüşmedim. Kendime döndüm tekrar yeşertebilmek için solup giden duyguları, düşünceleri.

Zamanla bazı şeylerin farkına vardım,  sevgi adı altında imitasyon sevgilerin olduğunu, ‘’Işık ve Sevgiyle’’ diyen bazı insanların o büyük egolarıyla yüz yüze geldim. Bazı kişilere eğlence olanlar benim olaylara çok çok farklı bakış açımla yine ayrılıklar, güven konusu gündeme geldi. Ama yinede sarıldım insanlara… Sadece sevdim. Bir arkadaşıma söylediğim bir söz vardı: ‘’ Sevgiyi sunmak için çabalama sevginin kendisi olmak için çabala.’’ Bazen neşe bazen keder ile yaşam sürüyordu, olması gerektiği gibi! www.melektozlari.com adresinde de yapamadım. Güzel amaçlar doğrultusunda çıkılan bir yolda hüsranla karşılaştım.

Sonrasında www.melektozlari.com adresinde bazı çatırdamalar başladı, ‘’Sevecen’’ olarak bilinen kişiler anlamsız bir çıkar için mi, egosallık mı her neyse çatışmaya başladı. Bunlara genelde güldüm. Ve düşündüm nereden nereyeeee…   ‘’İçim de bir garip sızı’’

Ve böylesi bir çatışma ortamında özgür platform olarak ortaya çıkan www.sevgiplaneti.com adresi. Hiç tatlı ve hoş bir açılış yapılamadı. Davet mesajı dahi bir kavga içeriyordu. Moderatörlük daveti geldi bir süre sonra, belki bir şeyleri düzeltebilirim diyerek bütün saf düşünceler içinde kabul ettim. Bazı kesimlerden tepki geldi bazı kesimlerden ise destek. Ve bu sitenin yayına açılması ile çok gerin dakikalar yaşadım, günler demiyorum bak dakikalar… İrembağından bu site ile ilgili mesajların yanlışlıkla bize gönderilmesi hem benim açımdan hem diğer insanlar açısından birçok hataya yol açtı. Olmadı yine yapamadım bu sefer hem güvenemedim hem de bana olan güveni feci şekilde birazda kasıtlı olarak sarstım. Ben insanları kendimden uzaklaştırmakta biraz aciz kalıyordum. O zaman onlar kendisini benden uzaklaştırsın diye farklı yollara başvurdum. Bu sefer onların bana olan inançları yıkıldı!  Acılar her iki yönde de peş peşe… Sözün kısası ne ben aradıklarımı yerine koyabildim ne de bir süre sonra insanlar bendekileri göremedi… Geriye kalanlar asi, başına buyruk yürüyen biri ve hiç sevmesem de bunalım yakıştırılması bana. Sadece gülümsedim yine, ne ızdıraplarımı anladılar ne de neden bu kadar keskin çıkışlar yaptığımı. İnançlarım yıkılmıştı her şeye olan düşüncelerim bir yıkılış sürecinde geçiyordu. Her gidişimde şaşkın bakışlarla izlendim kimse anlayamadı gidişlerimin büyük gelişler için olduğunu. Galiba köklü bir değişim kaçınılmaz olmuştu benim için. Sevdiğim, bir türlü sevemediğim birçok kişiyi çok asice hayatımdan sildim. Bu gidişimde de benden beklenilmeyen davranışları seçtim ve giderken de yakıp yıkıp gittim. Kaç aydır tatlı bir sessizlikte yürüyorum yine kendi yalnızlığımla…

Yazılarımı okuyorsun forumlarda, 2-3 gün zarfında gönderilmiş 30 küsur yazı. Ben o yazı dizisine ‘’Aykırı gelişlerim’’ ismini taktım. Bu yazılardaki amacım bu defa çok farklı. Basit oyun oynayanlara gitti kelime aralarında ve dahası birçok şeye. Artık ‘’Seni Seviyorum’’ diyerek ihanetler…

İşte sen dün bu konuda farkında olmadan çok üstüme geldin. Ara ara sözcüklerimle sana bunu söylesem de sen ‘’kızgın Sefa’yı görmek istiyorum, çok sakinsin’’ diye beni kızdırdın. Niye sana İlhan İrem konusunda bir şeyler anlatmadığımı anlamışsındır.
İnsanların kendilerini ön plana çıkarma çabaları, kendi benliklerini doyurabilmek için akıl almaz hareketleri, oyunları ‘’Komedi’’. Ben ilk günleri özledim, o sıcaklıkla kucaklayan ve kucaklanan insanları.  Mesele bu sanal ortam değil aslında insanlara olan bakışım. Bir köprü gördü bu siteler o kadar. 

İnsanın güvenini, inançlarını kaybetmesi ne kadar üzücü biliyor musun? İşte ben o insanları çok sevdim, İlhan İrem dinleyenlerini ben inan çok sevdim. Ama bazıları küçük oyunlar için hiç düşünmeden harcadılar.

Ama güzel olanlarda var elbet her zaman birbirine sıkıca bağlanmış ‘’Sevecen’’ler, kilometrelerce uzaklıklarda da olsa zor günlerimizde koşacaklarını bildiğimiz insanlar var. Gece içtiğimiz şarabın tadı hala dudaklarımda, içip içip ağladığımız hatta şarkılara senaryolar yazdığımız hala beynimin kıvrımlarında, ailesiyle evini açmış yürekler var kilometrelerce uzakta. Halen ayaktaysam ve varsam işte bunlar sayesinde bu koskocaman YÜREKLER sayesinde.

Neden bu kadar önemli bir yer sahipler de diyebilirsin, ben arkadaşlarımı hep bu insanlar arasından seçtim ve birçoğunda hüsran yaşadım oldu olsundu.
Gecenin bir yarısı karma karışıkta olsa da yazdıklarım İşte Sefa bu. Hatalarıyla, sevinçleriyle, hüzünleriyle, gülüşleriyle, ağlayışlarıyla… Sadece şunu söylüyorum şimdi:

Donuk Yolculuk
 Yalnız ve sonsuz, donuk bir yolda ilerliyorum
Üşüyorum, üzülmüyorum soğukluklar bir gün biter diyorum
Cansız ve bomboş, donuk bir dünya içerliyorum
Kaçıyorum, kaçamıyorum, soğukluklar bir gün biter diyorum
Ne nerde ne zaman biter nasıl sonu
Yoruldum yalnız gitmekten bu sonsuz yolu
Ne nerde ne zaman biter nasıl sonu
Yoruldum yalnız gitmekten bu sonsuz yolu
Issız bir yolda umutlarımla ilerliyorum
Bekliyorum, beklemiyorum, bu yolculuk bitsin yeter diyorum
Ne nerde ne zaman biter nasıl sonu
Yoruldum yalnız gitmekten bu sonsuz yolu

IŞIK VE SEVGİYLE
IŞIK YOLCUSU


Sevgili bir arkadaşıma yazdığım bir mektubu sizlerle de paylaşmak istedim.
Ben karanlıklarda aykırı ışıklarımla
                                            dönüyorum

Gecenin yırtılmış elbisesinden dökülen avuçlarıma
                                                       savruluyor
Azade çığlıklarla...

Çevrimdışı thandolos

  • ...
  • *
  • İleti: 25
Bir MEKTUP
« Yanıtla #1 : 22 Ağustos 2007, 15:01 »
Uzun yazına,kısa ama herşeyi belirten bir şey yazmak istiyorum!

Seni Seviyorum Sefa...

Her şeye rağmen,nerede olursak ve hangi yıldızları seçersek seçelim asla bitti demeyeceğiz........
                                        IŞIK VE SEVGİYLE
İnsan Kendini Yalnızca İnsanda Tanır..
                                   (Goethe)

Çevrimdışı Shalamar

  • Melek Tozları
  • *
  • İleti: 705
Bir MEKTUP
« Yanıtla #2 : 22 Ağustos 2007, 23:15 »
"Korku"yu bir dönem beni düşünerek dinlediğini, kin duyduğunu biliyorum Sevgili Sefa. Kim bilir belki şu an da -nedenini bilmesem de- o şekilde dinliyor olabilirsin...

IŞIK'a giden bir YOLCU zoru seçmiştir. Bir zaman sonra "yol" da, "yolcu" da bir olacaktır. Ancak sancılar kaçınılmazdır...

Bir gün "bazı kişileri hayatımdan çıkarmak ve iletişimde olmak istemiyorum" diyerek benim de dahil olduğum bir grup kişiye yazı göndermiştin. Birkaç saniye nedenini düşündüm ancak kendince nedenlerin olduğunu düşünerek sorgulamaktan vazgeçtim...

Güven... İnsanların, onlara duyduğun güveni kullandığını farkedebilir yahut öyle olduğunu sanabilirsin. Ve zamanla onlara olan güvenini yitirebilirsin.

Ancak dilerim ki kendine ve Yüreğindeki sevgiye olan güvenini asla yitirmez ve "asla pes etmezsin"...
Çünkü Yüreğin bu yoldaki tek rehberin olacak...

Işık ve Sevgiyle...

İzninle "Mektup" ve sonrasındaki mesajları bölerek "İlahi Yörünge"den, "İrembağı" bölümüne taşıyorum

 

Benzer konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
6 Yanıt
8763 Gösterim
Son İleti 08 Kasım 2007, 15:06
Gönderen: Sirius
1 Yanıt
64739 Gösterim
Son İleti 04 Ekim 2013, 01:04
Gönderen: ederlezi
4 Yanıt
14601 Gösterim
Son İleti 28 Eylül 2008, 18:25
Gönderen: disciple_of
13 Yanıt
11070 Gösterim
Son İleti 07 Aralık 2008, 01:51
Gönderen: disciple_of
2 Yanıt
10957 Gösterim
Son İleti 30 Haziran 2009, 19:07
Gönderen: ederlezi
1 Yanıt
42778 Gösterim
Son İleti 12 Mart 2009, 19:17
Gönderen: ormanbaba
1 Yanıt
101053 Gösterim
Son İleti 10 Kasım 2010, 20:33
Gönderen: kapia

usa online pharmacy