Gönderen Konu: 2012...  (Okunma sayısı 14833 defa)

Çevrimdışı spring

  • 1.nesil
  • *
  • İleti: 7
Ynt: 2012...
« Yanıtla #15 : 12 Eylül 2007, 12:06 »

Çevre ve doğaya yönelik temennilerin sözde kalmamasını dilerim. Çok konuşurp az icraat yaptığımızın kanıtı; "Doğa-Çevre" üzerine açtığımız bölüme gösterilen ilgidir...
http://www.melektozlari.com/mt/index.php?board=48.0

efsun_i ile birlikte, dillere ve yukarıdaki mesajlara dolanmış olan çevresel etkiler üzerine acaba sevecenlerle birlikte bir şeyler yapabilir miyiz dedik. Proje geliştirdik, duyurduk: Doğanın Melek Tozları : http://www.melektozlari.com/mt/index.php?topic=1332.0

Hani nerede 2012'de susuz kalmak istemeyenler? Ne kadar içten olunduğu aşikar! Sadece yazarak olmuyor...

Bu bölümü  hatırlattığınız için teşekkür ederim. :) Kendi mesleğim gereği zaten bu konuyla oldukça ilgiliyim, ama eğer konu başlıklarına yazı yazmadığım için içten olmadığımı düşünüyorsanız, sizin de belirttiğiniz gibi ben de sadece yazmak yeterli olmadığı için , çevremdekileri susuz kalmamamız ve buna bağlı  konularla  ilgili bilinçlendirmeye uğraşıyorum. Konuyla alakama işaret edecekse belirttiğiniz başlıkların altında da paylaşımları sizlere sunmaktan zevk duyarım  :)

Çevrimdışı Shalamar

  • Melek Tozları
  • *
  • İleti: 705
Ynt: 2012...
« Yanıtla #16 : 12 Eylül 2007, 12:43 »
Kusuruma bakmayın Sevgili spring,
Vurgulamak ve sorgulamak istediğim bir kişinin içtenliği değildi. Ancak okuduğumda bu şekilde anlaşıldığını farkediyorum.

Bakınız, yukarıdaki mesajlar içerisinde sanki Sevgili efsun_i ve Shalamar; dünyayı unutmuş, sadece ruhsallıkla, ölümden sonrası ile ilgilenen, İlhan İrem anlatımlarını da bu bağlamda yorumlayan karakterler olarak gösterilmiş veya gösterilmeye çalışılmış.

Yazdığım son mesajım ile bunun aksini göstermek istedim. Yaşadığımız dünyayı elimizin tersiyle itemeyiz! İtmiyoruz. Söz konusu konu başlıklarına yazmayan ancak türlü sivil toplum kuruluşlarında görev alıp insan olma sorumluluğunu yerine getiren pek çok arkadaşımız var!

Temennim çok güçlü potansiyeli olan biz İlhan İrem izleyicilerinin de "dünyevi sorunlar"a karşı, birlikte hareket edebilecekleri bir platform yaratmak, çevre ve doğa konusunda hep birlikte daha bilinçlı olabilmek...

Işık ve Sevgiyle...
Ufuk

Çevrimdışı KORIDOR

  • 1.nesil
  • *
  • İleti: 99
    • Bulutsu
Ynt: 2012...
« Yanıtla #17 : 12 Eylül 2007, 13:30 »
1)Öyle zannediyorum ki kimse kimseyi herhangi bir konudaki duyarlılığıyla ilgili derecelendiremez. Benim küresel ısınmaya dair hassasiyetimi de. Hele ki forumdaki bazı çalışmalarda çabamın olmaması baz alınarak. Forumda bir şeyler yazmak için başlık arayan biri değilimdir. Son aktif olan başlıkları inceler, yazacağım bir şey varsa yazarım. Bahsi geçen iyi niyetli başlıkları bugüne dek hiç görmedim. İlk defa görüyorum. Kaldı ki, görmüş de olsam, göstereceğim çabamın illa ki bu platformda olma zorunluluğu yoktur. Evet doğru, “sadece yazarak olmuyor”. Ama bilmeden böyle bir cümle sarfetmek de olmuyor.

2)Ruh ve Ölüm Ötesi isimli kitaptan alıntıların 2012 ile ilgili bir referans teşkil etmesi sözkonusu değilse madem, neden alıntılanmıştır? Yükseliş şiirinde o kitap kaynak ise bu alıntı için o kitaptan 2012 ile ilgili olarak kullanmamızı gerektirir mi? Zaten ben de birkaç kez okudum sözkonusu alıntıyı ve 5 yıl sonrası ile ilgili hiçbir şey görememiştim..Eh malum soru o zaman; neden var o alıntı bu başlık altında? Banyan ağaçları vs neden var? Kimse alakası olduğunu söylemiyor diyorsunuz (bunu diyen alıntılayan kişi değil gerçi)

Ruh ve Ölüm Ötesi, Yükseliş şiirinin yer aldığı kitap, sırf bu yüzden almıştım.”  Diyor sevgili efsun_i..ama sırf bu yüzden alınır mı, aşk olsun. Başlık 2012 yahu, madem yükseliş ismiyle de bir başlığımız mevcut, oraya yazsak ya..Ben bütün bu yazılanlar saçmadır demiyorum, 2012 ile alaka kuramadım dedim bu başlıktaki ilk mesajımda..dediğim sadece bu idi.

3) “Ruh” kelimesini duyunca irkilmiyorum. Ben İlhan İrem dinlemeye Romans albümüyle başladım ve diğer albümlerle de tanışıp bu müzikal ve evrensel yolcuğa girdiğimde evde bulduğum Varlık Yayınlarından çok eski tarihlerden Mistisizm isimli bir kitabı okudum. Ruh’tan korkmam, çünkü ona dair fikir sahibiyim. Ama 2012 başlığını görüp de merak edip içindekileri okumak isteyen biri bu alıntıları okuduğu vakit anlam verebilecek mi? Efsun_i’nin Andrey  Voznesenski’den alıntı yaptığı “Ama  nasıl  anlatırsın  bunu  yaşamasızın  birine” sözünü mü sunacağız o zaman? Bu söz, anlamayan kişiyi incitebilir..Ruh ve Ölüm Ötesi kitabı muhakkak faydalı ve bilgilendirici bir kitaptır ama o alıntılarla ve banyan ağacı vb. anlatımları okuyunca matya’nın yazdığı gibi mesajlar oluşuyor işte doğal getirisi olarak. Yuemka isimli bir üye vardı bir zamanlar bu forumda. Buluşmalara katılıp bu heyecanı öğreniyor ve anlamaya çalışıyordu. Hevesle burada sorduğu sorulara da “bu tarz” cevaplar verilmesine içerleyince artık adı bile kalmadı burada yadigarın..Ben bundan korkuyorum işte.
2012 için, bu konuyla ilgili hangi yazar ne yazdıysa onu yazarız, katılıp katılmadığımızı ya da 2012’nin bizim için ne ifade ettiğini yazarız. Olması gereken budur bence.

4)Bu başlık altında yazdığım hiçbir yazı dalga üslubu içermemektedir, yazarken o amaç güdülmemiştir. Dalga değil veryansındır.  Bu başlık altında hiç de boş yazdığımı zannetmiyorum. Hatta sinirimi de muhafaza ediyorum, ama aynı başarıyı pek hissedemiyorum diğer kullanıcılarda.

Sevgiyle,

Çevrimdışı efsun_i

  • Melek Tozları
  • *
  • İleti: 352
    • Kanat Sesleri
Ynt: 2012...
« Yanıtla #18 : 12 Eylül 2007, 14:20 »
Boşlukta salınan, salındıkça dağılan sözcükler... nereye giderler düşünmeli?

İyi, kötü, doğru, yanlış, ilgili, ilgisiz dedikleri insanların izafidir...
Bazıları dalı, bazıları yaprağı, bazıları ağacı, bazıları ormanı görür...

Aynı mesaj üzerine sabah alacalarına kadar sohbet ederiz birileri ile..
öyle "an"lar yaşanır ki! açılan kapıların tarifi olmaz...

Bazen ise içimiz sıkışır anlatamamaktan, derin bir nefes alır gülümseriz boşluğa...

Bu yüzden, o "ağaç"ların, o "alıntıların" felaket senaryoları ile ilgisini ben size anlatamam Sevgili Mehmet. Kimsenin herkesin sözcülüğünü yapmaya hakkı yok, bazıları anlıyorlar.
İsterseniz siz de anlarsınız eminim.

Gerisi bence gereksiz bireysel çıkışlardır, bu yüzden bu konuda başka da söyleyeceğim yoktur.

Işık ve sevgiyle...
Işık ve sevgiyle...

Çevrimdışı KORIDOR

  • 1.nesil
  • *
  • İleti: 99
    • Bulutsu
Ynt: 2012...
« Yanıtla #19 : 12 Eylül 2007, 14:55 »

Bu yüzden, o "ağaç"ların, o "alıntıların" felaket senaryoları ile ilgisini ben size anlatamam Sevgili Mehmet. Kimsenin herkesin sözcülüğünü yapmaya hakkı yok, bazıları anlıyorlar.
İsterseniz siz de anlarsınız eminim.


O zaman şu sonuç çıkıyor ortaya; ben anlamak istemiyorum, yoksa anlamak istesem mutlaka anlarım? O derece eminsek eğer "alıntıların" felaketlerle, 2010'lu yıllarla alakası olduğuna...o derece eminsek eğer...bağlantısını açıklasak ya? Şiir değil ki bu açıklamasını yapmak komik olsun.

Hani ben bir ortamda bir Amerikan şairinden dizeler okusam, soyut mısralar..Ümit Yaşar Oğuzcan'la sınırlı kalmış bir şiirsever de "o ne yaa ben anlamadım" diyebilir. Çünkü verdiğim örnekte ana unsur şiir. Ama burada bahsi geçen 2012 ve bununla alakalı alıntı veya direkt fikirlerimiz..O yüzden "alaka aramak" son derece masum. Alıntıların 2012 ile alakasını bulamadığımı belirttiğim için mi bu konu bu kadar uzadı? Bulamadım...bulamadım..."İsterseniz siz de anlarsınız eminim" mi gerçekten benim vaziyetim?

Aslında biraz geriden ve genişçe bakarsak mevzuya, konu 2012 ilgili verilen beyanatlarımız değil. Bir tek bu başlıkta değil nerdeyse tüm başlıklarda (kızgın üslupta yazılanlar hariç!) soyut ve "istenirse anlaşılacak" türden cevaplar, ve "cevaplar albüm kapağında gizli" yanıtları..Oysa İlhan İrem o bilindik cevabı sadece bir soru için kullanmıştı mesela...(gibi)

"İyi, kötü, doğru, yanlış, ilgili, ilgisiz dedikleri insanların izafidir..."
Evet izafidir ama bazı açıklamalarda izafiyet sürekli ön planda olursa bu bir zaafiyet yaratır. her başlıkta bu tür cevaplar vermeye neden olur ve anlamayanlara da Andrey  Voznesenski'nin o sözünü alıntılarsınız...alıntılarsanız...yazık olur..yarınlara..ve anlamak için foruma üye olan birçok yeni üyeye..

Peki. Herkes dilediği gibi yazsın. Anlamadığımda da susacam.  Daha doğrusu anlamadığımı da belirtmeyeceğim. Çünkü bu başlıkta öyle yaptım ve böyle yazışmalar gerçekleşti sonrasında. Yani bireysel/toplumsal "gereksiz" öngördüğünüz çıkışlarımı yapmayacağım.

Neyse, ben yoruldum.

Sevgiyle,

Çevrimdışı Shalamar

  • Melek Tozları
  • *
  • İleti: 705
Ynt: 2012...
« Yanıtla #20 : 12 Eylül 2007, 15:10 »
Bu konu başlığındaki 2. mesaj:
Başlığı okur okumaz aklıma bir takım görüntüler, sözcükler geldi...

"Maya Takvimi..."
"Maya Ağacının dibindeki..."

"Her şey şimdi başlıyor..."

"....seneler sonra ilk konserini verdi...."

"...yepyeni bir albüm...."

Başlangıç mı, bitiş mi kapatır perdeyi?

Gaybı yalnız "o" bilecek, ama biz yaşayacağız?


Bu konu başlığındaki 3. mesaj:
Bu konuda, Sevgili Oktay’ın belirttiği gibi çoğalan düşüncelerin, teorilerin ardından, süzgeci bir kenara koyup, sadece kitlesel beklentiye gelecek evrensel bir yanıt olacağını düşünmeye başladım…
Milyonlarca insanın beklentisinin bir şekilde gerçekleşeceğini… Bu yüzden aydınlık bir çağa doğru ilerlediğimizi diliyorum..

Ama evet karanlık çağda olduğumuz öylesine aşikar ki… İnsanlık gittikçe aşağıya doğru iniyor.
“Kali Yuga”… Maddeci zihniyetin hissedişlerden gittikçe uzaklaşan yıkan, yakan, öldüren yüzü..

“Maya” Hint düşünce sisteminde temel bir kavram. Hinduizmdeki anlamı Yanılsama, yaşadığımız dünyanın,  bizim algılarımızla sınırladığımız bir yanılsama olduğu ve aslında başka bir özün tecellisi olduğu… Tasavvuf’ta yer alan perde-hicap gibi…

“Maya ağacının kökleri üzerinde melaikeler bekliyordu…” Paylaşmak istediğim iki alıntı ve bir dileğim var…

“Hindistan’da bulunmuş olanlarınız banyan ağacının nasıl tek bir kökten çıkarak etrafa yayıldığını görmüşlerdir ve onlar bunu daha iyi anlayacaklardır. O banyan ağacıdır; O her şeyin köküdür ve O ta ki bu evren haline gelene kadar dallanmıştır ve ne kadar uzağa uzansa da her bir gövde ve dal O’na bağlıdır.” Jhana Yoga – Swami Vivekananda

“İnsanın ceddi hakikati olan ruh ile nefis cenneti zatte yani Allahın mertebei ilahiyyesinde örtülü ve gizli idiler. Kuran hakiki insanı kâmildir ve bu görünen mevcuat ki Allahın varlığına nazaran rüya ve hayalât (hayaller) gibidir. Ve bu çokluk bir çekirdekten meydana gelen bir ağaç gibi dal budak salıp süfli (aşağı, adi.) olan yerlere uzanmıştır. İşte bu yer haktan uzak olup “Şecerei memnua” (yasak ağaç)dır ve onun meyvesi tabi karanlıktır. İşte âdemin bu memnu (yasak) meyveye el uzatması nefsin (nefsi vehim ve hayalin birleşmesiyle meydana gelen şeytanın) ruha galebesiyle (yenmesiyle, üstün gelmesiyle.) oldu.”  Ruh ve Ölüm Ötesi – Mustafa Ertuğrul Kaan

Dallara, yapraklara değil köke, bütüne doğru giderek tüm ayrılıklardan, karanlıklardan uzaklaşalım ışık ve sevgiyle….

Özlem..

Daha sonra anlaşılması için yapılan açıklama:
(...)
Mesajımın üçüncü paragrafımdan itibaren yazdıklarım, bir önceki mesajda yer alan Maya ağacına dair...
(...)

Sindirilerek okunabilmesi amacıyla konu kilitli.

 

Benzer konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
10 Yanıt
174772 Gösterim
Son İleti 26 Ağustos 2015, 16:52
Gönderen: sevdali_bulut
0 Yanıt
30475 Gösterim
Son İleti 30 Ocak 2012, 20:02
Gönderen: refref
0 Yanıt
29733 Gösterim
Son İleti 10 Mart 2012, 17:17
Gönderen: Melek Tozları

usa online pharmacy