Gönderen Konu: Unutulan Geçmiş Hk.  (Okunma sayısı 64719 defa)

Çevrimdışı Damn

  • ..
  • *
  • İleti: 60
Unutulan Geçmiş Hk.
« : 31 Mayıs 2006, 22:05 »
Günümüz arkeolojisinin en çetrefilli sorularından birisi de, çok uzun bir dönem (kabaca 3.000.000 yıl) boyunca avcı-toplayıcı bir yaşam formunu sürdürmüş tarih öncesi insanlığın hangi saiklerle yerleşik hayatı tercih etmiş olmasıdır, soru, eldeki son derece kısıtlı verilerle, farklı ülkelerdeki disiplinler tarafından hala yanıtlanmaya çalışılıyor, konuyla ilgili bir takım kuramlar ileri sürülüyor… Ancak, bu keskin geçişin insanoğluna bedeli ise, herhangi bir kadim toplum hakkındaki hızlı bir araştırmayla bile, derhal çarpıcı bir şekilde ortaya çıkıyor: imparatorluklar, sınıf farklılaşmaları, fetihler, savaşlar, baskılar, talanlar, cinsiyetçi baskılar, kölelik, tragedya v.b

Daha önce Ortodoks bir marksistle avcı-toplayıcı dönemdeki “kıtlık” sorunsalı ile ilgili yapmış olduğumuz bir tartışmada, insanoğlunun avcı-toplayıcı döneminde doğanın evladı konumunda yaşıyor olmasının, ona, doğanın ulu dengesi içinde, günümüzde körleşen pek çok özel becerileri bahşetmiş olduğunu, ademoğlunun evriminin bizzat doğa tarafından belirlendiğini belirtmiştim, işte bunun ipuçları evrensel “Yitik Cennet” ülküsünde açık bir şekilde görülebiliyor: Sümer’lerde “Tilmun, hastalığın ve ölümün bilinmediği, kurdun kuzuyu kapmadığı…" özel bir döneme (ve bölgeye) işaret ediyordu, paralellikleri ve kanıtları bir adım daha öteye götürebiliyoruz, malum Gılgamış öyküsünde Enkidu’nun, Gılgamış’la kavgasının öncesinde hileyle “medenileştirilmesi” (bir fahişe ile cinsel beraberliği) ile, daha önce onunla beraber yaşayan hayvanların bir anda ondan uzaklaştığını okuyoruz, modern bilimin aşağılayarak “bilinçsizler” kategorisinde tasnif ettiği hayvanlar, Enkimdu medeni insan toplumunun bir parçası haline geldiği anda, ondan uzaklaşıyorlar, eğer medeni olan Gılgamış ise, o halde hayvanlarla birlikte yaşayan Enkidu gayri-medeni, yani ilkeldir, ama ilkellik aynı zamanda onun hayvanlarla (doğanın geride kalanı ile) birlikte ortak bir yaşam formunu (simbiosis) geliştirebilme becerisini sağladığını gösteriyor ki, bu, günümüz mantalitesinin adeta hayal dünyasının sınırlarını oldukça zorlayarak anlayabileceği bir ilişki formudur, hiç hatırlamadığımız bir doğal beceridir.

Bu lanetli kırılma noktasından (Cennet Bahçesinden kovulduktan) sonra insanlık, bir kez yoldan çıkınca, "önce toplum biçimini kur, sonra ideolojisini oluştur” sarmalında binlerce yıl sonra "bilim paradigmasına” sarıldı, yeni bir putperestlik boy verdi ve tıpkı kutsal kitaplarda refere edilen “dünyevi yaşamın amansız ritmi” ile çok eski zamanlardan devir aldığı uykudaki yeteneklerini ve hatta olağan haliyle kendini bile keşfetmeye zaman bulamadı…

Ekteki yazı Varlık Dergisi’nin Ağustos 2004 sayısından alındı. Bir süredir kadim medeniyetler ve tinsel süreçler üzerinde kafa yoran bu satırların naçizane yazarında derin izler bıraktı... ve medeniyet nedeniyle maskelenmiş, kapalı olan bazı devrelerinin mütevazi bir kısmının açılmasını sağladı.

Yazarımız, imkansızı, yani gölgesi olmayan ışığı arıyor ve topu topu 6 sayfalık bu gizemli yolculuğunuzda sizlere sabır diliyor.

Damn
Kendi isteğiyle üyeliği durdurulmuştur.

Çevrimdışı Damn

  • ..
  • *
  • İleti: 60
Ynt: Unutulan Geçmiş Hk.
« Yanıtla #1 : 31 Mayıs 2006, 22:06 »
Yazının kalan bölümü aşağıda...
Kendi isteğiyle üyeliği durdurulmuştur.

Çevrimdışı Shalamar

  • Melek Tozları
  • *
  • İleti: 705
Ynt: Unutulan Geçmiş Hk.
« Yanıtla #2 : 31 Mayıs 2006, 22:25 »
Sevgili Damn,
Elinize sağlık... Yazdıklarınızın geniş bir araştırmanın ürünü olduğunu düşündüm. İlk fırsatta eklerinizi okuyacağım.
pg_3.doc dosyası yerine pg_4.doc dosyasını iki kere eklemişsiniz...

Işık ve Sevgiyle...

Çevrimdışı Damn

  • ..
  • *
  • İleti: 60
Ynt: Unutulan Geçmiş Hk.
« Yanıtla #3 : 31 Mayıs 2006, 22:35 »
Değerli Shalamar,

Evet uzun bir çileden sonra "göç" e yada "ışığa" (tıpkı İbrahim'de, Musa'da, İsa'da ve Muhammed'te olduğu gibi) yaklaştık, elbette her şey zamanını bekliyor...

Sizlere kendimi yakın hissettiğim için paylaşmak istedim...

Siz de özümsediğiniz için sevindim...

Bizim mahalle için http://groups.google.com/group/dikine gelebilirsiniz.

3. dosyayı yeniden ekliyorum.

Cennet'te buluşmak dileğiyle,

Damn



Kendi isteğiyle üyeliği durdurulmuştur.

Çevrimdışı divaneoldum(HU)

  • 1.nesil
  • *
  • İleti: 14
Ynt: Unutulan Geçmiş Hk.
« Yanıtla #4 : 31 Mayıs 2006, 22:54 »
Damn arkadaşım. Forumdaki yazıyı okudum fakat ekleri okuma fırsatı bulamadım. Lakin benim bir ricam olacak. İnsanlık için ışık kaynağı olmuş, kişioğlunu iyiye ve güzele ulaştırma yolunda mücadeleler vermiş ve ben dahil büyük bir çoğunluk tarafından peygamber kabul edilen yüce kişilerin sadece isimleriyle anılması bence hoş değil. Bu yalnız Hz. Muhammed için değil Hz. İsa Hz. Musa Hz. İbrahim ve nice yol gösterici peygamber için geçerlidir. Bu konuda daha hassas davranacağını düşünüyorum. Bu forumu karşılıklı sevgi ve saygı forumu olarak görüyorum ve forum üyelerinin de başka insanların kutsallarına hürmet göstereceğinden eminim. Senden peygamberlerden bahsederken başlarına "Hz." ifadesini koymanı rica edeceğim. Çünkü onlar basit birer insan değil inanan için yol gösterici ve huzura ulaştırıcı peygamberler bazı inanmayanlar için ise görüşleri insanlığa faydalı saygın kişilerdir. Sözlerimi yanlış anlamamışsındır umarım. Hoşça ve ışık ve sevgiyle kal.

Çevrimdışı Damn

  • ..
  • *
  • İleti: 60
Ynt: Unutulan Geçmiş Hk.
« Yanıtla #5 : 01 Haziran 2006, 14:34 »
İlgili makaleyi (yani ekleri) dikkatle okursanız, günümüz dünyasının sembolik düşüncesinin (şeyleştirme) medeniyetin bir ürünü olduğunu anlarsınız.

O takıları genellikle kullanırım, ama burada kullanmamışım, ben buna çok önem atfetmiyorum, öze bakabilmenin ve onların mucizevi sentez gücünü görebilmenin daha büyük bir erdem olduğunu düşünüyorum...

Damn
Kendi isteğiyle üyeliği durdurulmuştur.

Çevrimdışı Shalamar

  • Melek Tozları
  • *
  • İleti: 705
Ynt: Unutulan Geçmiş Hk.
« Yanıtla #6 : 03 Haziran 2006, 23:46 »
Sevgili Damn,
Buket Öktülmüş'ün bu yazısını nihayet büyük bir keyifle okuyabildim. Paylaştığınız için teşekkür ederim. Özellikle "Nötr'e ulaşmak", yıllar önce İlhan İrem'in de bahsettiği bir kavramdı.

Zamanı olan herkesin okumasını tavsiye ediyorum. Tek tek dosyaları indirmek zor olabilir düşüncesiyle, tüm dosyaları birleştirerek zip dosyası halinde ekliyorum.

Işık ve Sevgiyle...

Çevrimdışı Damn

  • ..
  • *
  • İleti: 60
Ynt: Unutulan Geçmiş Hk.
« Yanıtla #7 : 04 Haziran 2006, 14:58 »
Değerli Shalamar,

Yazıyı beğendiğinize sevindim, bu derin çürüme ortamında kendine yakın hissettiklerinle bir sinerjiye girmek son derece önemli... Sizin vurgunuz için de ayrıca teşekkürler...

Sunuş yazısını halen bir üyesi olduğum [Dikine] isimli internet grubuna iletmek üzere acele bir şekilde kalem almıştım, gözümden kaçan kritik önemdeki bir hususu yeniden vurgulamak isterim:

Ben, o yazıda, Batı’nın köksüzlüğü ve çürümüşlüğünü medeniyet denen lanetli geçişi daha kolay sindirmesine, Doğu’nun özgünlüğünü ise insanlığın en uzun Komün döneminin geleneklerini alt belleğinde saklamasına ve ona sahip çıkmasına bağlıyordum, yazıda ihmal ettiğim ayrıntı ise şuydu:

Eski Ahit’in Cennet’ten kovulma sonrası ilk öyküsünün “Kain ile Habil” mitosu olması beni hep düşündürmüştür, bildiğiniz gibi Adem’in oğullarından birisi olan Kain çiftçi, Habil ise çobandır, Tanrı’ya sunduğu adağın kabul edilmemesine kızan Kain, kardeşi Habil’i öldürür ve böylelikle tarihteki “ilk kardeş kanı” dökülmüş olur, burada önemli olan Çiftçi Kain’in medeniyeti temsil etmesidir, daha sonra onun soyu demirciler olarak bilinecektir, demek ki Komün ile 2.5 milyon yıllık bir dönemde Cennet’i yaşayan insanlık, kent hayatına geçtiği, yani sınıflı topluma adımını attığı anda kardeşini öldürecek kadar yoldan çıkmış durumdadır, işin özü burada saklıdır.

Benim burada ileri sürdüğüm tezleri makul görüyorsanız, aşağıdaki eserler ilginizi çekebilir:

1. John Zerzan “Gelecekteki İlkel”, Kaos Yayınları 1994
2. Mircea Eliade “ Ebedi Dönüş Mitosu”, İmge Yayıncılık 1994
3. Orhan Gökdemir  “Aydınlanma Tarikatı”, Chivi Yazıları 2003
4. Samuel Henri Hook “Ortadoğu Mitolojisi” İmge Kitapevi 2002
5. Hikmet Kıvılcımlı “Komün Gücü” Tarih Bilimi Yayınları 2000

Esenkalın,

Damn
Kendi isteğiyle üyeliği durdurulmuştur.

 

Benzer konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
36 Yanıt
18400 Gösterim
Son İleti 26 Nisan 2007, 01:33
Gönderen: inal

usa online pharmacy