İlhan İrem...
Melek Tozlari Anasayfa Dinamik Alan (Forum)
Kullanıcı: Şifre:
İlhan İrem Forumları
03 Eylül 2010, 02:24 *
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Takvim Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: [1] 2 3   Aşağı git
   |  Yazdır  
Gönderen Konu: DUYURU: Siyah Kuğunun Şarkısı  (Okunma Sayısı 18632 defa)
Shalamar
Melek Tozları
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

İl-Ülke: İstanbul
Mesaj Sayısı: 690



WWW
« : 17 Mart 2007, 04:54 »

SİYAH KUĞUNUN ŞARKISI

(Senfonik Şiir)

İLHAN İREM

(Truva Yayınları / Nisan – 2007)

- Ayrıntılı bilgi yakında -

İrembağı





Güncelleme 1: Kitapla ilgili detaylı bilgi ve tanıtım metni

Güncelleme 2: Online satış siteleri

Güncelleme 3: İçindekiler
Moderatöre Bildir   Logged

Shalamar
Melek Tozları
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

İl-Ülke: İstanbul
Mesaj Sayısı: 690



WWW
« Yanıtla #1 : 17 Mart 2007, 13:05 »

Önümüzdeki ay yeni bir İlhan İrem üretimine daha kavuşacağız gibi görünüyor.

"Siyah Kuğu" ile ilgili bir efsaneyle karşılaştım, paylaşmak isterim. (Siyah Kuğu gerçekten var olan bir hayvan türü. "Black Swan" veya Latince ismiyle "Cygnus atratus")

sourtimes.org'dan alıntılanmıştır;

Alıntı sahibi: solonielle
efsaneye göre, vakti zamanında, dünyanın görünmeyen yüzünde yaşayan, güneşin altında dans edip koşuşan savaşçılar varmış. hava ne kadar sıcak olursa, bunlar o kadar neşelenir, coşkuyla hoplayıp zıplarlarmış. yüksek tepelerin içine oyulmuş tünellerde yaşayan bu ırkın erkekleri sık sık ava çıkarlar, koşup dans ederler, ok fırlatma yarışmaları yaparlarmış, bir de eğri bir değnek şeklinde çok güçlü bir silahları varmış ki, çok usta birisi fırlatınca, ne kadar uzağa giderse gitsin tekrar kendi eline geri dönermiş. yine böyle ava çıktıkları bir gün, çamurlar arasında bir göle varmışlar, saz kesip, topladıkları kökleri (bu kökler kabilenin en favori yiyeceğiymiş) koymak için büyük sepetler örmeye başlamışlar. derken birisi çıkıp, "bu kadın işidir, bırakalım onlar yapsın, biz avlanalım" demiş ve bu önerisi coşkuyla karşılanmış.* bunun üzerine mimosa köklerinden yaptıkları demetleri bırakarak, balık avlamaya karar vermişler ve herkes oltasına yem bulmak için bir tarafa dağılmış. çoğu savaşçı oltalarının ucuna bataklıktan çıkardıkları kurtları takarken, kabile resinin oğlu, kendi kancasına akşam yemeği için sakladığı çiğ et parçasını iliştirmiş, bu yaptığını da kimse fark etmemiş.

vakit geçmiş, hiçbirinin oltasına tek bir balık bile gelmemiş. güneş gökyüzünde kıpkızıl olup her tarafı tunç rengi ışıklarla siyah gölgelere bürüdüğünde, eve dönme vakitleri gelmiş ve yiyeceksiz kaldıkları için hepsi acıyla yakınmaya başlamışlar; lakin, tam o sırada, reisin oğlunun oltası birden hareketlenmiş, oğlan gölün ortasına doğru giden ipi bir türlü tutamayarak arkadaşlarından yardım istemiş. diğerleri, bunun kocaman bir balık olduğunu düşünerek, hevesle işe girişmişler, ipi var kuvvetleriyle çekerek avı yakalamışlar.

yakaladıkları, gerçekten de kocaman bir hayvanmış ama maalesef balık değilmiş. ne olduğunu bilmedikleri bu yaratığın karşısında, korkuyla birbirlerine bakmışlar. hiçbiri daha önce böyle bir şey görmemiş, ama bazıları zamanında büyükannelerinin, babalarının hikayelerini hatırlayarak korkuyla gerilemiş ve şöyle demişler:

- bu bir ejder. bir ejderin yavrusu. çabuk bırakın ipini, geri gitsin.

herkesten onaylayan nidalar çıkmış, fakat reisin oğlu ipi bırakmamış. birden, karanlıklara bürünmüş gölün derinliklerinde bir kıpırdama olmuş, yavru ejderin annesi ininden çıkarak suyun üzerinde belirmiş; korkunç sarı gözleri pırıl pırıl parlıyormuş.

-bırakalım! diye korku içinde bağırmışlar yeniden. ama reisin oğlu karşı çıkmış,

-ben bırakmam! sevdiğim kıza üç günlük yiyecek götürmeye söz verdim! bu onun bütün ailesine yeter, yiyemeseler bile kardeşlerine oyuncak olur, böylece onun kalbini kazanırım! diye haykırmış, ve bunları söylerken kılıcını kocaman ejderin sırtına doğru fırlatmış. yavrusunu kaybeden anne ejder bir an bile umrunda olmamış.

artık güneş neredeyse batacakmış, güneşin vadiye düşürdüğü gölgeler iyice uzamış, ama tepelerde hala altın-kızıl ışıklar varmış. avcılar, reisin oğlundan aldıkları güçle hiç korkmadan koşmuşlar, çünkü korku artık arkalarında, o gölün dibinde kalmış. ama...

birden bir ses duymuşlar, daha önce hiç benzerini işitmedikleri bir ses, ve tedirgin bir şekilde arkaya bakmışlar, ne görsünler, gölde sular yükseliyormuş ve ejderi yakaladıkları yer neredeyse kaybolmuş... hepsi ürküntüyle gökyüzüne bakmışlar, fakat tek bir bulut bile yokmuş... sular hızla yükselmiş, bunlar da geri gelen korkunun etkisiyle koşmaya başlamışlar...reisin oğlu, sırtında yavru ejder olduğu halde hepsinden hızlı koşuyormuş. sonunda evlerini oymuş oldukları yamaca varmışlar, çabucak tırmanmışlar ve derin bir nefes almışlar. "artık rahatız" diye konuşmaya başlamışlar, o sırada içlerinden birisi aşağı bakmış ve bir çığlık atmış. bunun üzerine diğerleri de baktıklarında, bütün vadinin sularla kaplandığını görmüşler. yemyeşil sular büyük bir hızla yükeliyor, ağaçları bile örtüyor ve yamaca doğru tırmanıyorlarmış. korkudan ödleri patlayarak evlerine koşmuşlar, burada kadınlar bu olanlardan habersiz konuşuyorlar, çocuklar ise oynuyorlarmış, bu ufacık çocuklar bile, reisin oğlunun sırtındaki yavru ejderi görünce başlarına bir felaket geleceğini anlamışlar.

"su, su!" diye haykırarak koşmuş diğer erkekler, gerçekten de, arkalarındaki yeşil su durmuyor, zirveye doğru yükseliyormuş. o sırada, reisin oğlu sevgilisini görmüş ve "ben seni kurtaracağım!" diye haykırarak, kızı kucağına almış, niyeti onu suların erişemeyeceğine inandığı en yüksek ağacın tepesine çıkarmakmış... ama birden ayaklarında bir soğukluk hissetmiş, ayaklarına baktığı anda çığlığı basmış, çünkü bunlar kendinin değil, kocaman bir kuşun ayaklarıymış... dehşet içinde kollarındaki güzel kıza bakmış, ama kızın yerinde de artık kocaman bir kuş varmış... yanındaki arkadaşlarının hepsi birer kuş olmuş, kanatlarını çırpıyorlarmış... ellerini yüzüne kapatmak istemiş, ama bu uzuvlarının yerinde artık iki tane simsiyah kanat varmış... bağırmak, ağlamak istemiş, ama boğazından başka türlü sesler çıkmış, çünkü boynu da artık uzun, ince bir kuş boynuymuş.

sular artık beline kadar gelmiş... bir de bakmış ki, sevgilisiyle yan yana yüzüyorlar... sudaki aksine bakmış: siyah bir kuğu... bütün kabile halkı, siyah kuğulara dönüşmüş...

işte bu, siyah kuğuların başlangıcı olmuş. bunlar bir daha asla insan olamamışlar. hala birbirleriyle tuhaf bir dilde konuşurlarmış ama, sesleri ne insan, ne de kuş sesine benzermiş. yavru ejder ise, annesiyle birlikte tekrar gölün dibindeki evine gitmiş. o günden sonra da, bir daha asla sular yükselmemiş. ama dünyanın öbür tarafında yaşayan karaderili insanlar bu suya hiç yaklaşmazlarmış, çünkü ejderin ne zaman o uzun pençeleri ve altın rengi gözleriyle sudan çıkacağı hiç bilinmezmiş. karaderili insanlar derlermiş ki, ejderin evinde çok ama çok güzel çiçekler varmış, ama hiçbiri onları görmek için diplere inmeye cesaret edemezmiş. bunun doğru olup olmadığını belki siyah kuğular bilirmiş, ama gece karanlığında onların birbirlerine söyledikleri hüzünlü sözleri hiç kimse anlamazmış...
Not: Bu efsane sadece tek bir yerde olduğu için kişinin hayal ürünü de olabilir.

Ekte Yavuz Selim Turan tarafından çekilmiş çok güzel bir Siyah Kuğu fotoğrafı bulunuyor...
Moderatöre Bildir   Logged

efsun_i
Melek Tozları
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

İl-Ülke: İstanbul
Mesaj Sayısı: 332



WWW
« Yanıtla #2 : 17 Mart 2007, 14:50 »

Kuğu en güzel şarkılarını ölmeden önce söylermiş...

"Hissedişli insanların hayatlarına yıldız tozları...
Sonra ?
Kıyamet !
Yerin, göğün, zaman ve mekanın, bükülerek sevişmesi hiçlikte.
Gezegenin külleri.
Katastrof sonrası...
Benekli kuş.
İlahi yörüngesinde melek tozları...
Kuğunun şarkısı...
Vuslat."

İlhan İrem
İlahi Yörüngesinde Melek Tozları / 2005
http://www.kanatsesleri.com/content/view/479/100/
Moderatöre Bildir   Logged

Işık ve sevgiyle...
Shalamar
Melek Tozları
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

İl-Ülke: İstanbul
Mesaj Sayısı: 690



WWW
« Yanıtla #3 : 17 Mart 2007, 15:35 »

Kuğunun son şarkısı ve vuslat........

Her ruh bu bedenden elbet kurtulacak

Diğer yandan şu da var ki;
"Hiçbir şey göründüğü gibi değildir"
Moderatöre Bildir   Logged

Atk
..
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

İl-Ülke: İstanbul
Mesaj Sayısı: 335



WWW
« Yanıtla #4 : 17 Mart 2007, 17:40 »

Herşey Şimdi Başlıyor
İlhan İrem

Bu sadece bir başlangıç.....
İlhan İrem

Artık daha çok BİRlikte olacağız....
İlhan İrem

Yakın bir zamanda kitap geleceğini duymuştum ama Nisan 2007 sürpriz oldu benim için. Belki bir iki ay sarkma yapabilir. Şimdiden merakla bekliyorum. Bu sefer hangi konulara değinecek acaba Işıkdost .

Her ruh bedenden elbet kurtulacak…. Kimbilir belki tekrardan kavuşacaktır… Yıldız tozları sayesinde…

Işık ve Sevgiyle   
Moderatöre Bildir   Logged

Üyenin isteği üzerine üyeliği durdurulmuştur.
Atk
..
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

İl-Ülke: İstanbul
Mesaj Sayısı: 335



WWW
« Yanıtla #5 : 17 Mart 2007, 18:19 »

Koyu yazılan yerlerde enteresan bir benzerlik var Siyah Kuğu'nun Şarkısı ismi ile... Daha derin araştırdığımız zaman bir faydası olabilir...
 
aralarında gümüş bir zincirle uçan iki kuğu–
başka bir dünyadan gelen iki yabancı
 
kuzeyden gelip kuzeye dönen
yüksek prensibe dönen
yabancıların yüksek ve meleksi halleri
 
bir Fransisken manastırında bulunan yazı:
Kuğu "kutsalca kendisi ve dünya için şarkı söylüyor"
 
seni ne zaman düşünsem
aklıma kuğu kanı içen moğollar
ve yalnız bir siyah kuğu gelir, Svan
 

bilinçaltımda tek bir siyah hareket oluşur
o ilk arzuyla dönerek
şarkı söyleyerek ölür ve ölürken şarkı söyler
 
büyülenmiş bir kızın şarkısı bu, Svan
o ilk arzuyla dönen
siyah bir hareketle dönen
bir kızın şarkısı
 
gölün üzerinde mistik bir prensiple uçan yaban kuğusu:
dua ederken kollarımı yukarı kaldırırım.

Lâle Müldür 
 
Divanü Lûgat-it-Türk 

http://www.metiskitap.com/Scripts/Catalog/Book.asp?ID=910
Moderatöre Bildir   Logged

Üyenin isteği üzerine üyeliği durdurulmuştur.
esma
...
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

İl-Ülke: Ankara
Mesaj Sayısı: 13



« Yanıtla #6 : 17 Mart 2007, 19:48 »

Umarım sonu KORİDORa,BİLİNMEYEN GÖRÜNTÜLERe,SEVECENE MEKTUPLARa ve de ESPye benzemez
Moderatöre Bildir   Logged
gece perisi
DMT
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

İl-Ülke: Seçiniz
Mesaj Sayısı: 60



« Yanıtla #7 : 29 Mart 2007, 12:17 »


     "Her şey şimdi başlıyor", demiştim..."Cennet ilahileri" Tavus kuşunun dinledikçe, anladıkça açılan kuyruğunda oluşan olağanüstü renkler ve desenlerce, anlamlanan*. gibi...

    Öncesinde;

    Kozasıda kelebek.., tavus kuşu..., çirkin ördek yavrusu...
 
    ve..

    Krizalit kristalin...,

   Sonrasında;

    Evrensel sonsuzluğa yükselen kulelere açılan kapılar..:  kainatın yarattıklarına aşkla bezeli cennetlere açılan aşk kapıları, yürek odalarında, gece ışıklı...

    Öncesi dinleyip, sonrası beklenen... Göz kırpan


    *İ.İrem



Moderatöre Bildir   Logged

Yıldızlar, gece belirmekten memnunlar..!!
Shalamar
Melek Tozları
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

İl-Ülke: İstanbul
Mesaj Sayısı: 690



WWW
« Yanıtla #8 : 14 Nisan 2007, 01:57 »

(http://www.melektozlari.com/grafikdepo/Main_Siyah_Kugunun_Sarkisi_OnKapak.jpg)

SİYAH KUĞUNUN ŞARKISI / İLHAN İREM

İlhan İrem’in “Siyah Kuğunun Şarkısı” isimli kitabı Nisan 2007’de yayınlandı.

“Senfonik Şiir” alt başlığıyla, konu bütünlüğü içeren 57 şiirden oluşan eser, sanatçının gizemli serüvenine dair önemli ipuçları barındırıyor.

Metafiziksel açılımların yanısıra, oldukça sert ve gotik ögeler taşıyan dizeler, İrem’in soyut resimleri ve düzyazıları gibi, müziğiyle ahenk içinde bir sonsuzluk atmosferi yaratıyor.

“Siyah Kuğunun Şarkısı”, kapağı ve içeriğiyle, sanatçının son müzik çalışması, “Cennet İlahileri” (2006) albümünden sonra yöneleceği müzikal boyutlar hakkında işaretler taşıyor.

İlhan İrem, yine sonsuz özgürlüğüyle destansı bir anlatım kurguluyor.

Bütün yapıtlarında efsanevi yolculuğunu ve çok boyutlu İrem Alemini yansıtan sanatçının, aşka dair söylemlerinin yanında, son yıllarda olup bitenler hakkındaki düşünceleri ve çözümleri sarsıcı.

Bölümleri oluşturan şiirlerin oldukça ilginç başlıkları dizelerle buluştuğunda, bütünlüklü tema hissediliyor.

İzleyicisi ile arasındaki buğulu aynalar, çekim gücü çok yüksek, sırlı bir çağrıya dönüşüyor.

“Siyah Kuğunun Şarkısı”, masumiyet çağının ötelerine taşan şiirsel bir devrim niteliğinde.

Siyah eldivenin ardından görünenleri okumalısınız.
Moderatöre Bildir   Logged

heyamolax
1.nesil
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

İl-Ülke: Seçiniz
Mesaj Sayısı: 7



« Yanıtla #9 : 14 Nisan 2007, 12:53 »

ya çıktımı bu kitap nette aradım ama yooookkkkkkkkkk
Moderatöre Bildir   Logged
Shalamar
Melek Tozları
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

İl-Ülke: İstanbul
Mesaj Sayısı: 690



WWW
« Yanıtla #10 : 14 Nisan 2007, 13:36 »

Sevgili heyamolax,
İnternetten satışa başlanması muhtemelen haftaiçi olacaktır. Kitap bayilerine ise şimdiden sorup, "İlhan İrem şarkıcı değil miydi?" şeklindeki bakışlarına inat daha önceki kitaplarını da kendilerinden sorgulayabiliriz.

Böylece gelecekte çıkacak diğer kitapları da bir an önce raflarına getirmeleri konusunda şevk vermiş oluruz Göz kırpan
Moderatöre Bildir   Logged

ATILGAN
1.nesil
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

İl-Ülke: Mersin
Mesaj Sayısı: 1



WWW
« Yanıtla #11 : 14 Nisan 2007, 17:20 »

Sevgili heyamolax,
İnternetten satışa başlanması muhtemelen haftaiçi olacaktır. Kitap bayilerine ise şimdiden sorup, "İlhan İrem şarkıcı değil miydi?" şeklindeki bakışlarına inat daha önceki kitaplarını da kendilerinden sorgulayabiliriz.

Böylece gelecekte çıkacak diğer kitapları da bir an önce raflarına getirmeleri konusunda şevk vermiş oluruz Göz kırpan

Ben diğer kitaplarını daha önceden aramıştım, dediğiniz gibi o şarkıcı değil miydi gibi ifadelerle karşılaştım. Kitapları çok araştırdım ama sadece "Millenium" kitabını bulabildim ve onuda aldım, bu kitabınıda en kısa zamanda kitapçılara bakıp alacağım.
Moderatöre Bildir   Logged
akzambak
1.nesil
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

İl-Ülke: Bursa
Mesaj Sayısı: 160



WWW
« Yanıtla #12 : 16 Nisan 2007, 09:30 »



İlk kez yaşanan sonbahar sonralarından,
İlk kez yaşanacak olan ilkbahar öncelerine
Gülümsüyordu siyah hercai menekşe.
Siyah lale,
Ömründe ilk kez görüyordu siyah kuğuyu.

Havariler hak aşığına yakarırken,
Şarkı söylüyordu siyah kuğu..

Hu!!
Hu, hu, hu, hu
Dejavu...

Duyanlara selam olsun..
Işık ve sevgiyle..
Moderatöre Bildir   Logged

"Sesini değil, sözünü yükselt. Yaprakları yeşerten yağmurlardır, gökgürültüleri değil."
beyaz
1.nesil
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

İl-Ülke: İstanbul
Mesaj Sayısı: 15


« Yanıtla #13 : 16 Nisan 2007, 12:57 »

Evet okumak için bekliyorum. Ölmeden önce kuğunun güzel sözlerini.
Moderatöre Bildir   Logged

çektim firakin satmimi erdim cemalin, iydineaç leblerin meyhanesin ney gibi nalan et beni...
ormanbaba
1.nesil
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

İl-Ülke: İstanbul
Mesaj Sayısı: 212



WWW
« Yanıtla #14 : 16 Nisan 2007, 15:54 »

İlhan İrem bir şeyler yapınca yaşadığım mutluluk tarifsiz...

Var ol İlhan İrem!

Moderatöre Bildir   Logged

Sayfa: [1] 2 3   Yukarı git
   |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
ANKET: "Siyah Kuğunun Şarkısı" Anketler Shalamar 1 1687 Son Mesaj 05 Mayıs 2007, 22:19
Gönderen: beyaz
Ve başlar Siyah Kuğunun Şarkısı... Siyah Kuğunun Şarkısı akzambak 1 1553 Son Mesaj 16 Ekim 2008, 16:35
Gönderen: anelya
devam eder Siyah Kuğu şarkısına.. İlahi Yörünge akzambak 3 1994 Son Mesaj 14 Mart 2008, 15:32
Gönderen: Sirius
MEDYADAN: Siyah Kuğunun Şarkısı Medyadan gece perisi 1 1729 Son Mesaj 17 Mayıs 2007, 12:58
Gönderen: Shalamar
Bir çift 'Siyah Eldiven' Hayat Öpücüğü refref 2 1200 Son Mesaj 25 Ekim 2007, 12:02
Gönderen: Krizalit Kristalin
'Siyah kuğu Hazinesi' Siyah Kuğunun Şarkısı SARE 0 1323 Son Mesaj 30 Nisan 2008, 20:09
Gönderen: SARE
MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.11 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!


Google visited last this page 22 Ağustos 2010, 08:32

MKPortal M1.1 Rc1 ile desteklenmektedir.
Arşiv