Gönderen Konu: Mevlana Yılı  (Okunma sayısı 4957 defa)

Çevrimdışı refref

  • DMT
  • *
  • İleti: 277
Mevlana Yılı
« : 14 Mart 2007, 19:59 »
Mevlâna 30 Eylül 1207 yılında bugün Afganistan sınırları içerisinde yer alan Horasan Ülkesi'nin Belh şehrinde doğmuştur.
Mevlâna'nın babası Belh Şehrinin ileri gelenlerinden olup, sağlığında "Bilginlerin Sultânı" ünvanını almış olan Hüseyin Hatibî oğlu Bahâeddin Veled'tir. Annesi ise Belh Emiri Rükneddin'in kızı Mümine Hatun'dur.

     Sultânü'I-Ulemâ Bahaeddin Veled, bazı siyasi olaylar ve yaklaşmakta olan Moğol istilası nedeniyle Belh'den ayrılmak zorunda kalmıştır. Sultânü'I-Ulemâ 1212 veya 1213 yılllarında aile fertleri ve yakın dostları ile birlikte Belh'den ayrıldı.

     Sultânü'I-Ulemâ'nın ilk durağı Nişâbur olmuştur. Nişâbur şehrinde tanınmış mutasavvıf Ferîdüddin Attar ile de karşılaştılar. Mevlâna burada küçük yaşına rağmen Ferîdüddin Attar'ın ilgisini çekmiş ve takdirlerini kazanmıştır.

     Sultânü'I Ulemâ Nişabur'dan Bağdat'a ve daha sonra Kûfe yolu ile Kâ'be'ye hareket etti. Hac farîzasını yerine getirdikten sonra, dönüşte Şam'a uğradı. Şam'dan sonra Malatya, Erzincan, Sivas, Kayseri, Niğde yolu ile Lârende'ye (Karaman) geldiler. Karaman'da Subaşı Emir Mûsâ'nın yaptırdıkları medreseye yerleştiler.

     1222 yılında Karaman'a gelen Sultânü'/-Ulemâ ve ailesi burada 7 yıl kaldılar. Mevlâna 1225 yılında Şerefeddin Lala'nın kızı Gevher Hatun ile Karaman'da evlendi. Bu evlilikten Mevlâna'nın Sultan Veled ve Alâeddin Çelebi adlı iki oğlu oldu. Yıllar sonra Gevher Hatun'u kaybeden Mevlâna bir çocuklu dul olan Kerrâ Hatun ile ikinci evliliğini yaptı. Mevlâna'nın bu evlilikten de Muzaffereddin ve Emir Âlim Çelebi adlı iki oğlu ile Melike Hatun adlı bir kızı dünyaya geldi.

     Bu yıllarda Anadolunun büyük bir kısmı Selçuklu Devleti'nin egemenliği altında idi. Konya'da bu devletin baş şehri idi. Konya sanat eserleri ile donatılmış, ilim adamları ve sanatkarlarla dolup taşmıştı. Kısaca Selçuklu Devleti en parlak devrini yaşıyordu ve Devletin hükümdarı Alâeddin Keykubâd idi. Alâeddin Keykubâd Sultânü'I-Ulemâ Bahaeddin Veled'i Karaman'dan Konya'ya davet etti ve Konya'ya yerleşmesini istedi.

     Bahaeddin Veled Sultanın davetini kabul etti ve Konya'ya 3 Mayıs 1228 yılında ailesi ve dostları ile geldiler. Sultan Alâeddin kendilerini muhteşem bir törenle karşıladı ve Altunapa (İplikçi) Medresesi'ni ikametlerine tahsis ettiler.

     Sultânü'l-Ulemâ 12 Ocak 1231 yılında Konya'da vefat etti. Mezar yeri olarak, Selçuklu SarayınınGül Bahçesi seçildi. Halen müze olarak kullanılan Mevlâna Dergâhı'ndaki bugünkü yerine defnolundu.

     Sultânü'I-Ulemâ ölünce, talebeleri ve müridleri bu defa Mevlâna'nın çevresinde toplandılar. Mevlâna'yı babasının tek varisi olarak gördüler. Gerçekten de Mevlâna büyük bir ilim ve din bilgini olmuş, İplikçi Medresesi'nde vaazlar veriyordu. Vaazları kendisini dinlemeye gelenlerle dolup taşıyordu.

     Mevlâna 15 Kasım 1244 yılında Şems-i Tebrizî ile karşılaştı. Mevlâna Şems'de "mutlak kemâlin varlığını" cemalinde de "Tanrı nurlarını" görmüştü. Ancak beraberlikleri uzun sürmedi. Şems aniden öldü.

     Mevlâna Şems'in ölümünden sonra uzun yıllar inzivaya çekildi. Daha sonraki yıllarda Selâhaddin Zerkûbî ve Hüsameddin Çelebi, Şems-i Tebrizî'nin yerini doldurmaya çalıştılar.

     Yaşamını "Hamdım, piştim, yandım" sözleri ile özetleyen Mevlâna 17 Aralık 1273 Pazar günü Hakk' ın rahmetine kavuştu. Mevlâna'nın cenaze namazını Mevlâna'nın vasiyeti üzerine Sadreddin Konevî kıldıracaktı. Ancak Sadreddin Konevî çok sevdiği Mevlâna'yı kaybetmeye dayanamayıp cenazede bayıldı. Bunun üzerine, Mevlâna'nın cenaze namazını Kadı Sıraceddin kıldırdı.

     Mevlâna ölüm gününü yeniden doğuş günü olarak kabul ediyordu. O öldüğü zaman sevdiğine yani Allah'ına kavuşacaktı. Onun için Mevlâna ölüm gününe düğün günü veya gelin gecesi manasına gelen "Şeb-i Arûs" diyordu ve dostlarına ölümünün ardından ah-ah, vah-vah edip ağlamayın diyerek vasiyet ediyordu.

"Ölümümüzden sonra mezarımızı yerde aramayınız!
Bizim mezarımız âriflerin gönüllerindedir"

http://www.mevlana.com/

UNESCO, Mevlana’nın doğumunun 800’üncü yılı nedeniyle 2007’yi “Mevlana Yılı” ilan etti.Bende bunu fırsat bilerek Hz.Mevlana ile ilgili düşüncelerimizi, duygularımızı, O'nun bize kattıklarını ve adeta hepsi birer ders verir nitelikte olan öğütlerini ve özlü sözlerini burada paylaşalım istedim.

Ya olduğun gibi görün...

Ya  göründüğün gibi ol...

Işık ve Sevgiyle . . .
Son kapının ardında, gül kokulu çeyiz sandığının başında buluşalım.
Bakalım tanıyabilecekmisin beni. Düşünemeyeceğin bir haldeyim.
Krizalit kristalin.

Çevrimdışı B.I.R

  • ...
  • *
  • İleti: 87
Ynt: Mevlana Yılı
« Yanıtla #1 : 15 Mart 2007, 02:07 »
                  MEVLANA'NIN YEDİ ÖĞÜDÜ    
   1-Cömertlik ve yardım etmede akarsu gibi ol!
   2-Şevkat ve merhamette güneş gibi ol!
   3-Başkalarının kusurunu örtmede gece gibi ol!
   4-Hiddet ve asabiyette ölü gibi ol!
   5-Tevazu ve alçakgönüllülükte toprak gibi ol!
   6-Hoşgörürlükte deniz gibi ol!
   7-Ya olduğun gibi görün,ya da göründüğün gibi ol!
SEVGİMİZ TÜM EVRENİN ÜSTÜNE....
IŞIK VE SEVGİYLE...

Çevrimdışı B.I.R

  • ...
  • *
  • İleti: 87
Ynt: Mevlana Yılı
« Yanıtla #2 : 15 Mart 2007, 02:14 »
   "Her ne istiyorsan kendinde ara!
   Senin canının içinde bir can var, o canı ara!
   Senin dağının içinde bir hazine var, o hazineyi ara!
   Eğer YÜRÜYEN DERVİŞ 'i arıyorsan;
   ONU SENDEN DIŞARIDA DEĞİL,
   KENDİ NEFSİNDE ARA!"

                                                             MEVLANA
SEVGİMİZ TÜM EVRENİN ÜSTÜNE....
IŞIK VE SEVGİYLE...

Çevrimdışı EASY

  • ..
  • *
  • İleti: 21
Ynt: Mevlana Yılı
« Yanıtla #3 : 15 Mart 2007, 03:47 »
Gecenin bir vakti
Geldim yanına
Aşkın dalga dalga
Yer Mevlana
Gel-git yüreğim
Hay
Hu
Yükseldi
Alçaldı
Aradı
Kıyılardayım
Atılmışım karaya
Al beni yaşat...                                               
                                                              KAİNATA MEKTUP
Üyenin isteği üzerine üyeliği durdurulmuştur.

Çevrimdışı nimf

  • 1.nesil
  • *
  • İleti: 27
Ynt: Mevlana Yılı
« Yanıtla #4 : 15 Mart 2007, 12:07 »
"İki parmağının ucunu gözüne koy.
Bir şey görebiliyor musun dünyadan?
Sen göremiyorsun diye bu alem yok değildir."

Mevlana

hiç sönmeyecek ışıklara....

Çevrimdışı Shalamar

  • Melek Tozları
  • *
  • İleti: 705
Ynt: Mevlana Yılı
« Yanıtla #5 : 15 Mart 2007, 15:28 »
Bir ricam olacak arkadaşlar.
Bunun hem yazana, hem okuyana faydası olacağını düşünüyorum;
Mevlana'ya ait olan sözlerin, alıntıların, Mevlana'nın hangi eserinde bulunduğunu da alıntı altına yazalım lütfen.

Evet... Bu kaynakları bulmak kolay olmayacak. (En azından herhangi bir siteden alıp kopyalayıp yapıştırmak kadar kolay değil) Ama bizler kolay olanı tercih etseydik, İlhan İrem dinliyor olmazdık değil mi ;)

Resmi veya yarı resmi Mevlana sitelerinden alıntılar güvenilir olduğundan bunlarda belirtmek gerekmeyebilir. Ama o zaman da sitenin adresini verirseniz sevinirim.

Yazan, kaynağı araştırırken çok güzel başka bilgilere de kavuşacak, okuyan da kaynağını bilerek, güvenerek okuyacak. Bilirsiniz ki, internet üzerinde herhangi bir sözün altına "Mevlana" diye yazılmış pek çok yer bulunuyor.

Mevlana alıntılarına yakın bulduğunuz İlhan İrem alıntıları da olursa paylaşmak güzel olur?

Bunlar da benden olsun:

"Can, yücelere kanatlar açmada; ten, tırnaklarıyla yere sarılmada!
 Can, beden kavgasından kurtulursa, beden ayağı olmaksızın gönül kanadıyle uçmaya başlar.
Mevlana-Mesnevi

"Boş bedenleri alır, yıkayıp temizlerler
Sagularla süsleyip yunaklara dizerler
Aklanıp saflanınca o masum bedenleri
Ağıtlarla saklayıp, törenlerde giyerler"
İlhan İrem - Cennet İlahileri

"Aşağılık âlemde bulunan her şey yücelikten gelmiştir. Haydi, var gözünü yüceliklere dik!"
Mevlana-Mesnevi

"Yüksel ki yerin bu değildir"
İlhan İrem - Cennet İlahileri

Çevrimdışı B.I.R

  • ...
  • *
  • İleti: 87
Ynt: Mevlana Yılı
« Yanıtla #6 : 21 Nisan 2007, 11:19 »
   Mümkün mü bu, olsun ruhumuz ilgisiz ?
   Sen bende, ben sende doğar, gizleniriz.
   Sen Ben deyişim anlatabilmek için,
   Sen-Ben aramızda yok ki gerçekte, biliriz!

   ( Mevlana'dan Altın Öğütler-Kozmik Kitaplar )

   Kolay mı; bir ömür nasıl geçer ayrı?
   Kolay mı; bir ömür sevgi kalsın aynı?
   Sen ve ben, iki ayrı bütün.
   Bir gemi, iki özgür martı.
   Sevginin o sonsuz hazları nerde ki ?
   Sen ve ben, ikimiz bir ömür.
   Sen ve ben, içimiz görünür.

    Sevginin O Gelmez Yazları / İlhan İREM
SEVGİMİZ TÜM EVRENİN ÜSTÜNE....
IŞIK VE SEVGİYLE...

 

Benzer konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
7 Yanıt
47799 Gösterim
Son İleti 19 Aralık 2010, 13:14
Gönderen: Yuem KA

usa online pharmacy