Gönderen Konu: “Vel bâ`sü bâ`del MEVT”.  (Okunma sayısı 29037 defa)

Çevrimdışı zaf

  • ..
  • *
  • İleti: 106
“Vel bâ`sü bâ`del MEVT”.
« : 28 Şubat 2007, 22:38 »
Bu kelimeye başka bir açıdan bakalım istedim....
(BEDEN SIÇRAMASI-BEDEN DÖNÜŞMESİ)
 

Bir yapının son bulmasının akabinde ikinci bir yapının varolması!

Beden sıçraması, beden dönüşmesi!


ALLAH’IN İNSANI BÂ’S ETMESİ

Bu madde bedende- fizik bedende yaşayan varlığın, şuurun, bilincin, bu bedenin tükenişiyle birlikte yeni bir bedenle yaşamına devam etmesidir.
 

BEDEN SIÇRAMASI-BEDEN DÖNÜŞMESİ (BÂ’S)

NASIL GERÇEKLEŞİR?

Hammadde vücuda giriyor, bioelektrik enerjiye dönüşüyor; bu bioelektrik enerji organik bilgisayarı besliyor.

Organik bilgisayar yani beyin, bu bioelektrik enerjiyi alıyor; kendi bünyesinde değerlendirerek mikrodalga enerjiye dönüştürüyor ve bu mikrodalga enerjinin bir kısmını çeşitli dalgalar şeklinde dışarı yayıyor. Bir kısmını da kendi yeni bedenini meydana getirmek için kullanıyor.

Yani sizin bedeninizin kullanılmaz hâle gelmesinden sonra yaşamınızın devam edeceği “Mikrodalga bedeninizi” oluşturuyor beyin! .

Ve bunu sanki televizyon dalgaları misalinde olduğu gibi, tüm zihinsel faaliyetleri ses ve görüntü dalgalarını elektrik dalgasına çevirerek televizyon dalgası şekline dönüşmesi gibi, tüm zihinsel faaliyetlerini ana taşıyıcı dalgalara yüklemek suretiyle eskilerin “RUH” adını verdiği madde ötesi bedeninizi meydana getiriyor. Yani ruh diye bahsettikleri şey, biz doğarken eskiden yaratılmış da(!) dışarıda sırasını bekleyip dünyaya bu bedene gelip giren bir şey değil!

“Ruh” ismiyle işaret edilen yapı, bir mikrodalga bedendir ki, beyin tarafından üretilir. Ve beyin, ürettiği bu taşıyıcı dalgalara, “Bellek Dalgaları” dediğimiz ses ve görüntü dalgalarını ve tüm zihinsel faaliyeti yükler.

Bu sebeple kişi “ölüm” dediğimiz olayı yaşadığı anda beyin durur. Beynin bioelektrik beslemesi bedende durur. Dolayısıyla beden manyetizmasını yitirir ve böylece de o mikrodalga beden serbest kalır.

Nasıl ki şu elektrik şebekesini bir yedek jeneratöre bağlarsak ve elektrik kesildiği anda otomatik olarak jeneratör devreye girip burada hiç kesintisiz ışık devam ederse; aynı şekilde şuur da, bilinç de beynin durmasıyla birlikte mikrodalga bedende yaşamına devam eder.

İşte bu sebepten dolayıdır ki hiçbir insan ilk anda öldüğünü farketmez!.

Ölüm, bilince hiç bir kesiklik getirmez!

 Hatta çok zaman, kişi, ilk anda ölümü tattığını bile farketmez.

 Şuurlu bir şekilde çevresini algılar ve ağlayıp haykıranlar yüzünden ilk anda paniğe kapılıp, büyük üzüntü duyar!.

 Bedenin yıkanışını, cenaze namazının kılınışını, gelenleri seyreder ve en büyük paniği de bedeni mezara konulduğunda yaşar; çünkü bilinçli ve diri bir varlıktır; ancak ne yazık ki de bedeniyle birlikte mezara konmak zorundadır!

 Nasıl gündüz yaşadığınız olaylar zorunlu olarak gece rüyanıza girer ve bunu değiştiremezseniz rüyada; aynı şekilde tüm yaşam boyunca kendinizi o beden kabul ettiğiniz için de o anda bedeni bırakıp uzaklaşamaz ve o bedenle birlikte mezarın içinde bulursunuz kendinizi; ve dahi uzaklaşanların ayak seslerini işitirsiniz!.

İşte bu sebepledir ki Kuran, “öleceksiniz” demez;

”Her insan ölümü tadacaktır!” der.

Yani Ölüm, tadılacak bir olaydır!.Yaşanacak geçilecek bir olaydır. “BEDEN DÖNÜŞMESİ” - “BEDEN SIÇRAMASI” dır!

Bu “beden dönüşmesi”- “beden sıçraması” denen olay da İslâm’da “BA'S” kelimesiyle bahsedilmiştir. Ve bunu da size her ne kadar bilimsel olarak izah edemeseler de, demişlerdir ki; İman et!.

Nasıl?

Amentü’de:

Vel ba’sü ba’del mevt.

Yani “Mevtin akabinde, mevtin sonrasında yeni bir bedenle yaşamıma devam edeceğime iman ediyorum”.

Ama dikkat edin! “vel ba’sü ba’del mevt” diyorsunuz. “vel ba’sü ba’del kıyamet” demiyorsunuz.

Bugün eğer hocaları dinlerseniz, Din’i temsil ettiğini sanan adamları dinlerseniz; göreceksiniz; ”Ölüp, mezara konacak, kıyamette dirileceksiniz” derler...

Kuran’dan haberleri yok!

Amentü’den haberleri yok!

Kuran “ölümü tadacaksınız!” diyor. “Öleceksiniz” demiyor. Bu bedeni kullanamaz hâle geldiğini göreceksin ve bu hâlinle yani mikrodalga bedenle yaşamına devam edeceksin.

 

“BÂİS” ESMÂSI

Bir yaşam bitiminin hemen akabinde yeni bir yaşamı başlatan!

Bir boyuttan, diğer bir boyuta geçiş yani "BÂ'S", yeni bir doğum, yeni bir başlangıç, bir sonun ardındaki bir ilktir!.


“BÂİS” ESMÂSI, HER ANKİ BÂ’S OLUŞTA

DAHA GELİŞMİŞ ÖZELLİKLER GETİRİR!
 

İşte bu “Bâis” ismi zikri hem olayın kavranılmasını kolaylaştırır hem de, her anki bâ's oluşumuzda, yâni her an yeni bir bedenle varoluşumuzda bize çok daha gelişmiş özellikler getirir.

 
AZRAİL’İN BÂ’S OLAYINDAKİ ROLÜ NEDİR?

İnsanın ölümünü Azrail’e bağlamak son derece yanlış ve sınırlı bir anlayıştır, ilkel bir yaklaşımdır!

“Azrail”in görevi, bir yapının varlığına son verip, o yapının son buluşu ile birlikte, ikinci bir yapının başlangıç ortamını sağlamaktır. Ancak, ikinci yapıyı başlatan Azrail değildir.

İkinci yapıyı başlatan, “EL BÂİS” isminden oluşan melektir! Azrail, ölümü tattırır; yâni, o birimin mevcut yapısıyla alâkasını keser; o yapıyla alâka kesilmesinin hemen akabinde, “BÂİS” isminden var olmuş melek görevi alır, o birimin yeni yapısını meydana getirerek, ikinci anda o yapı ile o varlığı meydana getirir.

 

“BÂİS” İSMİ,

HER AN GEÇERLİDİR!
 

"BÂİS" ismi dar manada yeni bir bedenle varoluş gibi anlaşılır. Ve işin gerçeğini bilmeyenler tarafından da zannedilir ki, “şimdi ölücez yok olucaz; sonra kıyamette mahşerde Allah bizi -BÂ'S- edecek yeniden yaratılacağız!”

Bütünüyle İslâm öğretisi dışındaki yanlış bâtıl ilkel bir bilgidir!.

"BÂİS" ismi her an geçerlidir ve eseri her an görülen bir isimdir.

Bâ's olayı da her an cereyan etmektedir!.

Ölüm meydana geldiği anda, kişi fizik bedenden kopar, biyolojik bedenle bağlantısı kesilir ve hemen o anda mikrodalga bedenle "Bâ's" olarak yaşamına kesintisiz bir şekilde devam eder.


ÖLÜMÜN AKABİNDEKİ

VE KIYÂMET’TEN SONRAKİ BÂ’S

     İbn-i Ömer radıyallahu anh anlatıyor... Rasûlullah buyurdu:

-Sizden birisi ölünce, cennetlik olsun, cehennemlik olsun akşam sabah kendisine makamı gösterilir. Burası yerindir. Kıyametteki “ba`s“ine kadar buradasın.”

Burada şu hususa dikkat çekelim. Âmentü`de okunan şu cümleye bir bakın:

“Vel bâ`sü bâ`del MEVT”.

Dikkat ediniz!. “Vel bâ`sü bâ`del KIYAMET” denmiyor. Yani, “Bâ’s” kelimesiyle anlatılan olay, KIYAMET`ten sonraki değil, ÖLÜMÜ TATTIKTAN sonrakidir!

Dünyada, bildiğimiz madde bedenle ve bu arada bu madde bedenin ürettiği ruh bedenle yaşarız. Ölümü tadınca, madde beden çözülür ve RUH bedenle bâ’s olmuş olarak kabirde kıyamete kadar yaşamını devam eder. Sonra “KIYAMET” denen, dünyanın Güneş ısısında bozunumu devresinde, bugünkü karakteristiği istikametinde yeniden bâ`s olur. Ve nihayet son defa bu bedenler de gittiği ortama göre yeniden bir bâ`s ile oluşurlar.



 Ruh bedenler kıyamet akabinde o şartlara göre yeni bir yapıya dönüşürler, yeni bir ba’s olur ve bu bedenlerle Cehennem denen ortamı geçmeye çalışırlar.

 Cehennem ortamından kurtulanlar ise bir ba’s daha geçirerek ruh bedenden “nur beden” hâline dönüşürler; böylece de bu bilinçler, “nuranî varlıklar” olarak cennet boyutunda yaşamlarını sürdürürler. “
 

BÂİS” İSMİ MAZHARI OLAN MELEK
 

Azrail, ölümü tattırır; yani, o birimin mevcut yapısıyla alâkasını keser; o yapıyla alâka kesilmesinin hemen akabinde, "BÂİS" isminden var olmuş melek görevi alır, o birimin yeni yapısını meydana getirerek, ikinci anda o yapı ile o varlığı meydana getirir.

Burada enteresan ve fark edilmesi önemli olan bir husus daha var "BÂİS" ismi ağırlıklı meleğin göreviyle ilgili... O da şu;

Bazı varlıklarda, meselâ insan gibi, "BA`S" meleğinin görevi daha o varlığın ilk oluşum safhalarında başlar... Meselâ, Ana rahminde 120. günde "BÂİS" ismi mazharı melek tarafından o ceninin özünden kaynaklanan bir biçimde, -dıştan değil- "RUH" meydana getirilir!.

Ayrıca ölüm anında da, gene bu "Melek" tarafından, bilincin ruhu kullanması sağlanır!.

Elbette bu bizim müşahedemizdir ki, iman edilmesi zorunlu noktalar arasına girmez!.

Ahmed Hulusi
oyun yapıp oynarlar seni geceleri aralarında

Çevrimdışı Ozlem Yilmaz

  • 1.nesil
  • *
  • İleti: 43
Ynt: “Vel bâ`sü bâ`del MEVT”.
« Yanıtla #1 : 28 Şubat 2007, 23:59 »
Alıntıladığınız yazının,

    - “Organik bilgisayar yani beyin, bu bioelektrik enerjiyi alıyor; kendi bünyesinde değerlendirerek mikrodalga enerjiye dönüştürüyor ve bu mikrodalga enerjinin bir kısmını çeşitli dalgalar şeklinde dışarı yayıyor. Bir kısmını da kendi yeni bedenini meydana getirmek için kullanıyor.” şeklinde bilimsel terimlerle örülü bilimsellikten uzak yaklaşımı “bir varsayım ya da öngörü” olmasına rağmen “bir gerçek”miş gibi anlatması ve bu durumun yolaçacağı olası yanlış algılamalar

    - “İşte bu sebepledir ki Kurân, “öleceksiniz” demez....” şeklinde bir yargının yanlışlığı (bkz. Diyanet Meali, MÜ'MİNÛN SÛRESİ: Sonra (ey insanlar) siz bunun ardından muhakkak öleceksiniz. Sonra yine muhakkak siz, kıyamet gününde (tekrar) diriltileceksiniz.)

    - Alıntı yaptığınız şahısın ve yazısının İrem’in dinler-üstü, bütünleştirici felsefesiyle uyuşmaması

nedenleriyle, bu ortamda yeri olmadığını düşünüyorum.


Özlem Yılmaz
Uzağa değil, usta
Öteye hep öteye gitti;
Yalnızlığı ondandır.
                        Asaf

Çevrimdışı zaf

  • ..
  • *
  • İleti: 106
Ynt: “Vel bâ`sü bâ`del MEVT”.
« Yanıtla #2 : 01 Mart 2007, 00:51 »
Sevgili Özlem;
Düşüncene saygı duyuyorum; Üstat’ın bütün dinleri ve kültürleri incelediğini düşünüyorum, hele önyargılara zannediyorum karşı bir insan, ancak bizlerde her türlü bilgiyi inceleyerek ve okuyarak bir yerlere ulaşacağız diye düşünmekteyim. Konu Üstadın kullandığı bâ`sü bâ`del MEVT”. Kelimesinden yola çıkılarak alıntılaştırılmıştır. Sevgili moderatörlerde rahatsız olduysa kilitleyelim konuyu, sadece bir bilgi paylaşımı, ister inan ister inanma, böyle bir şeyler yazılmış... Işık ve sevgiyle...
oyun yapıp oynarlar seni geceleri aralarında

Çevrimdışı Shalamar

  • Melek Tozları
  • *
  • İleti: 705
Ynt: “Vel bâ`sü bâ`del MEVT”.
« Yanıtla #3 : 01 Mart 2007, 00:55 »
Saygı sınırları içerisinde kalınarak her konuyu tartışmak mümkün olmalı diye başlamak istiyorum.

Sevgili Özlem'in düşüncelerine katılmakla beraber, yazının burada olması ve bizlerin görüşlerinin de (olumlu olumsuz) altına eklenmesi taraftarıyım ;)

Eğer farklı yönlere çekilmeye çalışırsa veya saygızılık baş gösterirse o zaman kilitlenme veya silinme sözkonusu olacaktır...

Işık ve Sevgiyle...

Çevrimdışı efsun_i

  • Melek Tozları
  • *
  • İleti: 352
    • Kanat Sesleri
Ynt: “Vel bâ`sü bâ`del MEVT”.
« Yanıtla #4 : 01 Mart 2007, 01:08 »
İyi niyetlerden ve güzel yüreklerden şüphemiz yok elbette...
Din ve siyaset hep ince çizgilerde ilerlenen yollar paylaşımlarda.
Hoşgörü ile aşamayacağımız duvar, geçemeyeceğimiz karşı kıyı yok..

"Bilgelik normal dışı düşler, fantastik hayaller değildir.." diyordu bir kitapta...
Bilgi deresi denize döküldüğünde, kaynağına katılmış ayrıksı sulardan arındırıp ulaşmak zor. Artık her yerde olan bilgi maalesef saf, arı olmuyor çoğu zaman. Haritamız yıldızlar gecenin karanlıklarında yüreğimizdeler ve onları bizler seçeceğiz...
Işık ve sevgiyle...

Çevrimdışı Atk

  • ..
  • *
  • İleti: 335
    • Bütünün bir parçası
Ynt: “Vel bâ`sü bâ`del MEVT”.
« Yanıtla #5 : 01 Mart 2007, 13:58 »
http://www.ahmedhulusi.com/yazi/ahkimdir.htm

Yazıyı okumadan önce yada okuduktan sonra Ahmed Hulusi'nin kendi kaleminden Ahmed Hulusi kimdir? yazısını okumanın faydası olacağını düşünmekteyim.

Işık ve Sevgiyle
Üyenin isteği üzerine üyeliği durdurulmuştur.

Çevrimdışı ceza

  • 1.nesil
  • *
  • İleti: 45
Ynt: �Vel bâ`sü bâ`del MEVT�.
« Yanıtla #6 : 01 Mart 2007, 16:18 »
Şarkıda geçen anlam öldükten sonra dirilmeye inanmaktır. İlhan İrem’in birçok üyenin doğaüstü varlık gibi göstermesinin bazı kelimelerden inanılmaz anlam çıkartmasına bazen çok şaşırıyorum. Bu konuyu açan arkadaşa kesinlikle art niyetli yaklaştığımdan değildir. Okuduğum yorumların ve bazı söylemlerden yola çıkarak söylüyorum. Ayrıca her konuyu konuşmakta bilgiliğin bir parçası olarak görüyorum. Bende İlhan İrem’in tüm dinleri araştırdığını incelediğini yaptığı şarkılardan ve röportajlarından anlamıştım. Ama bir kesim cahil insanın İlhan İrem şöyledir böyledir demesini de kabul edemeyiz. Hangi dine mensup olunursa olunsun insanı önce insan olarak değerlendirmek gerekir. İlhan İrem’in en büyük özelliği ve şarkılarında bizi ürperten gözlerimizi dolduran özellikte zaten her şeyi tam anlatmamsıdır. Herkes istediği hayalini düşüncelerini şarkıda yaşamasıdır. O yüzden bir ayet-i kelamın anlamı çok nettir. Şarkının genelinle değerlendirmek gerekir. Konuyu açan arkadaşa da ayrıca teşekkürler her konu her yerde tartışılır yeter ki önyargı ve karanlık düşüncelerin esiri olmayalım.
Saygılar

Çevrimdışı Atk

  • ..
  • *
  • İleti: 335
    • Bütünün bir parçası
Ynt: “Vel bâ`sü bâ`del MEVT”.
« Yanıtla #7 : 01 Mart 2007, 16:34 »
şarkıda geçen anlam öldükten sonra dirilmeye inanmaktır. 

Sevgili Ceza;
Değerlendirmen için teşekkürler. Lakin "şarkıda geçen anlam öldükten sonra dirilmeye inanmaktır." söylemi kesinlik arz eder. Bunu sadece eseri seslendiren Işık dost bilebilir. Benceleri kullanırsak daha iyi olacaktır diye düşünmekteyim. Sevgili Zaf'ın yazısı ya da bir başka yazı. Düşüncelere her zaman saygı vardır. Bir başkasının düşüncesine tırpan vurmadığı süreçte.
"Ama bir kesim cahil insanın İlhan İrem şöyledir böyledir demesini de kabul edemeyiz." söylemi de biraz ağır gibime geldi. Her şey kendiyle çoğalıyor. Saygımız ve Sevgimiz....

Işık ve Sevgiyle
Üyenin isteği üzerine üyeliği durdurulmuştur.

Çevrimdışı ceza

  • 1.nesil
  • *
  • İleti: 45
Ynt: “Vel bâ`sü bâ`del MEVT”.
« Yanıtla #8 : 01 Mart 2007, 21:39 »
Sevgili sevecen arkadaşım. Yazımda yazdığım gibi ayetin anlamı tektir. Ve bir ayete başka bir anlam yüklenmez. İlhan İrem bilir demişsin tabi ki İlhan İrem bilir. Yalnız o ayetin anlamı başka taraflara çekilmez ve başka manalar yüklenmez. Bu ayetin anlamını herhalde ileri gelen din adamları da dahil kimse başka anlam yüklemez. Bu farklı bir söylem gerçekten tartıştıkça uzayacak bir konu. Bence bu ayeti neden geçtiği değil acaba o şarkıda neden kullandığı buda aslında başka bir tartışıp konuşacağımız ayrı bir başlık olabilir :) söylemimdeki sertlikten kasıt ne anlamadım çok sevdiğim ve enim için özel bir insandan duyduğum İlhan İrem’i tanımadan hakkında ateist vs gibi benzetmelerde bulunduğunu ve İlhan İrem’i bilmeden bilse tanısa bile o derece kötü söylemde bulunmaması gerekir. Ben cehaletten kastım bu tarz ve bu gibi düşüncelerdi sen neden sert algıladın ben anlayamadım. İlhan İrem de cahillik üzerine şarkılar yapmış bir insan. Ve körü körüne düşüncelere şarkılarınla karşı çıkmış bir insan. Herhalde ben yazımda anlatmadım neye cehalet dediğimi.

Gönüllerin bir olması dileğiyle

Çevrimdışı zaf

  • ..
  • *
  • İleti: 106
Ynt: “Vel bâ`sü bâ`del MEVT”.
« Yanıtla #9 : 02 Mart 2007, 02:19 »
Ceza Kardeş;
Birbirimizle buluşabildiğimiz için teşekkürler....
oyun yapıp oynarlar seni geceleri aralarında

Çevrimdışı ceza

  • 1.nesil
  • *
  • İleti: 45
Ynt: “Vel bâ`sü bâ`del MEVT”.
« Yanıtla #10 : 02 Mart 2007, 13:57 »
Ceza Kardeş;
Birbirimizle buluşabildiğimiz için teşekkürler....


güzel konuların için ben teşekkür ederim.. saygılar sevecen dost

Çevrimdışı anka_sevecen

  • 1.nesil
  • *
  • İleti: 34
Ynt: “Vel bâ`sü bâ`del MEVT”.
« Yanıtla #11 : 02 Mart 2007, 16:18 »
Arkadaşların değindiği konular çok güzeldi ama böyle bir yazı hazırlayan arkadaşımıza da teşekkür ediyorum, eline sağlık her türlü din, ırk ve toplum ayırımı yapmaksızın sevginin kanatları altında toplayan üstadın bilgeliğini bir kez daha görmüş olduk elbette ki ölüm var ama bunun gerçekleşme ile ilgili tam somut kanıtlar yok bence nasıl yaşarsan dünya hayatında öle can veriyorsun herkes hak ettiğini bir şekilde alıyor. Sonuçta bizler Yaradanın nuruyuz bir gün döneceğiz geldiğimiz bütüne ve ışık olacağız.
Işık ve sevgiyle kalın
ışık yolcusu

Çevrimdışı Shalamar

  • Melek Tozları
  • *
  • İleti: 705
Ynt: “Vel bâ`sü bâ`del MEVT”.
« Yanıtla #12 : 02 Mart 2007, 23:01 »
Yukarıdaki mesajlardan birinde, Şalamar şiiri içinde "ayet geçtiği" belirtilmiş.

Şalamar Rock versiyonda geçen bir "ayet" değildir "Arapça kökenli Türkçe bir kelimedir".

Basübadelmevt, "ölümden sonra dirilme" anlamına gelir. (Bkz. Türk Dil Kurumu Sözlüğü)

Bu kelimenin tam Türkçe karşılığı "ölümden sonra dirilme" olsa da, "başarısızlıktan kurtulma, krizi atlatma, tekrar zirveye çıkma, özlenene yeniden kavuşma anlamını da içerir." (Bkz. http://www.aksam.com.tr/arsiv/aksam/2003/01/17/yazarlar/yazarlar28.html)

Ölümden sonra dirilmek kavramı, farklı şekillerde algılanabilir. İslam ve tasavvufta "Ölmeden ölmek" olgusu da bulunmaktadır. Dolayısıyla dirilmek de farklı şekillerde algılanabilir; her baharda doğa yeniden dirilir...

Öte yandan referans olarak İlhan İrem'in kendi kalemini alırsak daha açık bir sonuca ilerlemek mümkün olabilir:

"Ruhumuz ne kadar yükselebilecekse, ne kadar uçabileceksek ötelere,
kainat o görkemde kanatlar verir.
Yeniden doğuş sancıları çektiğimizde “Basubadelmevt” yaşarken gerçekleşir...
Ölmeden ipeksi kozamızı yırtıp yeniden doğarız!"

(“B.İ.R” /irembağı iç haberleşmeler –04.2001- bülteninden./”Seni Seviyorum” soruları hk.)

İlhan İrem'in "yeniden doğuş"u farklı kelimelerle vurguladığını görmek de mümkündür:
http://www.melektozlari.com/mt/index.php?topic=1075.0
(Bkz. Rönesans kelime anlamına bir fransızca sözlükte "renaissance" olarak bakınız)

Işık ve Sevgiyle...

Çevrimdışı Atk

  • ..
  • *
  • İleti: 335
    • Bütünün bir parçası
Ynt: “Vel bâ`sü bâ`del MEVT”.
« Yanıtla #13 : 03 Mart 2007, 02:32 »
"Ölmeden ipeksi kozamızı yırtıp yeniden doğarız!"

Asıl anlatılmak istenen burada ölmeden! doğmak... Bence buradaki anlatımda Basubadelmevtin açılımı bedenin bireysel sancılardan uzaklaşıp üçüncü gözünün açılmasıdır. www.kanatsesleri.com sitesindeki sol taraftaki kurguda bu olay çok güzel anlatılmıstır. İnsan bedeninde kanatları yok olmadan melek şekline büründü ruh ve mütabıkında basübadelmevt. Derin uykudan uyanış... Şalamarın Rock versiyonunda bu söylemin bulunması beni tekrardan albüm kapağına ve kanatseslerindeki kurguya yönlendirmiştir. Melek şekline bürünen ruhun Şalamar olma ihtimalini kuvetlendirmiştir...

Işık ve Sevgiyle
Üyenin isteği üzerine üyeliği durdurulmuştur.

Çevrimdışı nurefsan

  • 1.nesil
  • *
  • İleti: 13
Ynt: “Vel bâ`sü bâ`del MEVT”.
« Yanıtla #14 : 21 Mart 2007, 11:58 »
insan bazı yönlerden acizdir,nasıl öleceği ve sonrası,kıyamet,sorgu-sual.....
Mutlaka merak ediyoruz, araştırıyoruz, düşünüyoruz, kurgular yaratıyoruz. Okuduğum da bir kurgudan ibaret geldi bana ve bunu eleştirmiyorum ama bazı şeyleri idrak etme noktasında eksik olduğumuzu düşünüyorum hepimiz beşer olarak ve bu bizim geçici olan bu dünyada yaşayabilmemiz için gerekli. Bu nedenle yaradan bazı konularda gözümüze perde indirmiştir. Perdeyi arayabilmek zor, aralamaya çalışmak güzel, zaten aralama yapabilmiş bir insanın onu kullanma gibi bir düşüncesi olmayacağı için insanlarla paylaşacağını sanmıyorum, çünkü bazı şeyler doğru olsa da bilmememiz bizim iyiliğimiz içindir. Bilmemiz gerekseydi bilirdik. Zaten göreceğiz bazı şeyleri fazlasıyla düşünmek bir kısırdöngüye götürür insanı, çünkü "Akıl aşkın yanında çamura batmış merkeptir" (MEVLANA)

    Her gününüzün öncekinden aydınlık olması dileğiyle

 

Benzer konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
0 Yanıt
20151 Gösterim
Son İleti 16 Mayıs 2007, 21:09
Gönderen: Shalamar
2 Yanıt
90144 Gösterim
Son İleti 27 Mayıs 2007, 20:14
Gönderen: Shalamar
0 Yanıt
49014 Gösterim
Son İleti 16 Haziran 2008, 00:36
Gönderen: Shalamar
0 Yanıt
44365 Gösterim
Son İleti 17 Ağustos 2008, 21:27
Gönderen: Shalamar
0 Yanıt
7119 Gösterim
Son İleti 18 Ağustos 2008, 00:55
Gönderen: Shalamar
2 Yanıt
7685 Gösterim
Son İleti 03 Eylül 2008, 16:45
Gönderen: ormanbaba
2 Yanıt
5669 Gösterim
Son İleti 15 Kasım 2008, 00:52
Gönderen: Shalamar

usa online pharmacy