Gönderen Konu: Çevre: Derin Uyku  (Okunma sayısı 71809 defa)

Çevrimdışı sercaan

  • 1.nesil
  • *
  • İleti: 12
Çevre: Derin Uyku
« : 20 Şubat 2007, 22:33 »
Bilimsel ve yaşanan gerçek ortada:Kimse takmıyor ama Son 20 yılımız..! Gezegenin önündeki en büyük tehdit olarak küresel ısınmayı gören ve her Allah’ın günü  bundan bahseden bir avuç insanı duyan yok.. Duymasanız da olur. Duysanız da olur.. Bu konuda biraz araştırıp etrafınıza baktığınızda bir çok bilim adamının dünyanın 15 yıl ömrü kaldığını belirtiyorlar ve ekliyorlar: "yapacak bir şey yok. Dünya ömrünü tamamladı. Biz sadece bunu 20 yıldan en fazla 50 yıla çıkarabiliriz." 6 ay önce raporlar yayınlandı tüm dünyaya... Raporlardan birincisi. Dünya bankası eski baş ekonomisti Sir Nicholas Stern’in imzasını taşıyor. Britanya Maliye Bakanlığı’nın talebe üzerine İngiliz hükümetine sunulan, bir yılda hazırlanmış 700 küsur sayfalık bu kallavi ve yer yer tüyler ürpertici raporda özetle şunlar söylenir:10 yıl gibi süre içerinde küresel ısınmaya bağlı olarak:Sellerden 100 milyondan fazla insan yerinden yurdundan olacak ; kuraklık ve çölleşme yüzünden yaklaşık 100 milyon "iklim mültecisi" dört bir yana savrulacak; eriyen buzullar yüzünden 1 milyardan fazla insan aç ve susuz kalacak; sıcaklığın artmasından yaban hayatı ağır darbe alacak ve canlı türlerin yüzde 40’ın dan fazlası yok olacak; ve bütün bunların sonucunda,dünya ekonomisi %20 oranında küçülebilecek, insanlığın iki dünya savaşı ya da 1929-30 buhranı esnasında gördüğü ve yaşadığı sefalet ortaya çıkabilecek. Zaten canlı türlerin %40’ının yok olmasının doğal sonucunu varın siz hesaplayın.(Doğada her şey birbirine bağlı yaşar dengesini unutmadan tabii) Stern raporu birçok bakımdan önemli: Dünya bilim camiası son derece yürekli ve sorumlu bir tavırla epeydir bu konuda sayısız kesin kanıt ortaya koymuş. Hatta iklim bilimcilerin en saygını sayılabilecek NASA Goddard Enstitüsü  iklim değişikliği konusunda "böyle gelmiş böyle gider" senaryosuna bağlı kalır, derhal tüm tedbirleri almaya başlamazsak, iklimin bir daha geri döndürülemez şekilde çığrından çıkacağını, en fazla 10 yılımız kaldığını net bir dille dünyaya bu yılın başında ilan etmişlerdi..
...
 Peki ne yapmalıyız..?
Okuyup, araştıralım etrafımıza bir daha bakalım !!

 Hala derin uykudayız..
 - Evet
   her şey şimdi başlıyor...
Issız bir yolda umutlarımla ilerliyorum.Bekliyorum bekleniyorum."Bu yolculuk bitsin" "yeter" diyorum...

Çevrimdışı B.I.R

  • ...
  • *
  • İleti: 87
Ynt: Çevre: Derin Uyku
« Yanıtla #1 : 21 Şubat 2007, 01:13 »
  Aslına bakarsak dünya insanları olarak pek fazla gelişim gösteremedik. Hala 'Bana dokunmayan yılan bin yaşasın' felsefesiyle hareket ediyoruz!!
  Doğa'yı yağmalıyoruz. Kaynaklara tecavüz ediyoruz. Ekosistemi kendi çıkarlarımız için sömürüyoruz. Bu yaptıklarımıza birileri 'DUR' dediğinde ise onu radikal olarak suçluyoruz!!
  Bunların hepsini bencilliğimizden, egomuzdan yapıyoruz. Çünkü kurduğumuz yaşam sistemini başka şekilde devam ettirmemiz imkansız!!
  Her sene kağıt için milyonlarca dönüm ağaç kesmek zorundayız, yoksa nasıl tripleks villa, yeni mobilya sahibi oluruz!!
  Dünya'mızı koruyan ozonu delmek zorundayız, yoksa saç spreyimiz olmadan saçımız dağılır, yaşayamayız!!
   Nehirlerimizi, göllerimizi, denizlerimizi, her gün daha çok, geri dönüşü olmayan bir şekilde kirletmek zorundayız yoksa endüstrimiz nasıl gelişebilir!!
   En yoksul, en cahil, en az farkında olan, 3.Dünya ülkelerinin, insanlık ailesi üyelerini sömürmek zorundayız, yoksa nasıl lüks içinde yaşayabiliriz!!
   Ve tüm bu yaptıklarımızı inkar etmek zorundayız, yoksa kendimizle nasıl baş başa kalabilir, vicdanımızın sesini susturabiliriz!!
   Yüreğimizde 'SADE yaşa ki, diğerler SADECE yaşayabilsin'sözüne yer yok!!
   Tüm bunların tersini söyleyip yapanlar ise ***** olmalı!! Biz sahip olduklarımıza kavuşmak için ne kadar da çok çalıştık!! Tabii ki lüks içinde yaşamak hakkımız!!
   Bu yaşamı sürdürebilmek için, insan kardeşlerimizin hiç tanımadığımız/tanıdığımız üyeleri acı çekiyor olsa da hatta bizim kendi çocuklarımız bu açgözlülüğümüzün bedelini ödeyecek olsa da ne gam!!
   Biz başardık ya, onlardan bize ne!! Bu böyle gelmiş ,böyle gider!! Dünya'yı biz mi kurtaracağız yani!!

   Bir Kızılderili sözü vardır 'Biz Dünya'yı Atalarımızdan miras almadık, çocuklarımızdan ödünç aldık' diye. Ama bilmiyoruz ki 'O ÇOCUKLAR DA  BİZİZ!!'.
   
   ÖZÜR DİLERİZ DÜNYA!! ÖZÜR DİLERİZ ÇOCUKLAR!!
SEVGİMİZ TÜM EVRENİN ÜSTÜNE....
IŞIK VE SEVGİYLE...

Çevrimdışı crysalid

  • DMT
  • *
  • İleti: 218
    • Doğanın Melek Tozları
Ynt: Çevre: Derin Uyku
« Yanıtla #2 : 17 Mayıs 2007, 12:17 »
  Duyarlılığı artırmak adına faydalı bilgilerin olduğuna inandığım bir site :


  http://cevrekoruma.sitemynet.com/cevre/id1.htm


   Özellikle " Dünyayı Tehdit Eden Küresel Isınmaya Karşı Siz Ne Yapabilirsiniz ? "  başlığı altında verilmiş olan haberdeki bilgiler uygulanabilirliği arttırıldığı takdirde bize ve dünyamıza neler katabilir bir düşünelim !
   " Televizyonları bekleme konumunda bırakmamak " tan, " kurşunsuz benzin kullanmaya " kadar günlük hayatımızda kolayca uygulayabileceğimiz daha bir çok yöntem var, unutmayalım ! Bugün ortaya çıkan sonuç ve yapılan araştırmalar gösteriyor ki yaklaşan felaket sadece devletlerin sergilediği tutumlardan değil, bizzat, tek tek biz bireylerin vurdumduymaz hareket edişinden, bu tutumda hala ısrarlı davranışından ve sercaan kardeşimin de vurguladığı gibi  bağıran o bir avuç insanı, araştırmacıları, bilimadamlarını duymayışından ve belki de duymazdan gelişinden, kimbilir belki duymak istemeyişinden kaynaklanıyor !

  Daha pek çok konuda vurgular yapan, bilgiler veren bu sitenin bilgisayarlarınızdaki "Sık Kullanılanlar" da yerini alması tek temennimdir !

Ama elbette  ' "tek başına" okumak '  yetmeyecektir.
http://doganin.melektozlari.com

Sevginin sonsuz renkleri vardır

Çevrimdışı spring

  • 1.nesil
  • *
  • İleti: 7
Ynt: Çevre: Derin Uyku
« Yanıtla #3 : 12 Eylül 2007, 12:33 »
"Küresel ısınma nedir" ve "Biz ne yapabiliriz "için  bilgiler veren sitelerin bazılarını da ben eklemek isterim. Sadece okumanın yeterli olmadığı ve uygulamaya da geçilmesi elzem olan bu duruma kulaklarımızı tıkayıp gözlerimizi yummayalım istiyorum. Çünkü şimdiden tarım ürünlerinde ( ayçiçek yağı, buğday unu  ve  ekmek gibi) fiyat artışı olarak karşımıza çıkan bu durum aslında kuraklık ve sel gibi olağanüstü hava koşullarının tarımsal üretimi olumsuz yönde etkilemesinden kaynaklanıyor. Yapılan araştırmalar ve yayınlanan raporlara göre, tarımsal ürünlerin fiyatlarında kısa vadede düşüş beklenmiyor. Bu da herkesi korkutuyor.

Gıda üreticileri kuraklık ve sel gibi olumsuz hava koşulları yüzünden olumsuz etkilenen tarımsal ürünlerde kısa dönemde fiyatlarda düşüş beklemezken, stokun azalması ve talebin artmasıyla birlikte fiyatların daha da artacağını öngörüyor.

http://www.kuresel-isinma.org/
http://www.globalwarner.org/kuresel
http://www.kureselisinma.org/
http://www.wwf.org.tr/fileadmin/media/wwfsu.html



 

Benzer konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
0 Yanıt
3097 Gösterim
Son İleti 29 Kasım 2007, 14:17
Gönderen: Sirius
2 Yanıt
78142 Gösterim
Son İleti 02 Mart 2010, 10:48
Gönderen: ormanbaba

usa online pharmacy