İlhan İrem Forumları

İlhan İrem => Hayat Öpücüğü => Konuyu başlatan: Oikos - 07 Ocak 2007, 03:35

Başlık: Yedinci Şarkı : "Alaca Tüylü Kuş"
Gönderen: Oikos - 07 Ocak 2007, 03:35
Yedinci Ölüm:

Aydınlanma... Yedinci Ölüm'de bilinçlilik Kişilikten çekilmiş, Kişisellikle bir ve bütün olmuştur. Kişi Dünyadaki misafirliğini sürdürüyor bile olsa, artık Cennetteki Baba'nın Yüzü'nü görüyordur. Bu nedenle aydınlanmış bir kişi diğerlerinden farklıdır. Mükemmel bir aydınlanma, yaşayan bir ölümdür.

Salt duyumsal şeyleri arzulayan ve fiziksel yaşama gururla bağlı olan kişiler, yaşayan ölüm deyimini, insanların başına gelebilecek en korkunç kader anlamında kullanırlar. Ancak yaşayan ölüm, ruhun madde planından özgür olmasıdır; duyuların bilinçliliği arasında 'Kalıcı Olan'ın bilinçliliğidir veya Dünyada yaşarken Cennetin farkındalığına sahip olmaktır. Aydınlanmış kişi, bedenli olarak özgürleşmesini sağlayan yaşayan ölümü sevgiyle kucaklar; çünkü ölüm Sınırlılık Kanunu'nu iptal eder; ruhun potansiyelini serbest bırakır; görmeyene görüş, iktidarsıza ise güç verir. Yaşamımız boyunca umutsuzca istediklerimizi ölümde idrak ederiz; çünkü ölüm yaşam, yaşam ölüm demektir.

Daha geniş bir bilinçlilik için rahim bir mezardır, mezar ise bir rahim.. Gelişme sürecindeki ruh, arkasından yas tutan arkadaşlarıyla vedalaşır; tüm cesaretini toplar; kendini bekleyen büyük testleri ve acıları bilerek yaşama adımını atar. Yaşama başlarken ilk yaptığı şey nefesi içine çekmektir; ikinci yaptığı ise, bu nefesle birlikte acı bir çığlık salıvermek olur. Çünkü çok zor bir dönemin önünde olduğunu ve tek amacının, yaşamı kendisi için katlanılabilir kılmak olduğunu bilir.

Mezara girdiğinde ise, bilinçliliğin genişlediği bir yaşama açılan bir kapıdan geçer. İşte ölüm bu geçişi simgeler. Kişi arzuların objelerine öldüğü zaman özgürlüğünü kazanır ve insanlar arasında bir ölü olarak yaşar. Ruhun bedenin bağlarından kurtulması demek olan bu ölümü yaşarken, Sınırlılık Kanununu aşar. Ölü olduğu için özgürdür ve et/kemik içine gömülmüş olanlar arasında gücünü hissederek dolaşır. Diğerleri ondan süzülen Işığı görünce, öldüğünü anlarlar; çünkü Işık, beden örtüsünü geçip parlayamaz. Bilinçlilik bedende enkarne olduğu sürece, Işık o bilinçliliğe nüfuz edemez. Eğer bedenden ayrılmış olan bilinçlilik hala bedene hükmediyorsa, Işık bu bedenden geçerek madde dünyasına yansır ve insanları aydınlatır. (Şatlup ?)

Şunu daima hatırlayın ve üzerinde düşünün: Aydınlanmış kişi, insanlara hizmet edebilmek için hala bedenini kullanmaya devam eden bir ölüdür.

Dion Fortune (Kozmik Doktrin)

--------------------------------------------------------------

Yukarıdaki satırlar, Hermesçilik akımının öncülerinden olan Dion Fortune'e ait. Kozmik doktrin isimli kitabın 26. bölümünde yer alan "Yedi Ölüm Kanunu"nun yedinci bölümü...

Genelde mistik bir felsefeyi yansıtan yazar tam bu bölümde "HAYAT" özlü düşünceyi gündeme taşımış. Kullandığı metaforlar çok açık ve anlaşılır. Özellikle "Cennetteki Baba", "Işık beden örtüsünü geçip parlayamaz" ve ölüm, yaşam , ruh, özgürlük arasındaki kurduğu bağlar ilginç...

Öncelikle bu veya buna benzer akımlara ait biri değilim. "Göklerdeki Baba" ile benzeş yönleri o kadar fazla ki, anlatıyı buraya eklemekte bir sakınca görmedim... Ayrıca şarkının albümde Yedinci parça olması oldukça anlamlı geldi.

Hayat ve Can sizinle olsun

F.Kenan Çakır

Başlık: Ynt: Yedinci Şarkı : "Alaca Tüylü Kuş"
Gönderen: Shalamar - 07 Ocak 2007, 03:51
"Göklerdeki Babamıza" notu, albüm kapağında "Alaca Tüylü Kuş" başlığının yanında parantez içinde yazmaktadır. Şiirin altında ise buraya dair bir not var: "Kayhan Atbiner"

Bu çerçevede "Göklerdeki Baba" kavramı tekrar değerlendirilebilir sanırım.

Doktrinin "Yedi Ölüm Kanunu" bölümü en fazla etkilendiğim, düzeltiyorum bugünkü bilinç düzeyimle en anlayabildiğim bölümdü. Birinci bölümden başlandığında yirmi altıya ulaşmak zihni oldukça zorluyor. Yedi Ölüm Kanunu'nun yedincisi dışında diğer altısını da okumak için: http://www.hermetics.org/kozmik26.html

Işık ve Sevgiyle...
Başlık: Ynt: Yedinci Şarkı : "Alaca Tüylü Kuş"
Gönderen: historian - 07 Ocak 2007, 07:42
Sadece tahminlerimi yansıtmak istiyorum. Bu şarkı bence Hansu Ablanın bir akrabasının hatırası için yazılmış ve o bağlamda içine anlamlar yüklenmiştir. Bu konu ile ilgili bilenlerin bilgilendirmesini diliyorum.

Işık ve sevgiyle
usa online pharmacy