İlhan İrem Forumları

İlhan İrem => Hayat Öpücüğü => Konuyu başlatan: Damn - 04 Temmuz 2006, 14:42

Başlık: Alemlere İşaretim ?
Gönderen: Damn - 04 Temmuz 2006, 14:42

İlhan İrem'in mükemmel (sözel) yorumlarına ne oldu ?

Okuyabildiklerim sadece aşağıdaki linkte:

http://www.iirem.com/alem/ (http://www.iirem.com/alem/)


Damn

Başlık: Ynt: Alemlere İşaretim ?
Gönderen: Damn - 05 Temmuz 2006, 10:30

Çok teşekkürler...

Yanlız İlhan İrem'in bu ısrarlı Kemalizm vurgusu, yaydığı mübarek ışığın bir frenimidir ?

"Ya dışındasındır çemberin ya da içinde..."

Sevgiler,

Damn
Başlık: Ynt: Alemlere İşaretim ?
Gönderen: Shalamar - 05 Temmuz 2006, 16:16
Çemberin yarıçapının darlığı, görüş ile doğru orantılı olduğundan...
İçinde kalırlar çemberin...
Belki de bundan dolayıdır ki, bu vurgu, freni değil, nurudur...

Önce hak etmek gerek...
Işık ve Sevgiyle...
Başlık: Ynt: Alemlere İşaretim ?
Gönderen: Damn - 05 Temmuz 2006, 16:59

Değerli Shalamar,

Son derece sembolik bir dil kullandığın için mesajın konusunda emin değilim...

İlhan İrem'in Kemalizm çelişkisinin, bilakis onun Nur'u mu olduğunu söylemek istiyorsun ?

Eğer öyle ise, bu, benim gibi, 40 yaşının 20 yılını entellektüel kaygılarla geçirmiş bir kişinin bile anlayamayacağı "kavrayışlar üstü" bir konsept midir ?

Ayrıca böylesi kinayeli bir uslup kullanmanın nedeni nedir ?

İlhan İrem'in uzun ve yerinde bir sessizlik sürecinden sonraki duruşunu çok önemsediğim ve bu duruşun Kemalizm'de dahil herhangi bir izm'le yan yana durabileceğini düşünmediğim için yorumlarınızı merak ettim.

Kimin neyi hak edip etmediği ise, tarihin bir yargısıdır, nacizane bizlerin değil...

Damn

Başlık: Ynt: Alemlere İşaretim ?
Gönderen: Shalamar - 05 Temmuz 2006, 20:12
Sevgili Damn,
Aslında kinayeli olduğunu düşünmemiştim yazdıklarımın ama elimden geldiğince açmaya çalışayım;

"Ya dışındasındır çemberin ya da içinde..."
dediğinizde, ya "Kemalist olursunuz ya da mübarek ışık yayarsınız" demek istediğinizi algılıyorum? İlhan İrem'in görüşlerinin, tüm bunları kapsayacak kadar geniş olduğunu belirttim.

Kemalizm çelişkisi olduğunu İlhan İrem'in hangi söyleminden çıkarabildiğinizi ise anlayamadım?

Kendisine yöneltilen bir soru üzerine henüz geçen ay dile getirdiği şu sözünü hatırlatmak isterim:
"Bütün köktendinci, şeriatçı yobazlıklara karşı olan, antiemperyalist, Kemalist, Laik Cumhuriyetçiyim. Ve, hayatın, sonsuz sevgi deryalarının, kainatın mucizelerine yayılan, gerçek bir Hak Aşığı'yım."

Bir çelişkiye mahal vermeyecek şekilde konu hakkındaki düşüncesini ortaya koymuştu. Ama hatırladığım kadarıyla, İrem'in bu konuda fikir beyan etmesini hoş karşılamamıştınız. Bense bu görüşünüze dair düşüncemi yazmıştım.

Yine bir forum içerisinde bir mesajınızda "din dışı zamandan, din içi zaman geçmek" gibi bir cümleniz olmuştu. Açıkçası bu iki düşünce/zamandan başka düşünce/zaman olamaz gibi yaklaştığınızı düşünmeye itti yazdıklarınız.

"Önce hak etmek gerek..." satırı ise yine kesinlikle kişisel veya kinayeli değildir.

Açıkçası kendimi yazdıklarıma veremiyor ve belki de düşüncelerimi yeterince aktaramıyorum şu an. Ancak ilk fırsatta daha interaktif şekilde konuşabiliriz.

Işık ve Sevgiyle...
Başlık: Ynt: Alemlere İşaretim ?
Gönderen: Damn - 05 Temmuz 2006, 20:33

"Bütün köktendinci, şeriatçı yobazlıklara karşı olan, antiemperyalist, Kemalist, Laik Cumhuriyetçiyim. Ve, hayatın, sonsuz sevgi deryalarının, kainatın mucizelerine yayılan, gerçek bir Hak Aşığı'yım."

Ben tamda bunu kastetmiştim, nasıl mümkün olabiliyor ? Amacım kaba bir eleştiri değil, okuduklarımı bir türlü anlayamamak...

Bir yandan başka bir alemden bu dünyaya konuk geldiğini söylemek ve diğer yandan tarihin bir dönemindeki bölünmede kesin bir saf tutmak ?

Bakınız, dinler, öncelikle insanlık için bir sorun olduğuna işaret eder ve arketipik kökeni olan bir yaşam biçimini topluma önerir...

Kemalizm'de bir sorun olduğu iddiasıyla iktidara geldi ve toplumun hiyerarşik örgütlenmesi de dahil olmak üzere Batı'nın tüm kurumlarını sahiplenmeyi önerdi..

Ama, tasavvuf, nitelik olarak bambaşkadır, mutlak olarak dünyevi olanın dışındadır, reel dünyanın içinde kozmik bir ikinci dünya örer kendine... Bir bakıma paralel evrenlerde kurulan bir yaşamdır, hiçliğin ortasında sessizlikle herşeye ulaşır... Müjdeyi önce kendisine, sonra yeniden doğana verir...

Daha önce de yazmıştım bu çelişkiyi haklısınız http://www.melektozlari.com/mt/index.php?topic=170.msg444#msg444 (http://www.melektozlari.com/mt/index.php?topic=170.msg444#msg444)

Selamlar,

Damn
Başlık: Ynt: Alemlere İşaretim ?
Gönderen: Shalamar - 05 Temmuz 2006, 21:07
Sevgili Damn,
Tasavvufa bakış açılarımız yakın olmakla birlikte Kemalist düşünceye yaklaşımımız farklılık gösteriyor sanırım.

"reel dünyanın içinde kozmik bir ikinci dünya örer kendine" demişsiniz.
Nasıl bir reel dünya olmalı ki, içinizde öreceğiniz dünyada özgürce yaşayabilin? Şeriatçı yobaz bir yönetim şeklini mi tercih ederdiniz -ki Hallac-ı Mansur'u asıp yakmışlardır? Tasavvuf felsefesine -kanımca- tamamen zıt maddeci Sosyalizm?
Hangizm?
Başlık: Ynt: Alemlere İşaretim ?
Gönderen: amastrist - 05 Temmuz 2006, 23:25
İlginç bir tartışma.Başını mı kaçırdım,sonunu mu bilmem.Neden gerek gördünüz buna anlamadım.40 yaşımın 25 yılını varoluşa kafa yorarak geçiren ben derim ki, sürekli kara deliklerden geçemezsin.Bir yükselirsin,bir dibe vurursun.Netice de insansın.İrem 'de nihayetinde algıları son derece açık bir adem oğlu.Ama yakında bu sitede kanat takıp uçuracaksınız onu.17 yaşında ekrana çıktığı günden beri hayatımın bir parçası oldu.Ama hiçbir zaman bir adım önümde olmadı.Birlikte geliştik.Aynı paralelde ilerledik.Aynı ulvi duyguları taşıdığımıza göre ben Atatürk'çü olduğumu söyeyemezmiyim?Of,imla kurallarına uyacağım diye yazacağımı da unutuyorum.Bu sitenin bu yönü yeterince kastı beni zaten.Neyse,sevgiyle kalın.
Başlık: Ynt: Alemlere İşaretim ?
Gönderen: Damn - 06 Temmuz 2006, 00:31


Nasıl bir reel dünya olmalı ki, içinizde öreceğiniz dünyada özgürce yaşayabilsin?

Kozasından hiç çıkmayan bir tırtılı düşünün lütfen...

"Nasıl bir reel dünya olmalı ki ?" erenlerin sorusu değildir, o artık reel dünyanın bir parçası falan değildir, doğanın evrimiyle denk olan tarih çevrimleri onun gündeminin dışındadır, tıpkı Cennet'ten kovulmadan önce Hz. Adem ve Havva gibi, artık o da Tanrı'sıyla birlikte yaşadığı ebedi bahçede bulunmaktadır...

Cehennemden kurtulup Cennet'e yükselenler, hala dünyevi formaları giymemelidirler...


Başlık: Ynt: Alemlere İşaretim ?
Gönderen: Shalamar - 06 Temmuz 2006, 07:36
Ve o kozanın bir fırında olduğunu...
İpek böyle elde edilir, kozanın içindeki tırtıl kavrulur...

Halen bedenini kullanan bir ölünün, dünya gerçeklere sırtını dönmesini bekleyemezsiniz... Nefes alınan bu özel vatanın, gelecekte tomurcuklanacak binlerce tomurcuğun fırında kavrulmadan kelebekleşip kozasından çıkmasını dilemek Size yanlış geliyorsa o noktada ayrılıyoruz.



Başlık: Ynt: Alemlere İşaretim ?
Gönderen: Damn - 06 Temmuz 2006, 10:13

Ama yakında bu sitede kanat takıp uçuracaksınız onu.

Uçması zor gözüküyor, bir ayağı gökte, diğer ayağı yerde olanlar uçamazlar maalesef...

Yankı için teşekkürler, sizde sevgi ile kalın...

Damn
Başlık: Ynt: Alemlere İşaretim ?
Gönderen: efsun_i - 06 Temmuz 2006, 10:44
"Dünyaya geldiğim toprağa, göklere saygı.
Bütün insani değerler yitip gidiyor.
Evrensel bilince ulaşmak, onları korumaya engel değil.
Vatan sevgisi, anne sevgisi benim için kutsal kalacak.
Bize mucizeler armağan etmiş şehitler...

Düşüncelerim hangi boyutlara uçarsa uçsun, soluklandığı coğrafyaya ihanet edenler safından değilim.
Şarkının seksen Eylül'ü ile ilgili ironik yapısı yanıltıcı olabilir.
Dediğiniz ve başka anlamlarda da göndermeler var ;
"Gözlerin mavi mavi, uzakta bir hedef gibi"

"Seni Seviyorum" (2001) albümündeki "Dua", aynı duyguları yaşatıyor.

"Yarimi azad edin ana
Belki de bu son sözüm sana
Bağrındaki yarayı ne olur sil ana
Sıla sıla uzaklarda...""

30 Yıl! Bir Kelebek Ömrü...
Röportaj:Naim Dilmener - Mayıs-2004

Cevapsız sorular yok aslında "Aşikar Bir Gizem" :)
Başlık: Ynt: Alemlere İşaretim ?
Gönderen: Damn - 06 Temmuz 2006, 11:12

Arkadaşlar,

Bu kadar mesaja rağmen hala aynı dili konuşamamak son derece üzücü...

Aydınlanma akınlarını "devletin bekası" adına sürekli baskı altında tutmuş bir doğu ülkesinin kültürel sınırlarına çarpıyorum herhalde.

Ben Kemalizm'i, Vatan Sevgisini falan tartışmıyorum, yazdıklarımı okursanız, değerli İlhan İrem'in açık bir çelişkisini gördüğümü söylüyorum...

Sizin bahsettikleriniz bambaşka konular, siz tüm peygamberlerin evrensel mesajına dikkat edin önce: Hepsinin ortak söylemi şudur: Allah'ın birliği gibi, ırk, dil, dinden bağımsız tek bir dünya devleti.. Günümüz dünyasının en karmaşık sorunlarından birisi de "Ulus Kabuğu" dur.

Ama ne yazık ki  "Tüm ölü kuşakların geleneği, yaşayanların beyinlerine bütün ağırlığı ile çöker..." F. Engels

Dostlukla,

Damn
Başlık: Ynt: Alemlere İşaretim ?
Gönderen: amastrist - 07 Temmuz 2006, 00:13
:)))Doğrudur ....Tek dil.Tek din.Tek vatan.Zaten bu sitede bulunanlar bunların hayalini kuranlar.Fakat bu bir hayaldir.Bir gün gerçekleşir mi.Belki.Ama sanırım bu konu için doğru zamanı seçmemişsin Damn.Şu dönemde kimsenin teslimiyetçi bir ruh halinde olabileceğini sanmıyorum ve birtakım değerlerden vazgeçeceğini.Hatta İrem'in bile.Çünkü o da bu topraklarda.Peygamberlerden bahsetmişsin de,şunu düşünmeden edemedim.Niçin o kadar savaş?Bu varoluşta,ak ile kara,gece ile gündüz,iyi ile kötü varsa bir takım değerler mutlaka olacaktır.Şu dönemde tek dünya devletini kurabilecek en büyük gücü düşündüğümüzde,ve bu gücün başındaki zırdeliyi düşündüğümüzde,ölü kuşakların geleneğini olanca ağırlığı ile üzerimde taşıyabileceğimi düşünüyorum.Hem de seve seve
Başlık: Ynt: Alemlere İşaretim ?
Gönderen: Sha_XIX - 07 Temmuz 2006, 09:43
Şu noktaya dek bu yazışmayı keyifle izlemekteyim. Bir önceki yazısını olduğu gibi, sevgili amastrist'in bu son yazısını da onayladığımı, ifade ettiği yaklaşımı paylaştığımı beyan etmek istedim...

Bunun yanında, sevgili Shalamar'ın Işıkdost'un felsefesine ve son albümüne ve yarattığı halet-i ruhiyesine dair tespit, yaklaşım, hissediş ve görüşlerine katıldığımı da açıklamak isterim...

Sevgili Damn, algı boyutunda Işıkdost ve felsefesi hakkında kolaycı ve bildik kelime anlamları ile hareket edilen tasvirlerin, kişileri anlamsız, mesnetsiz ve çelişkili içsel keşiflere sürükleyebileceğini düşündüğümü belirtmek gereği duyuyorum...

Herkes için;
Işık ve Sevgiyle...
Başlık: Ynt: Alemlere İşaretim ?
Gönderen: Damn - 07 Temmuz 2006, 18:37

Şu dönemde kimsenin teslimiyetçi bir ruh halinde olabileceğini sanmıyorum ve birtakım değerlerden vazgeçeceğini.Hatta İrem'in bile. Çünkü o da bu topraklarda.

Üstadım,

Yine dikkatli okumamışsınız yazdıklarımı... Bakınız ben şunu demek istiyorum, günün birinde yeryüzü “aşkın yüzü” olabilecekse eğer, bu, ulusalcı doktrinlerin putu olan bayraklar, sınırlar, küçücük bir ada için gırtlaklaşmalar, dinsel bölünmeler ile olmayacak... İnsanlığın 10.000 yıl öncesinde bilinç altına bastırdığı, atalarının toplum biçimi ile mümkün olabilir bu, yani evrensel bir Komün ile ...

Niçin bu kadar savaş sorusunun cevabını bu Forumdaki “Unutulan Geçmiş” başlıklı yazımda vermiştim, savaşlar ilk medeniyetler ile başladı ve maalesef, bu yanlış kurulmuş olan uygarlık biçimi ortadan kalkmadığı sürece de sürecek.

İsteyen istediğini söyleyebilir, ama şu yakıcı bir gerçektir: dünya yekparedir, insanlık ise dünya çapında bölünmüş durumdadır, işte dünyanın en büyük çelişki ise buradadır, bu çelişki ya çözülecektir ya da insanlık hazin sonunu yaşayacak, yani insan türü ekolojik bir felaketle yok olacaktır.

Aranızda ekonomi kökenli birileri var mı bilmiyorum, içinde bulunduğumuz yeni çağın bazı teknolojik olanakları, planlı bir dünya ekonomisini daha şimdiden mümkün hale getirmiş durumdadır, aynı anda milyarlarca işlem yapabilen bilgisayar teknolojilerini ve bizleri burada veya dünyanın herhangi bir yerinden buluşturan global ağ teknolojisini (İnterneti) düşünün, ve hemen ardından 17. yy’daki posta arabalarını veya telgrafı getirin gözünüzün önüne, o halde tek bir bütünleşik dünya projesine “hayal” diyen siz değil, bilmem kaç kuşak öncesi atalarınız olabilir ancak...

Ama dünya birliğinin yolunu Kemalizm v.b doktrinler gösteremez, onlar ancak insanlığın yekpareleşmesi yolunda bir dönem sınırlara sahip olunması gibi tarihsel bir zorunluluğunun sonucudur, bu tıpkı, hücrenin gelişimi için bir hücre zarına ihtiyaç duyması gibi bir şeydir, ama artık hücre (yani uluslar) gelişimini tamamlamış durumdadır, artık yekpare bedenin organı haline gelmiştir.

Sizlerin ve belki de İlhan İrem’in göremediği budur işte: dünyayı Cehennem’e çeviren, aklı akıl dışı hale getiren, tüm manevi değerleri eriten, doğayı geri dönülemez bir şekilde imha eden, silahlanma yarışıyla insanlığı yok oluşun eşiğine sürükleyen fundamentalistler değil, global piyasa ekonomisi ve insanlığın bu bölünmüşlüğüdür...

Işık, ışık ama gölgesi olmayan ışık lütfen !

Damn
Başlık: Gölgesi olmayan Işık
Gönderen: Shalamar - 07 Temmuz 2006, 19:38
Dünyanın, "Ben görüyorum ama sizin gibi akılsızlar göremiyor" düşüncelerini bezenmiş kişilerin düşünceleri ile BİR olacağına inanmıyorum.

BİR olmayı diliyoruz ama bu şekilde aşağılamalarla değil. Önce İÇinizle BİR olunuz...

Düşünceleriniz güzel olmakla birlikte fundamentalist yaklaşımın bu forumdan uzak olmasını diliyor, tarzınızda ölçülü olmanızı öneriyorum...

Önünüze perde çekip Işığın gölgesinde kalmayın lütfen!

Başlık: Ynt: Alemlere İşaretim ?
Gönderen: Damn - 07 Temmuz 2006, 22:13

Sevgili Damn, algı boyutunda Işıkdost ve felsefesi hakkında kolaycı ve bildik kelime anlamları ile hareket edilen tasvirlerin, kişileri anlamsız, mesnetsiz ve çelişkili içsel keşiflere sürükleyebileceğini düşündüğümü belirtmek gereği duyuyorum...

Tam olarak anlayamadım ? Daha açık belirtirmisiniz lütfen ?

Slm,

Damn
Başlık: Ynt: Alemlere İşaretim ?
Gönderen: Sha_XIX - 08 Temmuz 2006, 00:28
Sevgili Damn, bir önceki yazınızı okuduktan sonra, sanırım bir şeyler ifade etmemin hiçbir anlamı olmayacaktır. Sevgili Shalamar ile olan diyaloğunuz, gerçekleşemeyeceğine inandığım uyumumuz için makul bir örnek teşkil etmiştir...

Söylemde ortak dili kullanmaktan öte, Işıkdost'un son albümü konusunda, düşünsel ve algısal hatta belki öngörüsel olarak bile örtüşen yorumlara sahip olmadığımız kanaatindeyim...

Yukarıda açıkça ifade etmeye çalıştığım menfi tespitime rağmen, sorunuza yanıt olması bakımından şu kişisel açıklamayı yapmak isterim :

Işıkdost'un şarkı sözlerinde kullandığı kelimeleri, yalın ve bildik manalarıyla değil; O'nun mistik felsefesine ait -geçmişten bugüne- olgunlaştıkça yükselen bir tarihsel süreçte sunduğu, tılsımı "Işık ve Sevgi" olan imgesel bir mucizenin literatüründe anlamlar kazanan sihirli sözcükler olarak algılamak gerektiğine inanıyorum. Işıkdost, şarkılarında öylesine hususi bir ifade yolu seçmiştir ki; Yükseliş, Don Kişot, Aşk Kapıları, Kuklacı Amca, Dua, Heyemola, Gece Perisi, Gülen Elma-Ağlayan Nar, Alemlere İşaretim, Hu, Taş Devri, Babil Kulesi, Düğünevi Penceresi, Ateşböceği, Ali-Veli-Maria, Şartlı Refleks, Yeraltından Fısıltılar, Gece Uçurumları, Hallaç, Güneş Tutulması, Kafadan Kontak, Yolgeçen Hanı, Gül Kokulu Çeyiz Sandığı, Alaca Tüylü Kuş, Krizalit Kristalin ve Şalamar gibi şarkılarını dinleyenler, şarkı sözlerine anlam kazandırmak için, yalnızca TDK sözlüğüne, ansiklopedilere, felsefi - dini - tarihi kitaplara, efsane ve mitlere bakmakla yetinirler ise, asıl olan anlam ve anlatım bütünlüğünden uzak, ilintisiz ve çelişkili, banal ve kolay yanıtlara ulaşırlar. Halbuki, Işıkdost’un şarkıları dinlenirken, sözlerde geçen anlatımlara dair ulaşılan ve hissedilen duyusal ve görsel donelerin, İÇsel Ayna’lardan yansıtılıp Ruhani Işığa tutulması, gönlün koridorlarında imbikten geçirilip yürekte sevgiyle özümsenmesi ve en sonunda “Işık ve Sevgi” felsefesinin tarihsel sürecinde kıymetlendirilmesi gerektir...

Kişisel tespit ve  ifadelerimden hasıl yanıtım ve açıklamam bu şekildedir sevgili Damn. Müspet yönde anlaşılabilmeyi dilerim...
Işıkla, Murat...
Başlık: Ynt: Alemlere İşaretim ?
Gönderen: amastrist - 09 Temmuz 2006, 23:08
Sevgili Damn.Ben ekonomistimve hatta şimdi psikoloji dalında yüksek lisans yapmaya hazırlanıyorum.Bir olmanın ne demek olduğunu çokiyi biliyorum,ama şunu unutma,önce herkes içinde birdir.İçinde bir olmadan,dünyayı bir yapmanın olanağı yoktur.Senin anlatmak istediğini hepimizin anladığını düşünüyorum aslında.Fakat lisanındaki hafif alaycı tutumun tepki doğuruyor galiba.Burada hiçbirimizin kapasitesini ya da algısını sınayamayız.Eğer sınarsak bir olmaktan uzaklaşırız.Niçin o kadar savaş dedim.İnsanoğlu var olduğu sürece bu savaşlar olacaktır,toplu tüfekli ya da düşünsel bazda.Bunun en güzel örneğini burada veriyoruz işte.Hem de bu sitede.Bu da çok doğaldır ve olmalıdır.Hiç bir düşünce körü körüne kabul edilemez.Ne benimki,ne seninki,ne de İrem'inki...sevgiyle kalın
Başlık: Ynt: Alemlere İşaretim ?
Gönderen: Damn - 10 Temmuz 2006, 09:54

Fakat lisanındaki hafif alaycı tutumun tepki doğuruyor galiba. Burada hiçbirimizin kapasitesini ya da algısını sınayamayız.

Değerli üstadım,

Böyle düşünmenize üzüldüğümü söylemeliyim, İlhan İrem'i ve sevecenleri fazlasıyla önemsediğim için buradayım, sadece bir çelişki gördüm ve bunu paylaşıp, düşüncelerinizi öğrenmek istedim. Ancak benimle tartışan arkadaşlar bu konuda somut bir şey söylemek yerine üsluba falan takıldılar, ben biçimi çok fazla önemsemem, üslubumda bir sorun olduğunu düşünmüyorum, ama öyle algılıyor olabilirsiniz, sorun varsa gidermekten de kaçınmam. Kusura bakmayın lütfen.

Bakınız, benim arkadaş çevremin şöyle bir tutumu vardır, tartışırız, en sert şekilde tartışırız, ama kalkanlarımızı çıkarmayız hemen, samimiyizdir, eninde sonunda bu tartışmadan bir beklentimiz vardır: verim bekleriz...

Yankı için teşekkürler, sizde sevgiyle kalın.

Damn
Başlık: Ynt: Alemlere İşaretim ?
Gönderen: Damn - 11 Temmuz 2006, 11:23

Okudum, İlhan İrem'i daha yakından tanıma fırsatı sağladığınız için en bolundan teşekkürler...

İlhan İrem:

"Bindokuzyüzelli’lerden beri, karşı devrim sürecinde, her türden dini oy hesapları, seksen sonrası tarikatlarıyla fışkıran Atatürk düşmanlıkları, İkinci Cumhuriyet masalları, erken öten horozlar misali, küreselleşme, ABD ve AB adına, dışı yaldızlı bir batılılaşma özentisiyle, çağdaş dünyanın diğer yüzündeki emperyalist karanlıkları göremeyen sözde entelektüeller..."

Oldukça iyi bir betimleme olmakla birlikte insanlığın sancısı yerel değil, evrensel bence...

Bakınız, 2000 yılında ziyaret ettiğim Kahire'de bile, onların uzak geçmişlerindeki o gizemli toplumun (kadim Mısır'ın) izlerini ararken, aksine evrensel çürümenin derin izlerini gördüm...

150 yıl önce bir kehanet vardı, bunu hatırlatmak istemiştim:

"...Burjuvazi, dünya pazarını sömürmekle, her ülkenin üretimine ve tüketimine kozmopolit bir nitelik verdi. Gericileri derin kedere boğarak, sanayiin ayakları altından üzerinde durmakta olduğu ulusal temeli çekip aldı..."

"...Burjuvazi, bütün üretim araçlarındaki hızlı iyileşme ile, son derece kolaylaşmış haberleşme araçları ile, bütün ulusları, hatta en barbar olanları bile, uygarlığın içine çekiyor. Ucuz meta fiyatları, bütün Çin setlerini yerlebir ettiği, barbarların inatçı yabancı düşmanlığını teslim olmaya zorladığı ağır toplar oluyor.

Bütün ulusları, yoketme tehdidiyle, burjuva üretim biçimini benimsemeye zorluyor; onları uygarlık dediği şeyi benimsemeye, yani bizzat burjuva olmaya zorluyor. Tek sözcükle, kendi hayalindekine benzer bir dünya yaratıyor.
..."

Karl Marx- Manifesto-1872


usa online pharmacy