İlhan İrem Forumları

İlhan İrem => Hayat Öpücüğü => Konuyu başlatan: Bezgin - 07 Haziran 2006, 17:33

Başlık: Şalamar Atatürk mü?
Gönderen: Bezgin - 07 Haziran 2006, 17:33
Çok yakında...
Başlık: Ynt: Şalamar Atatürk mü?
Gönderen: Bezgin - 07 Haziran 2006, 20:24
http://www.yasamdersleri.com/yazi.asp?id=3034

Yazı biraz önce yayına girdi. Görüşlerinizi bekliyorum.
Başlık: Ynt: Şalamar Atatürk mü?
Gönderen: Shalamar - 07 Haziran 2006, 22:12
...ve "Dokundular fırladın yataklardan!"

Sonunda sabırla beklediğim gün geldi!
Neydi beklediğim? (Ben neydim?)
Uyanış......

Paylaşımın için sonsuz teşekkürler...

Yazına dair küçük bir düzeltme:
"Kuyularda yüzümüzü gördük, saçlarımızı taradık"
Buradaki "t" harfi fazla olmuş...

Dolayısıyla şuradaki de: "kuyularda yüzünü gördü, saçlarını taradı"

Bakalım Sevecenlerden ne yorumlar gelecek?

Not: Yazının altındaki linki doğrudan bu konuya verebilirsen, ilerleyen tarihlerde ulaşmak daha kolay olacaktır: http://www.melektozlari.com/mt/index.php?topic=165
Başlık: Ynt: Şalamar Atatürk mü?
Gönderen: Oikos - 08 Haziran 2006, 13:25
Şalamar da Atatürk var.Ama başka boyutta ,

Şalamar :

ŞAhika ve MARifet dir.Bu iki kelimeyi birlikte ararsanız karşınıza çıkacak görüntü "FG" dir.
Şahikası cahillik , marifetiyse bölücülük ve Atatürk düşmanlığıdır.

Nur'a karşı Işığın savaşıdır bu.İrem çifti hayatlarının her safhasında karşılarına çıkan bu karanlığı betimlemişler.Gönül dostluğu yerine zahiri görüntüleri Türk insanının önüne koyarak ve onlarca okul açarak bu karanlık düşüncelerini genç insanlara empoze etmeye çalışmalarının karşı haykırışıdır "Şalamar"

"Onların" yeni dünyasına karşı çıkıştır.Devrimlerin elden gitmesine üzülmedir.Yüzleri Peçelenmiş ,ruhları zehirlenmiş insanlara haykırıştır. Türbana karşı Saçları arayıştır.Ensiz boyuttan baktıkları odalardan ışık ve sevgiyi tersine çevirmek arzularına dur deyiştir.Kaçtığı ülkeden hala büyücülük yapabilmesine ve  insanların hala onun etki alanına girmesine şaşırmadır.


Sevgiyle Kalın
Oikos
Başlık: Ynt: Şalamar Atatürk mü?
Gönderen: Sha_XIX - 08 Haziran 2006, 14:01
Bence degil :)

Bahsedilen yaziyi okudum. Her ne kadar anlatilan yada aciklanan ana fikri benimseyememis olsam da, Isikdost'un her sarkisinin her bir dimagda ve gonulde farkli algilarla resmedilebilecegini biliyorum. Bu nedenle, fikir sahibi arkadasi, yureginde Salamar'in resmini cizebildigi icin tebrik ediyorum. Cunku hepimiz biliyoruz ki, Salamar'da anlatilanlarin tespitlerini dogru yapabilmek ve bu bulgulardan hareketle, sarkinin algisini tam olarak yapabilmek hakikaten cok zor...

Salamar'i soze doken kelimeler, bir cok kisi icin anlam butunlugu olusturmasi olanaksiz dolgu malzemesi olarak gorulebilir. Hatta benzeri bir durum son albumde, sevgili Hansu'nun sesinden dinledigimiz "Sekiz Bulut Daginin Prensesi" isimli parcada da hasil olmakta...

Ancak herseye karsin, Isikdost'un mistik parcalarinin sirrinin, her bir sevecen yurek icin ayri ayri nakislanmis elisi eserler oldugu kanisindayim. Herkes farkli algilarken anlamlari, aslinda ayni hazzi yasayacak her bir sevecen yurek, kendisine armagan edilen sirri cozmenin ve kendi tekamulunu yasamanin tadina doyulmaz hazzini. "Ayni noktalardan geciyoruz binlerce kere, -her birimiz- farkli yuksekliklerde..."

" Her sevecen bir tansik, her yurek bir mucize ! "

Isik ve Sevgiyle; Sevginin Kozmik Gucuyle...
Başlık: Ynt: Şalamar Atatürk mü? Iremologist diyor ki...
Gönderen: Oikos - 08 Haziran 2006, 17:13
Iremologist kısaca diyor ki...Beyhude yazdın ey gafil!

Doğru söylüyor ... bende bundan sonra bu forumda yemek tarifi yapmaya karar verdim.Çünkü ne yazsam iremologist'in klişesi cuk oturacak.Zaten copy paste yaptım.Hele birisi bir fikir üretmeye görsün aynen yapıştıracagım klişeyi.Algı paradokslarında gezinmeye ne gerek var değil mi? Hele hele paradigmal olaylar yok yok benden uzak dursun kardeşim.En iyisi Forum u kapatmak aslında , Nasıl olsa , ne yazsak nafile , her gönülde farklı olani nasıl tarif edebiliriz ki? Aman Tanrım "Algı" yı ateşte unuttum.

Soyulmuş patatesleri sakın yıkamayın , kızgın yağda patlıyormuş.
En iyi tabak tencere kapağıdır , ek yıkama zahmeti yoktur.
Kıymalı bamya yaparken , evde makarna olup olmadığını kontrol edin.

sevgiyle kalın (tüm makarna dostları adına)
Oikos
Başlık: Ynt: Şalamar Atatürk mü?
Gönderen: Sha_XIX - 08 Haziran 2006, 17:48
Yazim size degildi sevgili Oikos...

Yahoogrouptaki yazimi kopyala-yapistir yaptigim ve sizin burada (forumdaki) son yazinizin altina ekledigim icin, saniyorum yaziniza yanit verdigim fikrine kapildiniz. Dikkatsizligimle boyle bir yanlis anlasilmaya sebebiyet verdigim icin ozur dilerim...

Uzucu bir hata acikcasi. Suphesiz daha dikkatli olmam mumkundu. Son yazdiklariniz icin fazla bir sey soylemeye gerek yok. Cunku size yazdigimi dusundugunuz yazim yuzunden boyle sevimsiz sozler iceren bir yanit vermenize neden oldugumu biliyorum. Tekrar ozur dilerim...

Isikla...
Başlık: Ynt: Şalamar Atatürk mü?
Gönderen: Shalamar - 08 Haziran 2006, 18:19
Derim ki,
Öncelikle forumda bulunan arkadaşlarımızla aynı yürek birlikteliğinde, yüzümüzü aynı yöne çevirmiş, belki de farklı yollardan yürüdüğümüzün bilinciyle yazalım. Aman ha hakaret düzeyine varacak şekilde hitap etmeyelim. Öyle ki haftasonunda yaşanan olaylar yaşanmasın... O zaman da Sevgili hicri_k'nın kasıtlı olmayan bir şekilde yazdığını ama sonucunda tatsızlıkların yaşandığını biliyorum...

Bir masanın başında oturmuş, kahvelerimizi yudumlarken, fonda İrem'in sesinin olduğu bir ortamda konuştuğumuzu varsayarak, yazdıklarımızı pek çok insanın yıllar boyunca okuyacağını bilerek yazalım -ki o zaman güzelliklere çok daha emin ve hızlı adımlarla yürüyebiliriz...

Başlık: Ynt: Şalamar Atatürk mü?Sevgili Iremologist
Gönderen: Oikos - 08 Haziran 2006, 19:43
Özürünü kabul etmiyorum , zira kabul edecek veya affedecek kadar yükseldiğimi zannetmiyorum.
Her daim , her dem , Gönül dostu olduğumuzu bilmeni istiyor ve asıl ben özür diliyorum...

Ama şu var ki : Olay bir hata değil , bir yanlış mantık silsilesi ...
Basitçe sorum şu ...Beni bırakın .Peki ya Bezgin? onun emeği ne olacak, onun emeğine de haksızlık yapmış olmuyormuyuz.O da benim gibi fikrini icra etmekten başka bir günahı olmayan bir ışık yolcusu değil mi?

ŞU MANTIKTAN TOPLUCA VAZGEÇELİM :

Her nesne , her fikir üstüne SİBERNETİK yorum yapmak mümkündür.
Öyleyse ... "BEN KATILMIYORUM" dedikten sonra yapmamız gereken , neden ve niçinleri sıralamaktır.
Elbette "neden ve niçin" ler havada asılı paradokslar olmamalıdır." oooo bu fikirler yoruma açık" ," zaten herkes farklı algılar" gibi...

Beni anlayacağını umuyor ... tekrar özür diliyorum.

Sevgiyle Kal
Oikos

Başlık: Ynt: Şalamar Atatürk mü?
Gönderen: Bezgin - 08 Haziran 2006, 22:19
Sanırım bu noktada bir açıklama yapıp üstteki tartışmanın bitmesini dilemeliyim. Sevgili İremologist'in yazdığı mesajda beni rahatsız eden hiçbir unsur yoktur. Kendisi fikrime katılmamış ama bu tür çıkarsamaların güzel olduğunu dile getirmiş ve bunu yaparken de seçilebilecek en ince kelimeleri seçmiştir. Kendisine teşekkür ediyorum.

Sevgili Oikos'un da ilk mesajında belirttiği noktaları zihnime aldım çoktan. Zira bu konudabeni (elbetteki bazı sınırları geçmeden) dilediğiniz kadar/gibi eleştirebilirsiniz dostlar. Henüz yalnızca bir basamak olan Şalamar, Atatürk mü? fikimin merdivenleşmesi sizlerin sayesinde olacaktır zira

Sevgili Şalamar'ın da ilk mesajının ilk cümleleri beni gülümsetti, sanırım haklısın Şalamar, ben o sabah gerçektende fırlamıştım yataktan:)

Başlık: Ynt: Şalamar Atatürk mü?
Gönderen: ISIK YOLCUSU - 08 Haziran 2006, 23:20
Sevgili Bezgin'in yazısını bir kaç defa okudum ve üzerinde biraz düşündüm.Kendi yüreğimin sonsuz notalarında şalamarın kapılarını araladım ama farklı pencerelerden baktığımızı anlamam uzun sürmedi.Mustafa Kemal Atatürk olduğu görüşünde değilim


''Yanıtlar şarkılarda, “Seni Seviyorum”un kapağında uçuşuyor...

Zaman yitirmeksizin sözcük anlamlarıyla...

Ve sorular sormaksızın Şalamar’ın ruhuna girmeli sevecenler.

Böylesi olağanüstü paylaşımın ve varlığınızın anlamından öte hangi sırları açıklayabilirsiniz?

 

Kainatların giderek kararan bu mavi gezegeninden

          sonsuzluğa ışıklı bir dönüşüm dalgalandırma tutkusuyla,

                        ilahi alemlerin mucizevi güzelliklerini anlatıyorum.

 

Herkes bilmesi gerektiği kadarını bilir.''

İİREM





Başlık: Ynt: Şalamar Atatürk mü?
Gönderen: Sha_XIX - 09 Haziran 2006, 10:05
Sevgili Bezgin, mesajimi (yazimi) dogru anladiginizi gormek cok keyif verici; gercekten de anlatmak ve vurgulamak istediklerim, aynen sizin cevabi yazinizda bahsettiginiz sekildeydi. Bunun yaninda, verdiginiz pozitif enerji icin de yurek dolusu tesekkurler...
Başlık: Genel Hatırlatma
Gönderen: MT3 - 09 Haziran 2006, 11:33

Lütfen mesajlarınızın içeriklerinde, bireysel saldırı teşkil eden ifadeler bulundurmayınız.
Gerektiğinde "Kişisel Mesajlaşma" sistemini kullanınız.

Işık ve sevgiyle...
Melek Tozları
Başlık: Ynt: Şalamar Atatürk mü?
Gönderen: Oikos - 09 Haziran 2006, 12:33
Sevgili Murat ,

Yazıların Tekamülü olduğu yönündeki görüşlerine aynen katılıyorum (inan hiç bir farklı amaç gütmüyorum)
Bu yazımın sana karşı veya adavetli hele AROGAN olduğunu düşünmeni gerçekten istemiyorum.Aslında yazılarımda da böyle amaçlar gütmemiştim her ne kadar sen öyle algılamış bile olsan.

Hayattan hepimizin alacağı dersler vardır.Bu kavga negatif enerjilerle yüklüymüş gözükse de aslında öyle değil.
Öfke tanrının bize hediye ettiği duyularımızdan biridir ve bazen öfkelenmek yükselmek için gereklidir.

Sevgiyle Kal

Başlık: Ynt: Şalamar Atatürk mü?
Gönderen: Bezgin - 09 Haziran 2006, 16:56

Ve sorular sormaksızın Şalamar’ın ruhuna girmeli sevecenler.


Sevgili ışıkyolcusu, bu cümlede bugün de o yıllardakine benzer bir şekilde ülkenin içine düştüğü bataktan kurtulmak için o ruha tekrar bir dönüşün gerekliliği vurgulanıyor olabilir mi?. Bu budur demiyorum ama bu tip bir yorum da akıllara gelmiyor değil.
Başlık: Ynt: Şalamar Atatürk mü?
Gönderen: ISIK YOLCUSU - 09 Haziran 2006, 18:09
Sonsuzluk yalnızca görebildiklerimizi gösterir bize...

Ruhumuz ne kadar yükselebilecekse, ne kadar uçabileceksek ötelere,

kainat o görkemde kanatlar verir.

Yeniden doğuş sancıları çektiğimizde “Basubadelmevt” yaşarken gerçekleşir...

Ölmeden ipeksi kozamızı yırtıp yeniden doğarız!

Algılarımız, bize tutulan aynaların yansımasıdır ruhumuzda.

Heyecanlı soluğumuzla buharlaşan camın ardında bambaşka görüntüler...

 

Yanıtlar şarkılarda, “Seni Seviyorum”un kapağında uçuşuyor...

Zaman yitirmeksizin sözcük anlamlarıyla...

Ve sorular sormaksızın Şalamar’ın ruhuna girmeli sevecenler.

Böylesi olağanüstü paylaşımın ve varlığınızın anlamından öte hangi sırları açıklayabilirsiniz?
İİREM


Albüm kapağına baktığımızda farklı renklerde kelebeklerin yükseliş(!)ini görürüz.Hayatımız da iki ''BEN'' mevcut,biri dünyasal yanımız diğeri ruhun özü ! Yani:asıl kişinin değişik durumları "değişik durumlarda sen"

Bana,beni anlatmaktan öte !

Seni Seviyorum

Anlasana!

Işık ve Sevgiyle...

Başlık: Ynt: Şalamar Atatürk mü?
Gönderen: Sha_XIX - 09 Haziran 2006, 19:41
Isik Yolcusu'nunki guzel bir ifade kanimca...
Benzeri bir dusuncedeyim; hatta yeri gelmisken ifade edeyim:
SALAMAR bence İlhan İrem'in ta kendisidir...
Lakin Isikdost'un degil !
Başlık: Ynt: Şalamar Atatürk mü?
Gönderen: hayaletdansi - 09 Haziran 2006, 22:22
Sözlerini de birebir yakıştıramamakla birlikte , albümünün tamamına da bakıyorum ve albümde var olan bütünlüğe _ en azından bende çağrıştırdıkları için _ uymadığı düşüncesiyle Şalamarın Atatürk olmadığı görüşündeyim.
Başlık: Ynt: Şalamar Atatürk mü?
Gönderen: ergin - 11 Haziran 2006, 12:24
İlhan İrem'in Cumhuriyetçi söylemleri gözönüne alınırsa şalamarın Atatürk olması ihtimali bana, rüya perisi, kozmik ötesi gibi alternatiflerden daha mantıklı geldi.. Hatta bu şarkıyı bu gözle dinlemeye başladım artık..
Başlık: Ynt: Şalamar Atatürk mü?
Gönderen: Shalamar - 11 Haziran 2006, 14:12
İlhan İrem, daha önce (bana göre) bir şarkısında Mustafa Kemal Atatürk'ten bahsetmişti:
"Gözlerin mavi mavi; uzakta bir hedef gibi
Gözlerim gözlerinde; göklerde güneş gibi
Uzaklarda içiçeyiz iki deli ateş gibi"

Bu aşamada, Şalamar'ı Atatürk olarak değerlendirmeniz ve bu düşünceyle dinlemeniz bende saygı uyandırır.

Diğer yandan, İremler'in şarkılarında anlatılmak istenenlere dair anlam arayışına girmeniz de benim için ayrı bir mutluluk...

Işık ve Sevgiyle...
Başlık: Ynt: Şalamar Atatürk mü?
Gönderen: ISIK YOLCUSU - 11 Haziran 2006, 15:02
''Ne yana kanatlansam o yana uçuyordu ŞALAMAR

Buna net bir yanıt vermek çok güç ama benim aklıma ilk gelen bu kanatlanmanın Kurtuluş'un başlangıcı olan kongreler dönemindeki seyahatler olduğu fikridir.'' Bezgin


Sevgili Bezgin şalamar Atatürk ise bu cümle biraz net olmamış seninde belirttiğin gibi.Cümleyi dikkatle okuduğumuz da bu bana çok mantıklı gelmedi.


''ŞALAMAR, firardasın tersine
Yine de eteklerin geçmiyor başına

Malum, o yıllarda hem Avrupa, hem İstanbul hükümeti hem de Anadolu halkı Türkiye'nin içine girdiği ateşten çemberden sağ salim kurtulamayacağı yönünde bir fikre sahipti, Atatürk bunun tersini düşünüp Anadolu'ya bir anlamda firar etti ve İstiklal mücadelesini başlattı.''
Bezgin



Burada da şunu belirtmek istiyorum.''Şalamar firardasın TERSİNE!'' burada bir kaçış yada gidiş yoktur bana göre tam tersi bir geliştir.


Hayatımız da iki ''BEN'' mevcut,biri dünyasal yanımız diğeri ruhun özü !
Bana,beni anlatmaktan öte !



Dün'den geçemeyen yanımızın gelişi ama hala etekleri başına geçmemiş şekilde...

Işık ve Sevgiyle







Başlık: Ynt: Şalamar Atatürk mü?
Gönderen: ISIK YOLCUSU - 19 Haziran 2006, 14:37
Döngüzel bir yaşam !
Renklerin sonsuz güzelliğinde
Sessiz(sessizliğin sesinde)
Başlık: Atatürk'ten Son Mektup
Gönderen: cnizamoglu - 24 Haziran 2006, 01:28
....................
Beni seviyorsanız eğer ve anlıyorsanız;
Laboratuvarlar da sabahlayın,kahvelerde değil
Bilim ağartsın saçlarınızı..Kitaplar..
Ancak böyle aydınlanır o sonsuz karanlıklar
Mustafa Kemal'i anlamak ağlamak değil...



Atatürk'ün son mektubundan bir bölüm
Başlık: Ynt: Atatürk'ten Son Mektup
Gönderen: Shalamar - 24 Haziran 2006, 04:34
Yanlış anlama olmaması için bir ekleme:
Söz konusu alıntı, geçtiğimiz senelerde kaleme alınmış "Atatürk'ün Son Mektubu" isimli bir şiirdendir.

....................
Beni seviyorsanız eğer ve anlıyorsanız;
Laboratuvarlar da sabahlayın,kahvelerde değil
Bilim ağartsın saçlarınızı..Kitaplar..
Ancak böyle aydınlanır o sonsuz karanlıklar
Mustafa Kemal'i anlamak ağlamak değil...


Atatürk'ün son mektubundan bir bölüm
Başlık: Ynt: Şalamar Atatürk mü?
Gönderen: ISIK YOLCUSU - 27 Şubat 2008, 16:59
3 yıl önceydi, gördüğüm bir rüyanın etkisi ile sevgili yürek dostumla konuşma ihtiyacı duymuştum bu konuyu ona açtım ve uzun uzun şalamar hakkında, hissiyatı vb. bir çok şeyi konuştuk. O zaman kimse ile şimdilik paylaşılmamak üzere İç'imizdekileri muhafaza edecektik. Üzerinden yaklaşık 3 yıl geçti ve artık bazı kişisel düşüncelerimin ortaya çıkmasına karar verdim. Burada yazacaklarım bir diyaloğun yazı metnine dönüştürülmesi ile ortaya çıkmıştır. Kah bir yerinde benim düşüncelerim kah bir yerinde sevgili dostumun düşünceleri mevcut. Bazen benim üslubum ağır basar bazen onun yüreğinin... Ama bir gerçek vardır ki burada yazacaklarım benim düşüncelerimdir. Aynı yazıyı dostum yazsa idi onun düşünceleri olacaktı. Paylaşım bu olsa gerek. Her neyse fazla söü uzatmadan yazımı sizlere güzel yüreklere sunmak istiyorum. Burada yazdıklarım doğru olabileceği kadar yanlışta olabilir...




                                                           

İçimizde ikinci bir kişi var. Asıl biz ve ikinci biz. Şalamar ise asıl olmayan, dünyasal olanı. Şarkıda iki kişi var o nedenle şarkı iki kişilik bir şarkı. ‘’/’’ işaretleri de ayırma noktaları. Ayrıca asıl kişiler albüm kapağında da var. Asıl kişinin değişik durumları ‘’değişik durumlarda sen’’
Şimdi parçayı açmaya gelirsek.

Tırnaklarım ipeği çizdi / beyaz
Parmaklarımın arasından akıyordu
Dansı sürüyordu büyücülerin/titrek
Ne yana kanatlansam
O yana uçuyordu ŞALAMAR

Öncelikle ‘’/’’ işaretleri olan yere kadar ayıralım.

Tırnaklarım ipeği çizdi
Parmaklarımın arasından akıyordu
Dansı sürüyordu büyücülerin

‘’beyaz’’ ve ‘’titrek’’ kelimeleri dışarıda kalıyor burada.

İpek: Kozanın duvarı, parmakların arasından akıyordu: parçalıyordum onu. ‘’Dansı sürüyordu büyücülerin’’ Dans? Büyücü?

İnsanlar: büyücüler

Dans: yapılan maskaralıklar, yoldan çıkarmak adına yapılan oyunlar.

Ne yana kanatlansam o yana uçuyordu: ne yaparsam yapayım peşimden ayrılmıyorlardı. Çünkü bendeydiler, benleydiler. Dünyasal yanımdaydılar. Dönersek başa ‘’beyaz’’ ve ‘’titrek’’

Beyaz: kozanın duvarındaki renk, ipeğin rengi. O görünmeyen asiliğimizin rengi ve öteki dünyanın rengi. Beyaz her zaman iyiliğin rengidir, iyi ve güzel olanın. Saflık ve temizlik. Kozayı yırtarak yeni bir sayfanın açılması.

Titrek: yürek atışı misali, canlı, heyecanlı. Büyücüler titrek bir şeyden korkmaktalar.
Bu iki kelime diğer kelimelerle tamamen ayrı.  Bu ikisini bir arada düşünmek ve değerlendirmek gerekli.

Beyaz ve titrek: saf, temiz, bembeyaz bir yaşam. Güçlü bir heyecanla başlıyor, küt küt atan bir yürekle.

Saklandığı gecede gizli ayaz
Saçlarının arasından esiyordu
Zehir sızıyordu yalnızlığından / soğuk
Ne yana kanatlansam
O yana uçuyordu ŞALAMAR

Yine burada da ‘’ayaz’’ ve ‘’soğuk’’ kelimeleri dışarıda kalıyor.

Saklandığı gecede gizli
Saçlarının arasından esiyordu
Zehir sızıyordu yalnızlığından
Ne yana kanatlansam
O yana uçuyordu ŞALAMAR

Saklandığı gecede gizli: dünyasallığı karanlıkta görmekte, saklanan bir halde. Artık onun asi kişiliğinden / ruhundan korkusundan saklanan. Ara sıra saçlarında dalgalanan rüzgâr gibi ya da tamamen aklından/içinden uzakta kalmış ve sadece bir rüzgâr gibi olabilecek bir düşünce o. İkinci kişilik yani dünyasal yanı artık kafasından uzakta. En çok ta bir rüzgâr esmesiyle saçlarının arasından geçecek kadar yakın aklına. Daha fazlası olmaz.

Zehir sızıyordu yalnızlığından
Ne yana kanatlansam
O yana uçuyordu

Artık öylesine yalnız ki ve öylesine güçsüz, öylesine hastaki dünyasal kişilik, yalnızlığından! Tüm kötü yanları, tüm pis yanları ortalarda. Artık hiçbir umudu kalmadığını anladı ve gerçek yüzü göründü. Kötü yüzü, zehirli dipleri.
Geride kalan iki kelime ‘’soğuk’’ ve ‘’ayaz’’
İlk olarak ‘’ayaz’’ kelimesi.  Öteki kişiliğim ayaz ve soğuk yani asi kişiliğim o kişiliğim kozadan çıktı ve yeni bir sayfa açtı. Lakin gittiği yer soğuk ölüm gibi. Soğuk ve ayaz, ölmeden ölmek bu. Artık dünyasal her şeye soğuksun ve gittiğim yer ise ayaz.

ŞALAMAR... ŞALAMAR... Firardasın tersine
Yinede eteklerin geçmiyor başına ŞALAMAR

Tersine firar?

Firar kaçıştır eğer tersi olursa geliştir. Geliş ama ayrılmayış, ayrılamayış. Terk edemeyiş inadına. İnadına hala diyor, hala ısrarla dünyasal olmak niyetindesin. Hala ısrarla kaçıyorsun asi kişiliğinden. Oysa kaçamıyorsun fakat ne iştir ki bir türlü eteklerin başına geçmiyor. Oysa çok da doğru yapmıyorsun.

Etekleri başına geçmek: rezil olmak, utanılacak bir şey yapmak, utanmak. Etekleri başına geçmediğine göre, utanılacak, ayıp olan bir şey yapıyorsun ama hala şanslısın ki kimse senin böyle yaptığını bilmiyor. Dolayısı ile senin için bir sorun yok. Kısaca şöyle: tersine firardasın yani bile bile dünyasal olan yanlışlardasın oysa doğrusunu yapabilirsin, bunu da biliyorsun ve kaçıyorsun bu gerçekten. Şu an için şanlısın ki senin bu yanını bu hatanı bilen başkaları yok, benden başkası bilmiyor, bilemezde çünkü sen benden ki başka bir kişisin. Ve benden firar ettiğini sansan da içimdesin kaçamazsın. Kozadan çıkış olmalıysa olacaktır. Şimdilik kaçmış gibi görünsen de aslında büyük hatadasın.

Şalamar Pencerelerine resim yapıştırmış cüceler
Dünya diye seyrettiğin odanda
Dokundular fırladın yataklardan  

Pencere: hayat, yaşanan yıllar, anlar, durumlar. Hayatın yaşanılan anlarıdır pencere.

Resim: gerçek olmayan, yapma.

Pencerende resimler var gerçekleri göremiyorsun. Cüceler resim yapıştırmış durumda. Dünya diye seyrediyorsun hayatı. Ama gerçeklikten uzak çünkü yapay. Gerçek resimlerin arkasında gizli.


Dokundular fırladın yataklardan
"Basubadelmevt"

Dokunan ise kendi ruhumuz, yüreğimiz. Uyurken yataklarda dokundu. Dokunan asıl kişiliğimizdir. Ruhumuza malum olan üstün bilinç, yükseliş! Dokundular, uyandık ve yükseldik. Olup biten dokundular, fırladık yataklardan yani birileri bir şey gösterdi anlattı biz uyandık. Çünkü krizalit ömrümüzü olgunlaştırdık ve kozadan fırladık. Yırtarak kozayı kanat açtık ötelere ve yükselerek. Aynı noktalardan geçtik geçiyoruz farklı yükseklikte. Her gün her an daha da yüksekten geçiyoruz. Basubadelmevt ise kozayı yırtmaktır. Hayattayken yeniden doğmaktır. Asıl ruhumuzla kavuşmak dünyasal ruhumuzu terk ederek yükselmektir. Ruhumuz yükselir yeniden doğduğumuzda onun kanatları vardır tıpkı resimdeki gibi ve resimde olup biten Şalamar’a aittir. Ona dairdir, bu Şalamar’ı terk ederek yeniden doğuşunun resmidir. Bütün bir döngüdür bu sevgi devri alemi. Sevginin hayat döngüsüdür.

Tersine akıttın nehirleri çığlık çığlığa

Nehirler yatağında akar doğrusu budur tersine akarsa yatağından çıkar ya da yerçekimi, fiziksel etmenler vs. itiraz eder bu terse akışa. Kavga ederler ortalık karışır yani çığlık çığlığa derken kendi içindeki kavgadan söz ediyor, içindeki fırtınadan gürültüden, iki kişiliğin kavgasından


Kuyularda yüzümüzü gördük
Saçlarımızı aradık Gitar sololar...

Kuyularda yüzümüzü gördük. Kuyu: derin ve karanlık, bir yer bir olgu. Olmadık yerlerde aradık benliğimizi, asıl ruhumuzu. Ve istemeye istemeye, sırf öyle istediğimiz için inandık ona. O kuyularda gördüğümüz kendimize. Kendimizi yüzümüzü gördüğümüzü sandık ama saçlarımızı arayınca yoktular. Burada gitar soloları müzik için söylüyor bu arada gitar devreye girsin diye, gitarın oradaki durumu isyanı anlatıyor. Yapılan yanlışa isyan!
 

ISIK YOLCUSU
Sefa Köylü

Not: Gerekliydi sevgili yürek dostum artık gerekliydi
Başlık: Ynt: Şalamar Atatürk mü?
Gönderen: crysalid - 27 Şubat 2008, 19:12
   Sefacım, çok güzel bir pencereden hayat bulmuş yüreğinizdeki hissedişler !  Şimdiye kadar gördüğüm, duyduğum en mantıklı, en çelişkisiz Şalamar yorumu ! Yüreklerinize sağlık !!

  Benim bakış açımı ise uzun bir zaman önce özetlemiş aslında sevgili Sha_XIX, yine bu konu başlığı altında !

  ' Ancak herşeye karşın, Işık Dost' un mistik parçalarının sırrının, her bir sevecen yürek için ayrı ayrı nakışlanmış elişi eserler olduğu kanısındayım. Herkes farklı algılarken anlamları, aslında aynı hazzı yaşayacak her bir sevecen yürek, kendisine armağan edilen sırrı çözmenin ve kendi tekamülünü yaşamanın tadına doyulmaz hazzını. "Aynı noktalardan geçiyoruz binlerce kere, -her birimiz- farklı yüksekliklerde..."  ' 

 Gün gelecek biz (herhangi bir eser için) bu eserde şu anlatılmış tüm sevecenler hemfikiriz diyeceğiz,
bir ses :  " Siz oradaki anlamlardan sadece birini görnüşsünüz diyecek "  tebessüm ederek.

  Ya da o anlamları her sevecen yürek farklı algılarken, o ses çıkıp yine diyecek ki :
  " Ben aslında bu eseri şunun için yaptım " . Tahminlerin hepsini yanlış çıkartırcasına !..

   Krizalit Kristalin yüreğinizde olsun...
Başlık: Ynt: Şalamar Atatürk mü?
Gönderen: ISIK YOLCUSU - 29 Şubat 2008, 12:43
Sevgili crysalid, düşüncelerinin aksini iddaa etmem mümkün değil. Aksine düşüncelerin benimsediğim düşüncelerdir. Her yürekte farklı filizlenir sonsuzluk notaları ve büyür serpilir ışıklı bahçelerde... Yine sevgili Sha_XIX'ın görüşlerini de sonuna kadar destekliyorum.

Belki yollar farklıdır ama son noktamız aynıdır. Buluşuyoruz... Dudaklardan dökülen tek kelime ''Işık ve Sevgiyle''

Aynı noktadayız, sözcüklerinde gizli buluşmamız  ;)


Işık ve Sevgiyle...
ISIK YOLCUSU
usa online pharmacy